ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Peygamber Efendimiz (S.A.V)


O, Ayrı Buudların İnsanıdır_


O, Ayrı Buudların İnsanıdır_

İslamiyet Kategorisinde ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) Forumunda Bulunan O, Ayrı Buudların İnsanıdır_ Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> O, Ayrı Buudların İnsanıdır_ Günümüzün zavallı insanı nice değer ölçülerini kaybettiği gibi peygamberlere ve özellikle de peygamberler sultanı Hz. Muhammed ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 17 Ağustos 2015, 11:36   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart O, Ayrı Buudların İnsanıdır_

O, Ayrı Buudların İnsanıdır_

Günümüzün zavallı insanı nice değer ölçülerini kaybettiği gibi peygamberlere ve özellikle de peygamberler sultanı Hz. Muhammed Aleyhisselâma karşı bakışı tavrı düşüncesi de tamamen alt-üst olmuş durumda. Oysaki O'nu herhangi bir insan gibi beşerî kriterlerle değerlendirmemiz kat'iyen doğru değildir. Hattâ mümkün de değildir. Zirâ O yeryüzünü yeniden dizayn etmek ve insanlığa yeni ufuklar açmak üzere müstesna bir ruh ve müstesna kabiliyetlerle donatılarak gönderilmiş bir insandır.. ve O'nu takdir bizim kriterlerimizi aşar. Bu itibarla kim ne anlatırsa anlatsın O'nu tam anlatmış olamaz. O'nu en iyi anlayanlardan biri olan Hassan b. Sabit'in:

وَمَا مَدَحْتُ مُحَمَّداً بِمَقَالَتِي وَلَكِنْ مَدَحْتُ مَقَالَتِي بِمُحَمَّدٍ
"Ben sözlerimle Muhammed (sav)'i övmedim. Fakat O'nunla sözlerimi methettim." dediği gibi bütün güzel sözlere güzellik kazandıran o sözler içindeki O'nun yâd-ı cemîlidir. Yoksa bizim ifadelerimizin O'na kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Küçük tasarruflarla aynı sözü Farazdak da kullanır.. asrın büyük mütefekkiri de Kur'ân için aynı sözleri söyler:[1]

وَمَا مَدَحْتُ الْقُرآنَ بِكَلِمَاتِي وَلَكِنْ مَدَحْتُ كَلِمَاتِي بِالْقُرآنِ
Bütün bunlar bir ölçüde aynı duygu ve aynı düşünceyi paylaşmanın neticesidir. Hepsi de ilhamlarını aynı kaynaktan almış ve aynı şeyleri ayrı ibarelerle söylemiş kimselerdir; bazısının mücmel bıraktığını diğeri tafsil edip açıklamış; bazısı daha şairâne gitmiş ama hep aynı mihver etrafında dönüp durmuşlardır. Aynı şekilde bizler de her yönüyle tahdis-i nimet olan O'na ümmet olmanın ayrıcalığını yaşıyor ve coşkunluğumuzu haykırıyoruz: Rabb'imize ne kadar hamd ve şükretsek azdır ki bizleri en büyük bir nimetle serfiraz kılmış ve Hz. Muhammed Mustafa (sav)'ya ümmet eylemiştir. Bu bir Fazl-ı İlâhîdir. O fazlını istediğine ve istediği ölçüde verir. Ancak bize verdiği hiçbir ölçü ve tartıya gelmeyecek kadar engindir. Evet başkalarına göre bize bahşedilen sahili olmayan bir ihsan denizidir...
Ancak meselenin bir de diğer yönü var ki sormadan edemeyeceğim. Acaba O Sultan'a lâyık bir gönül tahtına sahip miyiz? Sultan tahtında âram etmekte midir? Gönüllerimiz her an O'na açık mıdır? Otururken kalkarken yerken içerken ve bütün hareketlerimizde Hz. Muhammed Aleyhisselâmın mülâhazası kalb ve aklımıza hakim midir?. Ve hayatımız bütünüyle O'nun çizgisinde midir?.. Eğer cevabımız müsbet ise işte o zaman turnayı gözünden vurduk demektir. Artık rüya ve hülyâlarımızı hep O'nun güzel yüzlü nur cemâli süslüyor ve dolayısıyla da bizler Muhammedî bir cemaat haline gelmişiz demektir. Ahlâken O'nun ahlâkıyla ahlâklanan hayatının her safhasını Muhammedî edep ile süsleyen bir cemaat ise yeryüzünün denge unsurudur. Kanaatım odur ki henüz bu dengeyi bulamayışımızın bir tek sebebi vardır; o da Muhammedî ruhta istenen seviyeye ulaşamayışımızdır.
O Allah'ın hususî olarak yarattığı ısmarlama bir insandır. Bir insan olarak aramıza katılışı bizler için en büyük bahtiyarlıktır. Çünkü cennetler bile O'nun teşrifiyle şeref kazanmıştır ve şeref kazanacaktır. Bu itibarla insanımıza O'nu hem de kendi kâmetine uygun anlatabilmek bizim için en büyük vazifedir. Zira insanlık O Sultanı anladığında ve O'na tabi olduğunda hakiki insanlığa erecektir. Ben de buna niyetlendim. Ancak bu meydanın eri bu hutbenin hatibi olmadığımı tâ baştan itiraf ettim. Şu kadar var ki O'nun anlaşılmasına çalışmam tek arzum.. ve işte bütün hünerim de bu mevzudaki samimiyetimdir...

Uzun süre kendimi kapısında bir "kıtmîr" olarak düşünmüş öyle teselli bulmuştum. Fakat gün geçtikçe ümidimi de kısmen kaybettim. Sonra kendime şöyle dedim: Keşke bir insan olarak yaratılacağıma O'nun mübarek vücudunun bir yerinde bir kıl olarak yaratılsaydım. Evet Cenâb-ı Hakk'ın böyle husûsî lütuflarına mazhar bir insana bu kadar yakın olabilseydim.. hep böyle düşündüm durdum. Ancak böyle bir mazhariyete de liyakatım olmadığını O'nu tanıdıkça daha iyi anladım. Şimdi bütün arzum ve isteğim sadece O'nun ümmeti içinde bulunabilmekten ibarettir. Zira ümidim odur ki Cenâb-ı Hak böyle bir cemaat arasında bulunanı O'nun şefaatından mahrum etmeyecek ve هُمُ الْقَوْمُ لاَ يَشْقَى بِهِمْ جَلِيسُهُمْ
"Onlar öyle bir topluluk ki onlarla beraber olan asla mahrum kalmaz"[2] diyecek ve beni de o topluma dahil edecektir.
Evet buna rağmen O muallâ zâtı anlatmaya niyetlendim. Neslimin gönlüne O'na ait sevgi ateşini tutuşturacak bir kıvılcım atabilmek bütün gayretim. Ne diyeyim?. Ben de hacca niyetlenen karınca gibi derim!. Zaten o yolda ölmek bütün emelim... O apayrı buudların insanıdır. Bizlere düşen kendimizi O'nun çizgisine ve frekansına göre ayar etme gayretidir. Bu temin edildiğinde arada açık ve şifreli konuşmalar başlar. Komutu bizzat Resûlullah verir. İdareyi O ele alır. O'nun idare edeceği bir cemaat ve cemiyetin keyfiyeti ise melekleri gıptaya sevk edecek derecede ulvî derin ve her türlü izah ve tasvirden varestedir.
Belki bazılarına bu dediklerimiz objektif gelmeyebilir. Ne gâm; her gün üç-beş dırahşân çehreli genç mânen Resûlullahtan bir kısım beşaretler aldıktan sonra!. Ve yine bazıları perdesiz hicapsız doğrudan doğruya hem de şahâdet âleminde O'nunla münasebete geçtiğini söyledikten sonra!.
O ruhâniyatıyla ve bazılarına göre de nûranîleşen cismaniyetiyle daima aramızdadır. İmam Suyûtî yetmişten fazla bizzat Allah Resûlü'yle açıktan görüştüğünü söyler. Evet O bizim anladığımız mânâda ölmemiş; sadece buud değiştirmiştir. O'nun ölümünü herhangi bir insanın ölmesi gibi anlamak yanlış olur. Zira Kur'ân peygamberlik makamının iki derece daha aşağısında bulunan şehidlik mertebesine erenlere dahi ölü denilmemesini söylemektedir. Öyleyse bizim anladığımız mânâda O'na "öldü" demek nasıl mümkün olabilir!? Evet O'nun sadece ayrı bir buuda geçtiğini söyleyebiliriz. Onun içindir ki bakışı o buudlara ulaşabilen insanlar O'nu orada bizzat görüp müşâhede edebilmektedirler...
Beden ve cismaniyetin zindanından kurtulup kalb ve ruhun hayat derecesine erenler mazi ve istikbâli aynı anda yaşayabilirler. İşte o buudun insanları şu anda hem sizinle yan yana oturur hem de asr-ı saadette Allah Resûlü'yle diz dize bulunurlar. Ehlûllahdan "ebdâl" denilen kimseler aynı anda birçok yerde bulunabilmektedirler. Ya O Sultanü'r-Rusûl niçin hem ahirette hem dünyada hem bizim önümüzde hem de meleklerin ve nebîlerin önünde bulunmasın? Bulunuyor ve bulunacaktır da..!
Bütün bu söylenenleri bundan böyle anlatacaklarıma bir temel yapmak niyetindeyim. Peygamberlere ve Peygamberimize bakarken bakış zaviyesi ve niyet çok önemlidir. Enbiyâ-i izâm bir yana evliyâ asfiyâ ebrâr ve mukarrebînin sezilip anlaşılması dahi hususî bir ruh safveti ve gönül berraklığı isterse peygamberler nasıl cismaniyetin sisli-dumanlı ikliminde idrak edilip anlaşılabilir ki?.. Öyle ise onları anlamaya çalışırken bütün letâifimizle teveccüh edip dikkat kesilmemiz icap edecektir. Hele bakılıp anlaşılmak istenen Hz. Muhammed Aleyhisselâmın şahsiyeti ise bu dikkat birkaç kere daha arttırılmalıdır. Ne var ki yine de herkes kendi kalb gözünün bakış gücüne göre bir şeyler görüp sezecek.. ve O'nu bütünüyle hiç kimse tam mânâsıyla kavrayamayacaktır. Evet:

وَكَيْفَ يُدْرِكُ حَقِيقَتَهُ قَوْمٌ
نِيَامٌ تَسَلَّوْا عَنْهُ بِالْحُلُمِ
"Ömürlerini rüyalarla teselli olmakla geçiren uykudaki insanlar
O'nun hakikatını nasıl idrak edebilirler ki." (Busayrî)
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ayri, buudlarin, insanidir

Seçenekler
Stil


Saat: 22:01

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,