ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türkler


Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türkler

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türkler Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türkler Samsun’dan Artvin’e uzanan ve güneyde Gümüşhane-Bayburt’u içine alan saha tarih öncesi dönemden itibaren ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 14:02   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türkler

Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türkler

Samsun’dan Artvin’e uzanan ve güneyde Gümüşhane-Bayburt’u içine alan saha tarih öncesi dönemden itibaren insanoğlunun yerleşim alanları içerisinde yer almaktadır. Arkeolojik buluntulardan Artvin ve Rize dışındaki merkezlerde tarih öncesi döneme ait önemli veriler elde edilmiştir. Tarih dönemlerine ait buluntulara göre ise bölgenin tamamındaki yerleşim birimlerinin sayısında artış olduğu gibi kırsal alanın da yerleşime açıldığı görülmektedir.

Tarihî kayıtlarda Doğu Karadeniz bölgesindeki varlığı sabit olan ve ismi bilinen ilk topluluk Gaşkalardır. Hititlerin çağdaşı olan bu topluluk M. Ö. VIII. yüzyıl başlarında bölgeden çekilmiştir. Gaşkaları takip eden dönemde bahse konu olan saha M.Ö. VIII. yüzyıldan itibaren Türkistan menşeli iki topluluk olan Kimmer ve İskitlerin hakimiyetine girmiştir.

İskitlerin sıkıştırması ile Gürcistan’dan Doğu Anadolu’ya oradan da İç Anadolu’ya gelen Kimmerler M.Ö. 695 civarında Frig devletini yıkarak bölgede bozkır-göçebe geleneklerini devam ettiren bir devlet kurmuşlardı. Bu sırada bir kısım Kimmer boyları da kuzeye çıkarak Karadeniz bölgesine yayılmaya başlamış Karadeniz Ereğlisinden Trabzon’a kadar olan sahayı yaklaşık bir asır boyunca hakimiyeti altında bulundurmuştur. M.Ö. 585’ten itibaren İskit baskısı sebebi yeniden göç eden Kimmerler Karadeniz’in kuzeyine çıkarak bölgeyi terk etmişlerdir. Kimmerleri takiben Anadolu’ya giren İskitler ise M.Ö. 665’ten itibaren Kür nehrinin sağ yakasına yerleşmeye başlamışlardır. M.Ö. 401 civarında bölgedeki İskit hakimiyet sahası Çoruh boylarına ulaşmış bu zaman zarfı içerisinde Sinop’tan Trabzon’a kadar olan sahil şeridi de bazı İskit boylarının eline geçmiştir. Diğer taraftan M.Ö. 336 yılına ait Gürcü kayıtlarından Makedonyalı İskender’in orduları Çoruh boylarına ulaştığında Hazar denizinden bu bölgeye kadar olan sahada Kıpçak Türklerinin bulunduğu görülmektedir.


İlkçağda Doğu Karadeniz bölgesine yerleşen bu Türk ve Türklere akraba topluluklar daha sonra aynı coğrafyaya yerleşen unsurlar içerisinde eriyip gitmişlerdir. M.Ö. VII. yüzyılın sonlarından itibaren bölgede Yunan kolonileri kurulmaya başlanmış sonra Büyük İskender ve O’nun ölümünden sonra da İran kökenli Mihridates hanedanı Sinop’tan Trabzon’a kadar olan kısmı elinde tutmuştur. Mihridates hanedanının ortadan kalkmasından sonra ise Roma ve XI. yüzyılın son çeyreğine kadar da Bizans İmparatorluğu bölgeye hakim olmuştur.

Doğu Karadeniz bölgesine yerleşen ikinci Türk unsuru bölge Bizans hakimiyetinde iken Çoruh boylarına yerleştirilen Bulgarlardır. VI. yüzyılın başlarında Bizans İmparatorluğunu Balkanlarda uzun süre meşgul eden Bulgarlar kontrol altına alındıktan sonra 530’dan itibaren Trabzon havalisi ile Çoruh boylarına yerleştirilmiştir.

Bulgar iskânından sonra Çağrı Bey’in 1018 keşif akını ile başlayan Oğuz göçü neticesinde Doğu Karadeniz bölgesinin siyasî ve etnik çehresi baştan sona değişmiştir. 1048’de Hasankale zaferinden sonra İbrahim Yınal’a bağlı kuvvetlerin Trabzon civarına akınlar düzenlemesi ile Oğuzlar ilk defa Karadeniz bölgesinin içlerine doğru ilerlemeye başlamıştı. 1054 yılında iseTuğrul Bey’e bağlı kuvvetler Çoruh boylarından Samsun civarına kadar olan bölgeye akınlar düzenlemiş dört yıl boyunca devam eden baskı sonucunda 1058’de Şarkî Karahisar Selçukluların eline geçmiştir. Sultan Alp Arslan’ın 1064 Gürcistan seferi esnasında ise Şavşat ve Artvin Selçukluların kontrolüne girmiştir. Malazgirt Zaferi’nden sonra ise Türkler Anadolu’nun pek çok yerine olduğu gibi Doğu Karadeniz bölgesinin de büyük kısmına yayılmıştı. Kırsal alanın önemli bir kısmı Türkmenlerin eline geçtiği gibi Bayburt ve Trabzon Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Ancak Trabzon’daki Türk hakimiyeti uzun süreli olmamış yörenin önde gelenlerinin de desteğini alan Bizans’ın bölge valisi Theodore Gabras 1075’te şehri tekrar ele geçirdiği gibi batıda Sinop’a kadar uzanan sahil şeridi ile iç kesimde Şarkî Karahisar’ı Türklerden geri almıştır.

Malazgirt Savaşı’nın akabinde kurulan Türk beylikleri içerisinde Danişmendliler Saltuklular ve Mengücekoğulları Doğu Karadeniz bölgesinin belirli bölgelerini kontrol altına almıştır. Niksar merkez olmak üzere Yeşilırmak havzasını ele geçirerek kuzeye doğru yayılmaya çalışan Danişmendliler Samsun’a kadar olan bölgeye hakim olmuştur. Erzurum ve çevresinde kurulan Saltuklu beyliği ise Bayburt’u elinde bulundurduğu gibi bölgeye yayılmaya çalışan Gürcülerle mücadele etmiştir. Çoruh havzasını elinde tutan bu beylik Rize ve çevresindeki kalelerden de haraç almıştır. Erzincan ve çevresinde kurulan Mengücekoğulları ise Şarkî Karahisar’ı denetimi altında bulundurmuş Trabzon üzerine akınlar düzenlemiştir.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin yukarıda ismi geçen Türk beyliklerini ilhak etmesinden sonra Doğu Karadeniz bölgesindeki Türk hakimiyeti pekişmeye başlamıştır. 1173/1174’te Danişmendlileri 1202’de Saltukluları 1227/1228’de ise Mengücekoğullarını ortadan kaldıran Türkiye Selçuklu Devleti bölgedeki Türkleri bir siyasî çatı altında toplamayı başarmıştır. Öyle ki II. Kılıç Arslan (1155-1192) devrinde Samsun-Trabzon civarındaki kırsal alan Selçukluların denetimine girmişti. Akabinde 1194’te Samsun’u ele geçiren Selçuklu kuvvetleri 1204 yılına kadar şehre hakim olmuştur. 1214’te Sinop’un fethedilmesi ile Trabzon ve çevresine hakim olan Komnenoslar Selçuklu tabiiyetine girmiş bu sayede bölgede Türklere karşı çıkabilecek en önemli güç kontrol altına alınmıştır. 1228’de ise Sinop-Ünye arası Rumlardan alınmış Trabzon üzerine baskı kurulmuştur.

Kösedağ savaşından sonra Selçukluların Anadolu’daki idaresi zayıflamaya başlamış bununla birlikte Doğu Karadeniz bölgesine Türk akışı devam etmiştir. Bir Gürcü kaynaklarındaki bilgiye bakılırsa 1247 civarında Moğolların önünden kaçan ve o tarih için oldukça kalabalık sayılabilecek altmış bin kişilik bir Türkmen grubu arasında Şavşat ve Artvin’in de bulunduğu bölgeyi yurt tutmuştur. Bu yoğunluğun bir neticesi olarak bir Bizans kaynağında ifade edildiği üzere XIII. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Helenistik kültür Trabzon şehri dışında bölgedeki varlığını tamamen yitirmiştir. Aynı dönemde 1277’de Sinop’u kuşatan Rumları püskürten Çepniler doğuya ilerlemek suretiyle Trabzon Rumlarını baskı altına almış XIV. yüzyılın başlarına kadar Harşit boylarını ele geçirmişlerdir.

Çepniler Sinop’tan doğuya doğru ilerleyerek Rumları Trabzon’a çekilmeye mecbur bıraktığı yıllarda Trabzon’un doğusundaki durum da pek farklı değildir. Zira çevresindeki kırsal alanı ele geçiren Türkmenleri temizlemeye çalışan Kral Georgios (1266-1280) bu sefer esnasında esir düşmüş yerine kardeşi Ioannes tahta geçmiştir. Aynı tarihlerde yaklaşık yüz yıldır Gürcistan’da bulunan Kıpçaklar ile Gürcüler arasında ihtilaf çıkmıştı. Papa Sargis liderliğindeki Ortodoks Kıpçaklar Gürcü saflarından ayrılarak İlhanlılarla birlikte hareket etmeye başlamışlar 1267’de Ahıska bölgesini ikta alarak batıda Ardeşen’e kadar olan bölgeyi ele geçirmişler 1479’da Osmanlı hakimiyetini kabul edene kadar Doğu Karadeniz’de adı geçen sahaya hakim olmuşlardır. Diğer taraftan bölgenin Çoruh vadisi kısmında 1124’ten beri Gürcüler tarafından yerleştirilen Kıpçaklar bulunmakta idi. Sargis’e bağlı Kıpçaklar ve Çoruh boylarına yaklaşık bir asırdır yerleşmiş bulunan Kıpçakların yanı sıra Kubasar ailesi gibi bazı oymakların da Gürcistan’dan ayrılarak batıya göç etmesi ile Artvin Rize TrabzonGümüşhane Giresun ve Ordu’ya önemli bir Kıpçak kitlesi yerleşmiştir. Sarışın mavi gözlü çengel burunlu açık tenli antropolojik özelliklere sahip bu Türk topluluğu bölgenin bir Türk yurdu haline gelmesinde önemli bir rol üstlendiği gibi yukarıda sınırları tarif edilen yerleşim sahalarının etnik yapısında baskın unsur olmuştur.

XIV. yüzyıl başlarında Anadolu’da Selçuklu hakimiyetinin sonlandığı dönemde Grek kaynaklarındaki bilgilere bakılırsa Doğu Karadeniz bölgesinde yaklaşık beş yüz kilometreyi bulan kırsal alan Türkmenlerin eline geçmiştir. Kovanlar Gümüşhane Torul ile Maçka-Hamsiköy Türklerle Grekler arasındaki sınırı oluştururken Trabzonluların bu bölgelerdeki gücü de oldukça zayıflamıştı. Moğolların Anadolu’dan çekilmesi ile birlikte Samsun ve civarı ile Bayburt Eretnalıların eline geçmiştir. Güneyde ise 1348’den itibaren Eretnalıların Bayburt valisi Ahi Ayna Bey’in yanı sıra Akkoyunlu ve Çepnilerin de arasında bulunduğu Türk grupları Trabzon’a akınlar düzenlemeye başlamıştı. Ancak Samsun ve çevresinde kurulan Canik beylikleribölgenin siyasî ve etnik yapısını Türkler lehine değiştirme bakımından çok önemli çalışmalar yürütmüşlerdir. XIV. yüzyılın ortalarında Trabzon’da altı bin civarında insan yaşar ikenCanik beyliklerinden bazılarının daha fazla asker çıkarabilecek güçte olması bölgedeki nüfus yapısını açık bir biçimde göstermektedir.

Canik beylikleri içerisinde en önemli olanı Ordu ve çevresinde kurulan Hacı Emiroğulları beyliğidir. XIII. yüzyılın sonlarına doğru Ordu bölgesini ele geçiren Sinop Çepnileri tarafından kurulmuştur. 1347’de Fatsa ve Ünye’yi ele geçirerek bu bölgenin doğusundaki mıntıkada Trabzon Rumları aleyhine büyük bir nüfus boşluğu meydana getiren Hacı Emiroğulları 1396 yılında Giresun’u da fethetmiştir. Yaklaşık yedi yıl sonra bölgeye gelen İspanyol elçisi Clavijo on bin askeri olan Hacı Emiroğullarının topraklarını Tirebolu’ya kadar genişlettiğini haber vermektedir.

Niksar merkez olmak üzere Samsun’un güneyine kadar yayılan Taceddinoğulları Moğol sonrası dönemde Doğu Karadeniz bölgesinde ortaya çıkan ikinci büyük Türk beyliğidir. Kısa süre sonra Trabzon Rumları üzerine harekete geçen Taceddinoğulları 1379’da Yeşilırmağın denize ulaştığı sahayı Ünye’ye kadar ele geçirmiştir. 1386 tarihli bir kayda göreTaceddinoğullarının on iki bin askeri bulunmaktadır.

Bu iki beylik dışında Samsun Kavak ve Ladik bölgelerinde hüküm süren Kubadoğulları Vezirköprü Havza ve Merzifon’u elinde tutan Taşanoğulları Bafra ve çevresine hakim olan Bafra Beyleri Osmanlı öncesi dönemde Canik bölgesine hakim olan diğer Türk siyasî teşekkülleridir. Osmanlı Devleti’nin bu bölgeyi XV. yüzyılın ilk yarısında ele geçirmeye başlamış1419/1420’de Bafra beyleri 1427-1428’de Hacı Emiroğulları ve Taceddinoğulları 1419’da Kubadoğulları 1430’da ise Taşanoğulları beyliği ortadan kaldırılmıştır.

Trabzon’un batısında Canik beylikleri ortaya çıkarken güneyindeki sahada ise Eretna’nın ölümünden sonra Erzincan’ı ele geçiren Mutahharten 1379’dan sonra Bayburt ve Şarkî Karahisar’ı da ele geçirmiş Trabzon Rumlarından haraç almaya başlamıştı. Mutahharten’in ölümünden sonra Erzincan ve çevresini bu arada Bayburt’u da ele geçiren Akkoyunlular1341’den beri Trabzon Rumları üzerine akınlar düzenlemiştir. Komnenoslar 1352’de prenses Maria’yı Kutlu Bey’e gelin olarak göndermek sureti ile iki taraf arasında iyi ilişkiler kurmuştu. Bu dostane ilişki Uzun Hasan döneminde de devam etmiş 1458’de yapılan antlaşma ile prenses Theodora’yı gelin olarak veren Komnenoslar Akkoyunluları en yakın müttefiki haline getirmeyi başarmışlardır. Aynı yıl Uzun Hasan Şarkî Karahisar’ı alarak Doğu Karadeniz bölgesindeki topraklarını genişletmiştir. Ancak doğu sınırlarında olup bitenler Fatih Sultan Mehmed’i harekete geçirmiş Amasra Kastamonu ve Sinop’u ele geçiren Osmanlı Sultanı Koyulhisar zapt ettikten sonra Trabzon üzerine ilerlemiştir. Uzun Hasan büyük çaba göstermesine rağmen Osmanlıların 1461’de Trabzon’u ele geçirmesini önleyememiştir. 1473’te Akkoyunluların elindeki Bayburt ile Şarkî Karahisar’ı 1481’de Kabasitas ailesinin alindeki Torul’u ele geçiren Osmanlı Devleti böylece bölgedeki siyasî bütünlüğü sağlamıştır.

Osmanlı Devleti Trabzon ve Torul dışında Doğu Karadeniz bölgesinde hakim olduğu yerlerin tamamını Türk beylik ve devletlerinin elinden almıştır. Malazgirt Savaşı’nı takip eden dönemde bölgeye yerleşen Türk toplulukları düzenli bir şekilde Karadeniz bölgesine yayılmış ilk olarak kırsal alana yayılan göçebe Türkmenler Türkiye Selçuklu Devleti ortadan kalktığı sırada beş yüz kilometreyi bulan bir sahayı ele geçirmiştir. Şehir merkezleri itibariyle Bayburt Şarkî Karahisar gibi güneydeki yerleşim birimlerini Malazgirt savaşının hemen ertesinde zapt eden Türkler Türkiye Selçukluları zamanında Samsun’u Hacı Emiroğulları beyliği döneminde Ordu ve Giresun’u ele geçirmişti. Bu sebeple XV. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti hakimiyetine girdiğinde Doğu Karadeniz bölgesinin büyük kısmı yaklaşık dört asırdır bir Türk vatanı idi.

Yrd.Doç.Dr. İbrahim TELLİOĞLU
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bolgesindeki, dogu, hakimiyetine, kadar, karadeniz, osmanli, turkler

Seçenekler
Stil


Saat: 04:49

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,