ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Osmanlıcığın Çöküşü


Osmanlıcığın Çöküşü

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Osmanlıcığın Çöküşü Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Osmanlıcığın Çöküşü (...) Acaba Osmanlı unsurları arasında diğerlerim temsil edebilecek kadar medeniyetçe kavi bir unsur var mıdır? Eğer yok ise ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 21:33   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Osmanlıcığın Çöküşü

Osmanlıcığın Çöküşü

(...) Acaba Osmanlı unsurları arasında diğerlerim temsil edebilecek kadar medeniyetçe kavi bir unsur var mıdır? Eğer yok ise Osmanlı'daki farklı unsurlar birleşip bir "yeni millet" meydana getirebilirler mi?

Türkler İslam dininin verdiği büyük kuvvet ve iktidardan istifade ederek kudretli oldukları devirlerde bazı unsurları Müslümanlaştırmaya ve bu vasıta ile Türkleştirmeye muvaffak olmuşlardı. Lakin son devirde bu önemli faaliyetleri kesintiye uğradı. Hatta son zamanlarda evvelce Türkleşmiş olan Anadolulu bazı gayrı Müslim unsurlar asli kavimlerine yöneldiler. Ortodoks kilisesinin kuvvetli zamanlarında Rumlar Ortodoks mezhebindeki kavimleri kilise vasıtasıyla Rumlaştırmışlardı. Fakat "milliyet asrı" denilen miladi XIX. Yüzyılda bu Rumlaşmış Hristiyanlar da eskiden bağlı bulundukları kavimlerini arayıp buldular. Ve hatta bazıları milliyeti kuvvetlendirmek uğrunda dinlerinden ayrılmadan bile çekinmediler. Demek oluyor ki Osmanlı memleketlerinde medeniyetçe en kavi olan Türk-Müslüman ve Rum-Ortodoks unsurları diğer unsurları temsile teşebbüs etmişler ve evvelce bir dereceye kadar başarıyı yakalamışlarsa da teşebbüslerim amaçlanan yere ulaştıramamışlardır. Bu başarısızlığın farklı sebeplerinden birisi muhafazakarlıkta temsil siyasetinde menfaatleri Türklerle müşterek olan Rumların da yaygın harekete kapılıp milliyetçilik fikrine fazla önem vererek Türklerin aleyhine isyan etmeleri ve böylece Osmanlı İmparatorluğu'ndaki iki muhafazakar kuvvet arasına nifak ve kavga girmiş olmasıdır. İtiraf olunmalıdır ki Rumların isyanından beri Osmanlı Devleti'nde ne Müslüman-Türkler ve ne de Ortodoks-Rumlar bir buçuk asır evvelki iktidar mevkilerine bir daha sahip olamamışlardır. Böylece Türk ve Rumların temsil rolünü üzerine alıp onların yerine geçecek kadar kavi olan diğer unsurlar da ortaya çıkmamıştır. Bundan dolayı miladi XIX. Yüzyılın ortalarından itibaren "temsil" siyaseti terk edilmiştir. Hatta zannıma göre söylenen asrın ortalarında mükemmel bir gösterişle ilan edilen padişah fermanlarıhakimiyet kuvvetine sahip Türklerin artık "temsil" iktidarlarının yok olmasını resmen tasdik ve itiraf ederek "temsil" makamına karışabilmek istediklerinin açık delili olan vesikalardan başka birşey değildir.

Tanzimat devrinde esas maksat unsurların uyumu ile Osmanlı saltanatının birlik ve bağımsızlığını muhafaza etmekti. Lakin tarih gösteriyor ki Tanzimat bu uzlaşmayı temin edemedi. Osmanlı saltanatı birbirinden ayrılmaya devam etti. Geçmişte uzlaşmanın meydana gelememesi bağımsızlığı mahkum edebilir. Geçmişte farklı unsurlara hürriyet ve eşitliğin tamamını veren bir meşrutiyet idaresi mevcut değildi; unsurların birbiriyle uzlaşmasına hizmet eden eğitim müessesemiz iktisadi faaliyetlerimiz mükemmelleşmemişti demek mümkündür. Uzlaşmanın mümkün olmadığına tarihimizden getirilecek delil zayıf görülse bile Osmanlı memleketlerindeki yerleşik olan mevcut unsurları göz önüne getirip bir lahza olsun ciddi düşünecek ve düşündüğümüzü söylemekten çekinmeyecek olursak bundan böyle de "uzlaşma"nın mümkün olmadığını itiraf etmeye mecbur oluruz. Osmanlı tebasından olan unsurların tarihi ananesi dini münasebetleri çalışma ve hayalleri tefekkür farzını geçim şeklini medeniyetteki seviyesi o kadar diğerlerinden farklıdır ki bunların "uzlaşma" suretiyle birleşmesini düşünmek bile gariptir. Kosova ovasında çiftçilik eden bir Hristiyan Sırp ile Vecd çölünde bedevi bir halde yaşayan bir Müslüman Arap'ın ne gibi bir temas noktası olabilir. Bunların ne çeşit bir birliği uzlaşmayı istediği düşünülmektedir.

Sorarım: Hiçbir Müslüman unsurların birliği uğrunda belirli olan dini şahsiyetinden zerre kadar fedakarlıkta bulunabilir mi? Unutulmamalıdır ki İslam dini sırf bu dine bağlı olanların ahlakını düzeltmek ahiret saadetini temin etmek için ahlaki vasiyetlerin menzilinden ibaret olmayıp insanların evinde saadetini sağlamak haysiyetiyle dünyadaki ferdi ve toplumsal işlerini de düzenleyen mükemmel bir dindir: İslam dini tam bir medeniyettir. Keza Rum ve ya Bulgarların bugün iyi belirmiş milli bir simaları Hristiyan-Avrupa medeniyetine dahil hususi bir medeniyet şekilleri vardır. Bunlar o milli simadan o medeniyet şeklinden hiç ayrılmak isterler mi? Pek geniş olan Osmanlı memleketlerinde iki medeniyet hayat ve cihana göre bir diğerinden pek farklı iki hayat felsefesi çarpıyor. Bunların uzlaşması mümkün müdür? Mümkün değilse hangisi diğerinin üstünlüğüne uygunluk gösterir?

Tanzimat devrinde "uzlaşma" zannedilen şey esasen Osmanlı'daki farklı unsurları. Fransız medeniyetiyle temsil ettirmektedir. Bu uyuşmanın en maddi tecellisi "Mekteb-i Sultani" denilen Galatasaray Lisesi'dir. Buraya ve bunun sayısı arttırabilecek emsaline dahil olan gelecek nesiller Fransız lisanı Fransız medeniyetiyle yoğrularak unsurların birliğine hizmet eden yeknesak ve düzgün bir terbiye görecek ve Rumluğunu Bulgarlığını Araplığını... V.b. Unutarak "Osmanlı vatanına sadık fakat Fransız medeniyetine tabi Osmanlı vatandaşları" olmak üzere yetiştirilecekti. Lakin görünen neticeleri ne oldu? Bulgar ihtilalinde Bulgaristan'ın bağımsızlığı için en çok çalışanlara Bulgar beyliğinin ileri gelenlerinden bazılarının Mekteb-i Sultaniye'de terbiye edilmiş olduğu görüldü. Elhasıl acizane zannıma göre Osmanlı memleketlerinde artık "temsil'in imkanı olmadığı gibi "uzlaşma"nın da meydana gelmesi mümkün değildir.

Bu metinler "Türklük" konusuna hasredilmiş uzun bir makaleden alınmıştır. Rusya Türklerine verilen önemi ve "usta" Gasprinski'ye duyulan şükran hislerini ifade etmesi açısından kayda değer özellikler taşımaktadır.

Yusuf Akçura
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
cokusu, osmanlicigin

Seçenekler
Stil


Saat: 03:59

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,