ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::••


••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::••

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan ••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::•• Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> ••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::•• Ticaretten Toplumsal Topografyaya Uzanan Bir Kaynak: Şark Ticaret Yıllıkları 1868-1945 Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 14:03   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart ••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::••

••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::••

Ticaretten Toplumsal Topografyaya Uzanan Bir Kaynak: Şark Ticaret Yıllıkları 1868-1945
Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içinde yer alan ticari merkezleri ve bu merkezlerde gerçekleşen ticari faaliyetleri hem yerel hem de yabancı girişimcilere tanıtmak amacıyla hazırlanan ticaret yıllıkları 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Osmanlı'nın ve 1940'lı yıllara kadar Türkiye'nin iktisadi ticari ve sosyal yaşamı üzerinde özellikle mikro düzeyde yapılabilecek çalışmalar açısından son derece önemli kaynaklardır.


İstanbul Rehberinden Şark Ticaret Yıllığına...
Şark ticaret yıllıklarından ilki Indicateur Constantinopolitain adıyla Raphaël César Cervati ve N. C. Sargologo tarafından Türkçe ve Fransızca olarak 1868 yılında yayımlanmıştır. Sadece İstanbul şehri için kılavuz niteliği taşıyan bu yayın S. Hisarlıyan ve A. Maviyan tarafından Türkçe'ye çevrilip Ermeni harfleriyle Türkçe olarak Tarif-i Der el-Saadet adıyla 1870'de tekrar basılmıştır. İstanbul'u Doğu'nun başkenti olarak tanımlayan bu kılavuz Osmanlı ailesi devlet erkanı kutsal dinlerin ibadet mekanları elçilik ve konsolosluklar Osmanlı telgraf ve posta teşkilatı demiryolları İstanbul'un banker tüccar esnaf ve zanaatkar kesimi hakkında ayrıntılı bilgiler içerir.
1880 yılından itibaren daha düzenli şekilde yayın hayatına giren yıllıklar 1883 yılına kadar Indicateur Ottoman Illustré 1887-1888 yılları arasında Indicateur Oriental 1891-1930 yılları arasında Annuaire Oriental ve 1931-1945 yılları arasında ise Şark Ticaret Yıllıkları adı altında yayın hayatına devam etmiştir. Istanbul'a yönelik bir kılavuz olmayı hedeflerken Indicateur Ottoman Illustré başlığı altında tüm Osmanlı Devleti'nin ticari yaşamına yönelen yıllıklar Annuaire Oriental du Commerce adı altında sadece bu topraklarla sınırlı kalmayıp Doğu dünyasına açılmıştır. 1887 yıllığı Rusya Yunanistan Romanya ve Bulgaristan'a kadar uzanır. İmparatorluk parçalanıp Ortadoğu'daki eyaletler bağımsızlıklarını kazandıkça Balkanlar gibiArabistan Filistin Suriye gibi topraklar imparatorluktan ayrı bölümlerde yer alır.





İşin ilginç yanı Cervati Frères & D. Fatzea Cervati Frères et Cie the Annuaire Oriental & Printing Company Limited gibi isimlerle yayıncısı el değiştiren şark ticaret yıllıklarının sahiplerinin aynı zamanda ticaretin değişik alanlarında faaliyet gösteren İngiliz firmaları olması ve buna rağmen yayın dili olarak Fransızca'yı tercih etmeleridir. Bu tercih Fransa'nın Ortadoğu'daki ve özellikle de Osmanlı sınırları içindeki hakimiyetinin tipik bir göstergesidir. Eşitlik kardeşlik ve özgürlük ilkelerini Fransa toprakları dışına taşıyan 1789 ihtilali III. Selim dönemindeki yenilik hareketlerinin alafranga yöntem ve kurumların üzerine inşa edilmesi imparatorluk üzerindeki Fransız etkisini yoğunlaştırmıştır. Diğer yandan Fransızca Osmanlı'nın batılılaşma çabasını dış dünyaya duyuran bir iletişim dili olmuştur. O dönemde hem Osmanlı hükümeti hem batılılaşmayı savunan aydın kesim hem de Tanzimat sonrasında patlak veren özgürleşme hareketlerini başlatan azınlıkların yarattıkları Fransızca basın dikkate alındığında çıkarları çatışan bu değişik kesimlerin uluslararası arenada seslerini duyurmak için bu dili tercih ettikleri ve ona siyasi anlamlar yükledikleri göze çarpar: Fransızca batılılaşmanın çağrıştırdığı kavramları ve bu süreç için gerekli kurumları imparatorluğa taşıyan bir araçtır. Bu sürecin Osmanlı'daki değişik katmanlar tarafından içselleştirildiğini Batı dünyasına tekrar bu aracı dille duyurmak gerekecektir.
Siyasi platformda iletişim dili haline gelen Fransızca zamanla benzer işlevleri ticari yaşamda da yüklenmeye başlar. Şark ticaret yıllıklarının satışının Osmanlı sınırları dışına taştığınıAlmanya İngiltere İtalya Fransa gibi Avrupa ülkelerinde çoğunlukla temsilci



düzeyindeki kitapçılarda satıldığını ilk sayfalarda yer alan ilanlardan anlıyoruz. Ticaret hayatına yönelik bu tür bir kılavuzun yurt içindeki gayrimüslim tebaa ile kapitülasyonlar sayesinde Osmanlı sınırlarında faaliyet gösteren yabancı girişimcilere ve yurt dışındaki tüccar kesime ulaşabilmesi ancak o dönemin geçerli dili haline gelen Fransızca ile mümkün olabilmiştir.
Genellikle Fransızca Rumca Osmanlıca veya Ermeni harfleriyle Türkçe bir önsözle başlayan şark ticaret yıllıkları ilk yıllarda genel hatlarıyla 5 bölümden oluşuyordu. İlk bölümpadişaha ve Osmanlı ailesine konsolosluk ve elçiliklere bakanlıklara ve devlet erkanına posta ve telgraf teşkilatına değişik din ve mezheplerin ibadet yerlerine gümrük tarifelerinedemiryolları ve demiryolu tarifelerine dair bilgiler içerirken ikinci bölüm "İstanbul Adresleri" başlığı altında İstanbul'daki önemli ticaret merkezlerinde çalışan banker tüccar esnaf ve zanaatkar kesimin adres ve meslek bilgilerini isme göre alfabetik olarak sunmaktadır. Üçüncü bölüm İstanbul'daki bu şahsiyetleri ait oldukları meslek grubuna göre alfabetik olarakişyeri adresleriyle birlikte okuyucuya sunmaktadır. Dördüncü bölüm Galata ve Eminönü'ndeki hanların ve han sakinlerinin isimlerine Beyoğlu cihetindeki bir sokağın sağında ve solunda oturanların numaralarını isimlerini mesleklerini kapsayan bilgilere ayrılmışken beşinci bölüm Osmanlı Devleti'nin diğer vilayetlerinde ticaret ve zanaatla uğraşan kişilerin meslek ve adres bilgilerini kapsamaktadır. Yıllıklarda son sayfalar ise yerli ve yabancı üreticilerin büyük boy reklamlarına ayrılmıştır. Yıllıkların büyük bir kısmında Galata ve Pera cihetine ilişkin planlar da bulunmaktadır.
Cumhuriyet dönemine kadar çıkan yıllıklarda Osmanlı Devleti ve özellikle de İstanbul diğer ülke ve şehirlerle kıyaslandığında ağırlıklı bir yer tutar. İstanbul bölümünün kapsadığı ayrıntılar göz önünde bulundurulursa okuyucunun bunlardan yola çıkarak başkentin ticari nüfusuna ait bir sayıma ulaştığı da düşünülebilir. Ancak önsözlerden hareketle yıllıklarda kullanılan dile aşina olmakla birlikte yayınlarda yer almak istemeyen zengin bir tüccar kesimin bulunduğunu ve bilgilerin toplanması aşamasında engel teşkil ettiklerini öğreniyoruz. Bu şikayetler dikkate alınırsa bu sayımın bazı eksikleri olabileceği hususu da gözden kaçmamış olur. Bu olumsuz etkenlere rağmen Paris Sergisi'nde yer alması hedeflenen 1889-90 yıllığının önsözünde tüm İstanbul halkının adres bilgilerinin derlenmesi projesinden bahsedilir. Ancak tüm ev ve dükkanların numaralarının olmayışı gibi nedenlerle bu tür bir çalışmanın olanaksızlığına dikkat çekilir. Bununla birlikte 1889-90 tarihli yıllık Pera Pangaltı Galata ve Eminönü'ndeki bazı sokak sakinlerinin adres bilgilerini derlemeyi başarmıştır. Öte yandanXIX. yüzyılın iletişim koşulları siyasi çalkantıların yarattığı istikrarsızlık ortamı dikkate alınırsa yıllıkların kayda değer bir çalışmanın ürünü oldukları görülecektir. Hatta 5 Kasım 1912 tarihli bir parlamento oturumunda Osmanlı topraklarında işgal edilen bölgelerin demografik yapısı hakkında soru yönelten Mr. King adlı İngiliz milletvekiline dönemin Dışişleri Bakanı Sir Edward Grey bu konudaki en önemlim kaynağın şark ticaret yıllıkları olduğunu söyler.
Yıllıklarının 19. yüzyılda ortaya çıkışı gibi İstanbul'un da en büyük bölümü işgal etmesi bu yüzyılın başında meydana gelen İstanbul merkezli iktisadi ve ticari yeniden yapılanmayla ilişkilendirilmelidir. İstanbul'un coğrafi konumu tarih boyunca ona Doğu ile Batı Akdeniz arasında bir geçiş ve buluşma noktası olma ayrıcalığını kazandırmıştır. Bu konum yerel ekonomik güçlerle dünya ekonomisi arasındaki etkileşimi hızlandırmıştır. Ancak Avrupa ekonomisine entegrasyon açısından İstanbul'u İzmir gibi diğer rakip liman kentlerinden farklı kılan yapılandırılmış bir para piyasasının varlığıdır. İzmir hinterlandı için Avrupa'dan bazı tüketim malları ithal ederken bu alışverişin karşılığını yine kendi hinterlandından sağladığı hammadde ile ödemiştir. Bu tür şehirlerde tarımsal üretimin ağırlığı ve sanayi öncesi üretim modellerinin yaygınlığı dünya ekonomisine entegrasyonu zorlaştırdı. Oysa İstanbul kendi kırsal hinterlandına birçok nedenle yeterince bağlı kalamadı: Bir başkent şehri olarak üretimden çok tüketime yöneldi. Diğer yandan batılılaşma akımının etkisiyle özellikle saray ve çevresinden oluşan ve Avrupa'nın tüketim kalıplarını benimsemiş zengin bir tüketici sınıfını kendi bünyesinde barındırdı bu seçkin kesimin lüks mallara olan ihtiyacını Avrupa'dan karşıladı ve bu ithalatın karşılığını nakit parayla ödedi. Nakit paranın İstanbul'da hızlı dolaşımı onu Avrupalı tüccarların gözünde cazip ve güvenilir bir ticaret merkezi haline getirdi.
İstanbul'un Avrupa ekonomisinin bir parçası haline gelmesi 19. yüzyıldaki değişimlerle gerçekleşti. İstanbul'la her dönemde temas halinde bulunan Avrupalı tüccarlar bu yüzyılda Osmanlı'daki lonca teşkilatının tekelini yıkarak yerel pazarla doğrudan iletişim kurmayı başardılar. Önceki dönemlerde ellerindeki tüketim mallarını sadece lonca teşkilatındaki toptancılara sattıklarından yerel tüketiciden kopuk bir konumdaydılar. Ancak yeni dönemde İstanbul'a Batı'dan gelen yatırımlar yeni bir siyasi ve diplomatik güçler dengesini de beraberinde getirdi ve yerel tüccarların özerkliğini kırdı. Devletin seçkinler sınıfının batılılaşma çabası Batı'nın yerel güçler üzerindeki etkisini daha da artırdı. Diğer yandan sanayi devrimi sonrasında ulusal sınırları aşan kapitalist bir dünya ekonomisi 19. yüzyılı şekillendirdi. Bu dünya ekonomisinin merkezinde bulunan Avrupa ülkeleri güçlü merkezi yönetimleri ve yayılımcı politikalarıyla çekim alanları içine aldıkları sanayileşmemiş çevre ülkeleri ürettikleri malları satabilecekleri pazarlar haline getirdiler. Bu bağlamda yıllıkların arka sayfalarında yer alan Avrupalı sanayicilere ait ilanlar Doğu'nun tüccarlarıyla Batı'nın sanayici kesimini buluşturmayı amaçlamaktadır.
Bilgilerin toplanması aşamasında karşılaşılan güçlüklerin aşılmasında ve çalışmaya resmiyet kazandırma kaygısıyla olsa gerek 1896 tarihinden itibaren yıllıklar İngiliz FransızYunan




ve İtalyan ticaret odalarının himayesi altında yayımlanır. Cumhuriyet dönemine kadar çıkan yıllıkların tüm önsözlerinde padişaha ve Devlet erkanına yayına verdiklerim destekten dolayı yönetimin şükran ifadeleri yer alır.
Kuşkusuz I. Dünya Savaşı dönemi yıllığın gidişatını olumsuz yönde etkiler. 1921 tarihli yıllığın önsözünde Alfred Rizzo savaşın yayıncı şirketi sarstığından ve altı yıl aradan sonra uzun yıllardır yöneticisi olduğu kurumu kendisinin devraldığından söz eder. Yapısı değişen bir nüfusun sayımını gerçekleştirmenin siyasi koşullar nedeniyle bazı şehirlerde bilgi toplamanınyeni bir personelle çalışmanın ve kaybolan matbaa malzemelerini yeniden tedarik etmenin zorluklarını anlatır.
Cumhuriyet dönemine gelindiğinde yıllıklarda hala Fransızca etkisini görülmektedir. Ancak o dönemdeki basının genel eğilimi dikkate alındığında bu olguyu da anlamlandırmak mümkündür. Cumhuriyet Türkiyesi'nde II. Dünya Savaşı'na kadar uzanan zaman diliminde yaratılan Fransızca basın gerek yurt içindeki gerekse yurt dışındaki yabancılara hitap etmeyi amaçlamıştır. Özellikle bazı gazetelerin Türkçe nüshalarına ek olarak Fransızca çıkarılması bu sayılarda yeni Türkiye'nin sınai ve tarımsal üretiminden söz edilmesi Türkiye'de yaşanan iktisadi ve toplumsal gelişmenin Batı normlarına göre geliştiğinin mesajını vermekte ve ülkedeki batılılaşma sürecini uluslararası düzeyde anlaşılır kılma çabasını içermektedir.
1930'lara gelindiğinde genel olarak "Şark" başlığı altında Arnavutluk Bulgaristan Mısır Yunanistan Irak Filistin Romanya Suriye Türkiye ve 1944-45 döneminde Amerika ve İsveç gibi ülkeleri kapsayan yıllıkların kurgusunda önemli değişiklikler göze çarpar. Bunlardan en önemlisi her ülkeye hemen hemen aynı ağırlıkta yer ayrılmış olmasıdır. Diğer önemli husus iseOsmanlı döneminde ayrıcalıklı bir yere sahip olan İstanbul'un bu konumunu artık kaybetmesi ve Türkiye'deki diğer şehirlerle aynı paya sahip olmasıdır. Bunun nedenini Cunhuriyet'le başlayan milli iktisat politikasında ve artık sadece İstanbul merkezli olmayan ticari yaşamın tüm ülke topraklarındaki şehirlere yayılarak kalkınmayı hızlandırmasında aramak gerekir. Önceki sayılarda karşımıza çıkan "İstanbul Adresleri" bölümü Galata ve Eminönü'ndeki han ve han sakinlerinin listesi Beyoğlu cihetindeki bir sokağın sağında ve solunda oturanların numaralarını isimlerini mesleklerini kapsayan bilgiler yıllıklarda artık yer almaz. Aslında İstanbul Adresleri kısmının çıkartılması kişilere ulaşılabilirliliği zorlaştırmıştır. Aranan ticaret erbabı şahsiyetlerin hangi meslek kategorisi altında yer aldıkları bilinmedikçe yıllıklarda kendileri hakkında toparlanmış bilgilere erişmek olanaksızdır.
Yeni sayfa düzeninde yaklaşık on ülke her ülke altında yer alan belli başlı şehirler bu şehirlerin her birinde faaliyet gösteren ticaret erbabı kişiler alfabetik sırayla kullanıcıya sunulmuştur. Uluslararası Ticaret Rehberi referans alınarak her ülkenin ithalatına ve ihracatına ait istatistikler ve iktisadi yaşamına ilişkin bilgiler de bir araya getirilmiştir. "Hariç" başlıklı bölüm ise Almanya Avusturya Belçika Fransa İngiltere İtalya Polonya İsviçre Çekoslovakya gibi ülkelerden Şarka ihracat yapan sanayiciler hakkında bilgilere yer verir. İmparatorluk dönemindeki yıllıklardan farklı olarak Fransızca geçen meslek kategorilerinin Almanca İtalyanca Türkçe karşılıklarını içeren endeksler hazırlanmıştır. Ülkeler hakkında verilen genel bilgiler Fransızca ve Almanca; Türkiye hakkındaki genel açılamalar ise Türkçe ve Fransızca yayımlanmıştır.
1930 tarihli yıllıkta ön sayfalarda yer alan ve uluslararası ticaretin önemini vurgulayan birkaç satır liberal ekonomi politikalarına ışık tutması açısından dikkat çekicidir: "Halklar arasında bir çıkar dayanışması vardır ve her birinin zenginliği diğerlerindeki refahın sonucudur. Uluslararası iktisadın hissedilir şekilde düzelmesi dünyadaki ticari ilişkiler arasında uyumlu bir dengenin kurulmasına bağlıdır". Bu satırları önemli bir duyuru da izler. Arzla talep arasındaki aracı işlevini daha iyi yerine getirmek ve reklamın etkileyiciliğini artırmak amacıyla yönetim özel bir propaganda ve istihbarat servisi kurmuştur. Bu servis sadece üreticilerle tüccarları buluşturmak ve her iki kesimin ticari faaliyetleri hakkında birbirlerine bilgi sağlamakla kalmayıp alacakların tahsiline kadar uzanan değişik hizmetler sunacaktır
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 21:00   #2
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yanıt: ••::Şark Ticaret Yıllıkları, 1868-1945::••

Yıllıklar El Değiştiriyor...
Şark ticaret yıllıklarının yayıncıları hakkında ayrıntılı belgelere sahip olmamakla birlikte yıllıklarda yer alan ilanlardan hareketle bazı ilginç bilgiler elde edebiliyoruz. 1868 tarihli İstanbul kılavuzunda Cervati ailesinden sadece Paul Cervati'ye yer verilmiştir. Tenor unvanıyla zamanının ünlü sanatçılarıyla Avrupa'nın belli başlı tiyatrolarında görev almış ve Viyana'daki imparatorluk sarayında müzik öğretmeni sıfatıyla çalışmış olan Paul Cervati artık o tarihlerde şan ve piyano dersleri vermektedir.



1880-1883 yılları arasında çıkan yıllıkların yayıncılığını 1878'de kurulmuş Cervati Frères & D. Fatzea adlı İngiliz menşeli bir firma üstlenmiştir. Yıllıklardan edindiğimiz bilgilere göre1880'de Galata Gümrüğü'nün yanındaki Ada Han'da; 1883'te ise gümrüğün karşısındaki Keçeoğlu Han'da faaliyet gösteren firma birçok yabancı markanın Osmanlı İmparatorluğum sınırları içinde temsilciliği

ni üstlenmiş kimyevi maddelerden şampanya ithalatına kadar uzanan geniş bir ürün yelpazesi sunmuştur. 1883'ten sonra izini kaybettiğimiz Cervati Frères & D. Fatzea'nın yerini bu şirketten bir yıl sonra 1879 yılında kurulmuş Cervati Frères et Ciealmıştır.






İki farklı ailenin ortaklığından oluşan firmada Cervati Frères'in tam olarak hangi hissedarlardan oluştuğunu bilmiyoruz. Ancak 1880 yıllığında Cervati soyadını taşıyan 4 kişiye rastlıyoruz: İtalyan Konsolosluğu'nda çalışan Charles Cervati 1868 tarihli yıllıktan tanıdığımız Paul Cervati Moda'daki English School for Young Ladies adlı bir İngiliz okulunun müdürü ve sahibi Philippe Cervati ve son olarak da yayıncı Raphaël César Cervati... Değişik tarihli yıllıklarda bu kişilerin izi sürüldüğünde müzik hukuk ticaret ve yayıncılık gibi alanlarda gidip gelen mesleki yaşantıları olduğu saptanmaktadır. Bazı tarihlerde ikametgah adreslerinin aynı oluşu bu kişiler arasında akrabalık bağları olduğu ihtimalini güçlendirmektedir. 1909 yılına gelindiğinde ise Cervatiler'den sadece Raphaël César Cervati The Annuaire Oriental and Printing Company Ltd'ın yazı işleri müdürü olarak kayıtlı görünür. 1912 1913 ve 1914 yıllıklarında Cervati Frères et Cie'nin kaydına tekrar rastlanmaktadır. Şirket geçmiş yıllardaki faaliyet alanlarını yitirmiş olsa gerek sadece Guide Horaire Général du Voyageur en Orient adlı bir kılavuzun editörü ve sahibi sıfatıyla yer alır.

Firmanın diğer kanadını oluşturan Denis Fatze komisyoncu ve editör olarak kayıtlıdır. 1883 tarihinden sonra izini kaybettiğimiz Denis Fatzea'ya 1889-90 yıllığında "rantiye" kaydıyla rastlıyor ve yeniden izini kaybediyoruz



Yıllıklardan yaptığımız tespitlerle Cervatilerin ve Denis Fatzea'nın 19. yüzyılda İstanbul'da meydana gelen iktisadi değişimlerin en çok yansıdığı Tepebaşı Pera Feriköy veya Pangaltı gibi semtleri ikametgah adresleri olarak seçtikleri işyerlerini ise o dönemin ticaret ve finans merkezi sayılan Galata'da kurdukları görülmektedir.
14. yüzyıldan itibaren Galata Batı Akdeniz'in en önemli durak noktası haline gelmiştir. Bizans döneminde bir Ceneviz kolonisi olarak kurulan Galata 1682 yılına kadar yarı özerk statüsünü sürdürmüş Avrupalı tüccar topluluklarının gelişmesi mağaza ve mahzenlerini burada açmaları sayesinde önemini korumuştur. Bu ticari ve iktisadi altyapı üzerine 19. yüzyılın yeni düzeni yapılanmış ve Galata en parlak dönemini yaşamıştır. Bankacılık sigortacılık hukuk mimarlık madencilik demiryolları şirketleri semtin iktisadi ve ticari olduğu kadar mimari ve sosyal dokusunu da değiştirmiştir. Tarihi yarımadanın karşısında gelişen ve "karşı yaka" "öte" anlamına gelen ve "Pera" adıyla anılan bölge ise 16. yüzyılın ilk yarısına kadar yerleşimin az olduğu bağlık bahçelik bir alandır. Kapitülasyonlar sayesinde Batılı devletlerle diplomatik ilişkiler geliştikçe elçilik binaları kendilerine Pera'da bağışlanan topraklar üzerinde kurulmuş ve semtin gelişiminde rol oynamışlardır. Zamanla bu elçilikler çevresinde yabancı tüccarlar ikamet etmeye sosyal taleplerine cevap verecek okul kilise gibi kurumları da inşa etmeye başladılar. Galata bir iş merkezi olarak ön plana çıkarken özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Pera otel tiyatro pastane ve mağazalarıyla Avrupai yaşam tarzının bir parçası haline gelmiştir. Osmanlı sarayı da tarihi yarımadadan uzaklaşarak Pera'ya yakın bir konuma Dolmabahçe'ye taşınmıştır.
Galata ve Pera nüfus açısından doyum noktasına ulaştıkça şehir Tepebaşı ve Pangaltı Asya kıtasında ise Moda ve Kadıköy'e kadar genişledi. "Petits-Champs" "Pera Nekropolü" veya bugünkü adıyla Tepebaşı Beyoğlu'nun Batı kenarında dik bir mezarlık yamacına bitişik bir gezinti yeri oldu. Haliç'in eşsiz manzarasını yüksek bir noktadan seyretme olanağını sunması ve temiz havası nedeniyle Tepebaşı'nın diğer mezarlık alanları gibi ıssız kalmadığını ve Levantenler için bir seyir ve gezinti yeri olduğunu 19. yüzyıl gezginlerinin aktardıklarından öğreniyoruz. 1856 tarihli Islahat Fermanı'ndan sonra yabancılara mülkiyet hakkının tanınmasıyla Osmanlı İmparatorluğu'na yerleşen yabancı tüccarlar Levanten cemaatinin gelişmesine ve Pangaltı semtinin ortaya çıkmasına zemin hazırladılar. 19. yüzyılın başında İcadiye adıyla anılan tepelik alan 1960'lara doğru Pangaltı adı altında gelişmeye başladı.



1900-1921 yılları arasında yıllıkların yeni yayıncısı merkezi Londra'da bulunan The Annuaire Oriental & Printing Company Limited'dır. 1921-1930 tarihleri arasında yıllıkların yayıncılığını üstlenecek olan Rizzolar 1900-1921 yılları arasındaki dönemde the Annuaire Oriental Ltd'ın Yönetim Kurulu'nda görev üstlenmişlerdir. 1909'da John Rizzo; 1913 ve 1914 yıllarında ise Alfred Rizzo Yönetim Kurulu üyesi olarak görünmektedir. 1913 yıllığında hem avukat hem de Gazette financière adlı Fransızca bir finans dergisinin müdürü olan Dr. Alfred Rizzo sayesinde olsa gerek bu derginin değişik sayılarında hem şark ticaret yıllıklarına ait ilanlar hem de Yönetim Kurulu'na ait haberler



Resim yeniden boyutlandırıldı. BURAYA tıklayarak resmi orjinal boyutlarında görebilirsiniz. 700x1001.


çıkmaktadır. Rizzolar aynı zamanda hukuk ve İstanbul



hakkında kitaplar çıkaran Rizzo Yayınları'nın sahibi ve bazı yabancı markaların temsilcisi konumundadır. 1931 tarihinden itibaren yayıncılığını M. G. Neşriyat Yurdu'nun üstlendiği yıllıkların yazı işleri müdürlüğüne Ahmet Cevdet Erdem getirilmiştir. M. G. Neşriyat Yurdu da Rizzolar gibi ticaret ve hukuk alanlarından kitaplar yayımlamaktadır.





Yıllıklarda yer alan her sayfa XIX. yüzyılın ikinci yarısında ve XX. yüzyıl başında yaşayan şahsiyetlerin ilginç yaşam öykülerine tanıklık eder. Yıllıklar birbiri ardı sıra takip edildiğinde satırlar arasına gizlenen bu kişilerin yaşam serüvenlerine dair bazı ipuçları elde edilebileceği gibi bu dönemde şekillenen toplumsal yapının bir profili de çıkarılabilir. Bu bağlamdabugüne dek yıllıklardan hareketle hem mikro hem de makro düzeyde yapılmış çalışmalardan bazı örnekler derledik. Umarız yıllık satırlarında sadece bir isim olarak yer alan nice şahsiyet yeni çalışmalarla kendi yaşam kesitlerini aralamamıza ve toplumsal belleğimizin oluşmasına katkıda bulunur.

Kaynakça
Akın Nur 19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera İstanbul Literatür Yayıncılık 1998.
Belge Murat İstanbul Gezi Rehberi İstanbul Tarih Vakfı Yurt Yayınları 1999.
Eldem Edhem Goffman Daniel & Masters Bruce The Ottoman City between East and West: Aleppo Izmir and Istanbul Cambridge Cambridge University Press 1999.
Gülersoy Çelik Tepebaşı: Bir Meydan Savaşı İstanbul İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür İşleri Daire Başkanlığı 1993.
Groc G. & Çağlar İ. La Presse Française de Turquie de 1795 à Nos Jours: Histoire et Catalogue Istanbul Editions Isis 1985.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ticaret, yilliklari, ••sark

Seçenekler
Stil


Saat: 20:04

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,