ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Deli Yağmur


Deli Yağmur

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Deli Yağmur Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Deli Yağmur Yağmur hâlâ yağıyordu... Sarı Durmuş yanından geçen atlılara bakmak bile istemiyordu. Gözlerini atının yelelerine dikmiş; yarı uyuyor yarı ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 21:02   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Deli Yağmur

Deli Yağmur

Yağmur hâlâ yağıyordu...

Sarı Durmuş yanından geçen atlılara bakmak bile istemiyordu. Gözlerini atının yelelerine dikmiş; yarı uyuyor yarı uyanık haldeydi.
Her tımar çerisi gibi onun da başı öndeydi; ordudaki her tımarlı gibi o da; hüzün ve utanca boğulmuştu.
Sarı Durmuş Bozok’lu bir Tımarlı Sipahi idi.
Fermana uymuş; boynuna borç olan Viyana Seferi’ne katılmıştı. Bu ilk seferi de değildi; şunca yıldır nice seferler görmüştü. Her seferden de yüzakı ile köyüne dönmüştü.
Şimdi de dönüyordu.
Dönüyordu; ama gönlü bu zamana kadar hiç tatmadığı duygularla doluydu...
Yorgun atının üstünde büzüşmüş biçimde oturuyordu. İki büklüm olması yetmiyormuş gibi; vücudunu daha da küçültmeye; özellikle yüzünü saklamaya çalışıyordu. Aslında herkes birbirinden saklıyordu yüzünü. Tüm sipahiler Viyana’dan değil birbirlerinden kaçıyorlardı sanki. Kimse kimseyle konuşmuyor; bakışlar donuk yüzler asıktı.

Ne tuhaf ki dünkü bozgundan sonra orduda yalnız Yeniçeriler hiçbir şey olmamış gibi rahat hareketler içindeydiler.
Sarı Durmuş Yeniçerilerin bu durumuna bir türlü anlam veremiyordu.
Bir ara atının yorgunluğunu anımsadı. İnmeyi atının yanında yürümeyi geçirdi aklından. Tam inmeye hazırlanıyordu ki yağmur daha da şiddetlendi. İnmekten vazgeçti. Düşünceleri karmakarışıktı. Birden içinde hesaplaşma isteği uyandı. Kiminle hesaplaşacaktı? O da bilmiyordu! Serdar-ı Ekrem Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’sına söz söylemeye dili varmazdı; tüm ordunun söylediğini o da kendi kendine tekrar etti: “El hak Osmanlı şanına yakışır cenk etmişti küffar ile...”

Sol omuzuna dayadığı başını kaldırmadan gözlerini kaydırarak göğe baktı. Gök delinmiş; sanki sel boşalıyordu yukarıdan.

Atını durdurdu. Vücudunu doğrultu. Başını yavaşça çevirerek çevresine bakındı. Sağından solundan çoğunluğu Bozok tımarından olan Sağ Kanat Sipahileri geçiyordu. Hepsi de atlarının üstünde büzüşmüş; öylece yol alıyorlardı.
Yine göğe baktı. Birden kararını verdi; evet hasmını bulmuştu. Yağmurla hesaplaşacaktı!
Öfkenin doruğundaydı; ama sakin sakin konuşmaya başladı:

-Hani düşerdin bağıma-bahçeme; sevinirdik çoluk-çocuk... Bahar vakti her yağışında yüzümüze renk gelirdi. Yağdığın günler: “Bu yıl mahsul eyi olacak” der bayram ederdik. İyi de olurdu; ambarlar dolup taşar çuvalları koyacak yer bulamazdık... Bazen naz ederdin; uğramazdın bizim köye. Dualarla çağırırdık; gelirdin. Sevinirdik yine. Ismayıl’ım kapıya çıkar:“Yağ yağ yağmur / Teknede hamur / Ver Allah’ım ver / Selli-sulu bir yağmur” tekerlemesiyle oynardı damlalarının altında. Bazen de tez canlılığın tutar at gibi parlardın! Bardak ne ki? Kovadan boşalırcasına inerdin yere. Bir coşkun sel olurdun; basardın bağımızı-bahçemizi; üzülürdük... Yine de sevindirmen; yerindirmenden çok olurdu.

Hikmetinden sual edilmez Tanrı’nın. Biz bunu bilenlerdeniz! Ancak iki çift sözüm var senin için Tanrı’ya: Ey yüce Tanrım... Yücelerden yücesin; kimse bilmez nicesin? Bil ki görklü Tanrım; şu gavur ellerinde Ali Osman Ordusu’nun şanını sele verdi şu deli yağmur! Heey deli yağmur! Neydi o dünkü celâlin? Cenk yerinde frenk ellerinde bizi bulmanın yeri miydi; zamanı mıydı? N’ola gidip olanca hızınla pür şiddetinle köyüme yağaydın; bağımı-bahçemi sele vereydin. “Hatçen Ismayılın sele getti” deyu mektuplar geleydi... Geleydi deboynumuzu bükmeyeydin küffar önünde! Köyümde çok deliliğini gördüm... Hani buğdayımı kaldırmadan göl etmiştin harmanımı! Amma şu dünkü Beç* muhasarasındaki gibi zalımlığını görmedim! Biz Osmanlıyız! Allah içün cenk ideriz. Özge derdimiz yoktur bundan geri. Şu ellerde Haç önünde mübarek hilâli parlatmaktır muradımız! Dün ırmak oldun deli yağmur... Irmak oldun da tepemizden boşaldın! Toplarımızın kamaları ıslandı... Fıçılarda su oldu barutlarımız... Dualı yaylarımız gevşedi... Elimizi kolumuzu bağladın deli yağmur; belimizi kırdın! Alışmadığımız hâle tutsak ettin bizi... Hiç yenilmemiştik; arkamızı şunca yıldır düşman görmemişti! Ben nasıl giderim şimdi köyüme? Her seferden Doru’yu kişneterek oynatarak köye giren Sarı Durmuş ne eder şimdi? Senin az değil bize yaptıkların. Atam-dedem derdi: Bir zamanlar Vey’i fitlemişsin kudurtmuşsun; boğmuşsun Göktürk’ün umutlarını... Şimdi Beç’ten kovdun bizi! Deli yağmur öcüm var sende! Beç’in lekesi senin lekendir! Var git en duru bulutlarla temizlen! Bu sondur deli yağmur; bu sondur! Son kez ettin bize edeceğini. Bil ki; bir gün kıskıvrak bağlayacağım bulutlarını hâlâtlarla. Seni çorak topraklara çöllere dökeceğim. İstemesen de kucaklayacaksın susuzluğu. Öcümü alacağım deli yağmur; öcümü alacağım!



Mevlüt Uluğtekin Yılmaz
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
deli, yagmur

Seçenekler
Stil


Saat: 22:20

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,