ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Peygamber Efendimiz (S.A.V)


Efendimiz'in Anne Şefkati Altında Yetişmeleri


Efendimiz'in Anne Şefkati Altında Yetişmeleri

İslamiyet Kategorisinde ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) Forumunda Bulunan Efendimiz'in Anne Şefkati Altında Yetişmeleri Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Efendimiz'in Anne Şefkati Altında Yetişmeleri Peygamberlerin hayatlarına bakıldığında onların pek çoğunun babalarının annelerinden önce öldükleri bu sebeple annelerinin himayesinde büyüdükleri ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 17 Ağustos 2015, 10:49   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Efendimiz'in Anne Şefkati Altında Yetişmeleri

Efendimiz'in Anne Şefkati Altında Yetişmeleri

Peygamberlerin hayatlarına bakıldığında onların pek çoğunun babalarının annelerinden önce öldükleri bu sebeple annelerinin himayesinde büyüdükleri görülür: Meselâ Hz Musa’nın babası annesinden önce vefat etmiştir

ve O annesinin himayesinde büyümüş bir yetimdir Hz Mesih’in babası zaten hiç yoktur Çünkü o bir mucize olarak babasız dünyaya gelmiştir O yüce annesi ona hem annelik hem de babalık yapmıştır Efendimiz’in de (sav) daha dünyaya teşrif etmeden babası vefat etmiş ve O’nu yetim bırakmıştır

Burada bu ulü’l–azm peygamberlerin hemen hepsinin anne himayesi anne idaresi anne terbiyesi ve anne gözetimi altında büyümelerinin önemi ortaya çıkmaktadır ki böyle bir konu üzerinde durulması gerekir diye düşünüyorum

Her şeyden önce anne bir şefkat kahramanıdır Vazifesi şefkate dayalı bir nebinin bir şefkat kahramanına emanet edilmesi şuuraltı müktesebatı açısından çok önemlidir Evet annebabadan daha şefkatlidir Baba iradesiyle şefkatini baskı altına alır ve çoğu zaman onu hissettirmez

Çünkü babanın iradesi anneye nazaran daha güçlüdür Annenin şefkat adına iradesini baba kadar zabt u rabt altına almaması çocuğun yetişmesi bakımından fevkalâde ehemmiyetlidir ve onun böyle görünmesi çocuk için bir güven kaynağıdır Ayrıca baba maîşet yükünü çektiği için hep dışarıdadırAnne ise çoğunlukla evdedir Şayet baba anneden çocuğa daha yakın görünürse çocuk kendisine uzak birinin vesâyetinde büyüyor gibi olur

Aksine günün büyük bir bölümünde annenin sinesinde onun şefkat dolu soluklarını hissederek büyüyen yavru şefkat görür şefkat duyar ve şefkate açık gelişir Diğer yandan babaanneden önce ölünce anne aynı zamanda babanın yokluğundan hasıl olan boşluğu da kapamaya çalışır Böylece annenin çocuğuna yudumlattığı şefkati ikiye katlanır

Şefkat peygamberlik mesajında çok önemli bir meseledir Çocuğun şuur altı beslenme dönemi 1–5 1–7 veya 1–10 yaşları arası kabul edilecek olursa o yaşlarda daha sonra ümmetine çobanlık yapacak bir nebinin sadece anne şefkati altında babasız büyümesinin ne kadar önemli olduğu kendi kendine ortaya çıkar

Ayrıca baba güçlüdür Hayatın her türlü zorluğunu göğüsleyebilecek
icabında ailesi adına kavga verip onları savunabilecek kapasitededir ve savunur Kendilerini bu ölçüde himaye edecek birini başlarında bulamayan bu mübarek yetimler onun boşluğunu Allah’ın himayesiyle doldurmaya çalışırlar Bu açıdan da sanki Allah onların maddeten kuvvet kaynağı olarak güvenip dayanacakları insanları ellerinden çekip almak suretiyle cebr–i lütfî onların tamamen Kendisine teveccüh etmelerini sağlamaktadır

Tabii buradan “Çocukların şefkatli olmaları ve ileride belli noktalara gelebilmeleri için erken yaşlarda babalarının ölmesi ve annelerinin himayesi altında büyümeleri gerekir” gibi bir sonuç da çıkarılmamalıdır Bu bazı peygamberlere has olan bir durumdur Böyle olmadan da Allah birisini re’fetli ve şefkatli kılabilir Nitekim babası sağ olarak dünyaya gelen peygamberler de vardır

Evet peygamberlerin hayatlarına dikkatlice im’ân–ı nazar edilse onların o sırlı dünyalarında kim bilir daha ne büyüler ne esrarlı hakikatler görülür

Peygamberlik Müessesesine Saygı

İlk peygamberin tebliğ ettiği din ile daha sonra gelen peygamberlerin tebliğ ettiği din temel nitelikleri itibariyle aynıdır Ancak peygamberler arasında şöyle bir farkın bulunduğunu söylemek de yerinde olur zannediyorum: Eşya varlık Hz Adem’den (as) Hz Muhammed’e (sav) kadar uzanan çizgide kendi ruh mâna idrak edilme ve yorumlanma açısından değişim geçirmiştir Değişen bu şartlar topluma/toplumlara da aksetmiştir

Bu durum farklı zamanlarda gelen peygamberlerin farklı hususiyetlerle gelmesini gerektirmiştir Bu itibarla mesela şayet Hz Nuh Hz Mesih döneminde gelseydi onun misyonuyla gelirdi; o da Hz Nuh kavmine gönderilseydi öyle bir sorumlulukla gönderilirdi Zira Hz Nuh döneminde o dönem insanına hitap edebilecek idrak ve şuurda bir peygamber gönderilmesi gerekirdi ve öyle bir peygamber ba’s olunmuştu

Öte yandan günümüze doğru gelirken süratle küreselleşmeye doğru giden dünyada bütün insanlığı kucaklayacak ve getirdiği düsturlarla kıyamete kadar beşerin ferdî ailevî içtimaîidarî ve siyasî her türlü problemini çözebilecek alemşümûl hüviyette bir peygambere ihtiyaç vardı ve Allah (cc) böyle bir dönemde de o seviyede bir peygamberi yani Hz Muhammed’i (sav) göndermişti

Allah Rasulü’nün Saygısı

Efendimiz (Aleyhi ekmelü’t–tehâyâ)’nın çok önemli derinlikleri vardır; bunlardan biri de O’nun nübüvvet müessesesine saygısıdır Evet O’na dikkatle bakan herkes O’nun peygamberlik mefhumuna çok saygılı olduğunu ve peygamberler hakkında hiçbir çarpık anlayışa müsaade etmediğini görür Meselâ O (sav) Hz Musa’yı kendisine tafdil edene karşı “Beni Musa’ya tafdil etmeyin” demiştir Yine “Balığın yoldaşı olan zât (Hz Yunus) gibi olma!” (Kalem 68/48) âyeti nâzil olduğunda ihtimal bazı sahâbenin aklından “Acaba Hz Yunus ne kusur yaptı?” şeklinde bir düşünce geçer mülahazasıyla O hemen şöyle buyurur:

“Beni Yunus b Metta’ya tercih etmeyin” Evet O (sav) işte bu ölçüde peygamberlik mefhumuna saygılı bir kadirşinastı
O neşrettiği nurla herkesin önüne geçmiş bihakkın hâtem–i divan–ı nübüvvet ferid–i kevn ü zaman (Aleyhi ekmelü’t–tehâyâ) olmuş yüceler üstü bir kâmetti Böyle bir ufku tutmasına rağmen O’na şayet

“Sen İsa ibn Meryem’den daha üstünsün” denseydi şüphesiz O tevazu âbidesi “Estağfirullah” diyecekti Nitekim kendisine “Seyyidimiz Efendimiz’sin” diyenlere karşı O hep reaksiyon göstermiş ve “Hayır efendimiz Allah’tır” demişti
Evet işte bütün peygamberlere gösterilen bu saygı ve hürmet yörüngeli Muhammedî ruh ve mâna kavranmalı ve mutlaka yeni nesillere aktarılmalıdır
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
altinda, anne, efendimizin, sefkati, yetismeleri

Seçenekler
Stil


Saat: 18:07

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,