ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Psikoloji

Psikoloji Psikolojik Konular


Yeme Bozukluğu: Bulimia Nevroza.

Psikolojik Konular


Yeme Bozukluğu: Bulimia Nevroza.

ForumSevgimiz Eğitim Bölümü Kategorisinde ve Psikoloji Forumunda Bulunan Yeme Bozukluğu: Bulimia Nevroza. Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Yeme Bozukluğu: Bulimia Nevroza. Yemek vazgeçilmez yaşam alışkanlıklarımızdandir. Ama bu alışkanlık, kimi insanın karşısına, bilinçli ya da bilinç dışı sebeplerle ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 01 Aralık 2014, 23:08   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Dua '
Üye
Dua ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Asik
Üyelik tarihi: 25 Ekim 2014
Şehir: N'apcan, Gelcen
Yaş: 28
Mesajlar: 8.046
Konular: 3154
Beğenilen: 2610
Beğendiği: 3268
www.forumsevgisi.com
Standart Yeme Bozukluğu: Bulimia Nevroza.

Yeme Bozukluğu: Bulimia Nevroza.

Yemek vazgeçilmez yaşam alışkanlıklarımızdandir. Ama bu alışkanlık, kimi insanın karşısına, bilinçli ya da bilinç dışı sebeplerle sorun olarak çıkabiliyor. Bu durum farkedildiğinde tedavi yoluna gidilmezse, yeme bozuklukları insanın hayatını olumsuz etkileyebiliyor.

Klinik olarak çok eskilerden beri yemeye karşı bazı bozukluklar belirgin olarak görülse de DSM'de ilk olarak 1980 yılında alt kategori olarak yer almıştır. En sık karşılaşılan ve her yerde karşımıza çıkan obezite (aşırı derecede şişmanlık) dışında yeme ile ilgili çok önemli bozukluklar vardır. İşte bunlardan biri: Bulimia Nevroza

Bulimia Nevroza yineleyen aşırı yeme nöbetleri ve hastanın beden ağırlığını kontrol etmekle aşırı uğraşması; bu nedenle yediği yiyeceklerin şişmanlatıcı etkilerini azaltmak için aşırı çaba harcaması ile belirli bir sendromdur. Bu hastalık olağan dışı miktarlarda yemek tüketimi dönemlerini izleyen bilinçli dışa atım yöntemlerini de içermektedir. Kilo alımını engellemeye yönelik kullanılan bu yöntemler genellikle; çıkartma, oruç tutma, aşırı egzersiz uygulama veya laksatif kullanımından oluşur. DSM-IV Bulimia Nevroza'da oluşan zevke yönelik yeme epizodlarını; "2 saatten daha az bir sürede pek çok insanın aynı koşullarda yiyebilecekleri miktardan daha fazla yemek tüketimi" olarak tanımlamaktadır. Zevk yemeleri tipik olarak gizlilik içinde olur; genellikle bir stres faktörü tetikleyicidir, ve olumsuz duygulanımları harekete geçirir; yalnızlık, sosyal ortamlarda yeme veya kilo alımı konusunda endişelenme gibi. Bu zevke dayalı yeme, kişi rahatsızlık verecek derecede tok olana değin devam eder. Bu süre içinde kişi yeme davranışı ve tüketilen yemeğin miktarı üzerindeki kontrolünü kaybeder Bu sürede tercih edilen yemekler genelde dondurma, çikolata, pasta gibi çabuk yenebilen ve kalorili yiyeceklerdir.

Bulimia hastaları Anoreksiya'da olduğu gibi yardımı reddetmezler. Aşırı yeme ve kusma epizodlarından sonra suçluluk duymalarına ve bu davranışları gizleme çabası içinde olmalarına rağmen istekle yardım ararlar.

Araştırmalar göstermiştir ki bulimia olgularında hastalar, tıkanırcasına yeme epizodları sırasında 2000 ile 4000 kalori almaktadır ki bu kalori miktarı sağlıklı bir kişinin bir gün boyunca aldığı kalori miktarından daha fazladır. Hastalar genellikle tıkanırcasına yeme davranışlarından utanç duyarlar ve bunu saklama çabasındadırlar. Çoğunlukla tıkanırcasına yeme epizodları sırasında kontrolü yitirdiklerinden yakınırlar. Tıkanırcasına yeme epizodunu, pişmanlık duygusu içinde iğrenme, tiksinme, huzursuzluk, kilo alma korkusu ve dışa atım çabası izler. Bulimia hastaları dışa atımı genellikle parmak yardımı ile kusarak yaparlar. Mide bulantısı ve kusma, zamanla bulimia hastalarında irade ile gerçekleşebilmekte ve parmak, çatal vb. gibi maddelere gereksinimleri dahi kalmamaktadır. Laksatif ve diüretik kötüye kullanımı, yoğun egzersiz programı veya oruç tutma gibi diğer kiloyu koruma yöntemleri de bulimia hastalarının vücut ölçülerini koruma çabası dahilinde başvurdukları diğer yöntemlerdir. Çoğu insan zaman zaman tıkanırcasına yeme nöbetlerine girebilir. 1982 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin %50'si arada sırada meydana gelen tıkanırcasına yeme-arınma önemleri geçirmektedir. DSM-IV kriterlerine gore bu tür davranışlara hastalık boyutunda yaklaşmak ve Bulimia tanısı koymak ancak bu dönemlerin üç ay boyunca haftada en az iki kez gerçekleşmesi sonrasında mümkündür.

Bulimia hastaları için kilo alımının yarattığı kaygı oldukça yüksektir. Yine Bulimia Nevroza'da da Anoreksiya'da olduğu gibi kişinin vücudunun görünüşünü algılamasında bozulmalar meydana gelmektedir ve bu kişiler normal ağırlıkta olsalar dahi kendilerinin kilolu olduklarına inanabilmektedirler.

DSM-IV Bulimia Nevroza'yı iki alt tipe ayırmaktadır: Çıkartma olan ve çıkartma olmayan tip. Çıkartma olmayan tipe eşlik eden davranışlar; oruç tutma, aşırı egzersiz yapma veya laksatiflerin kullanımıdır. Çıkartma olan tipe oranla daha sıktır. Ayrıca bu tip hastalar tıkanırcasına yeme dönemlerini daha az yaşamakta ve hastalık şiddetinin daha hafif olduğu gözlenmektedir.

Bulimia Nevroza ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde başlar. Bulimia hastalarının %90'ını kadınlar oluşturur. Kadınlar arasındaki sıklığının % 1 ile 2 arasında olduğu bilinmektedir. Bulimia hastalarının öykülerine bakıldığında pek çoğunun önceleri aşırı kilolu olduğu ve hastalık semptomlarının bir diyet dönemi ile başladığı görülür. Bulimia hastalarında abartılı yeme dönemleri olduğu için hasta kliniğe başvurduğunda zayıflamış olması beklenmemelidir, bazen normal kiloda ve hatta fazla kilolu dahi olabilirler, oysa anoreksia hastaları kliniğe her zaman aşırı zayıflamış halde başvururlar.

Uzun dönem takipler Bulimia teşhisi ile tedavi edilen hastaların yarısından fazlasının beş yıl içinde sağlıklarına kavuştuklarını göstermektedir. Ancak hastalığın seyri, kusma sonucu ortaya çıkan belirtilerin şiddetine de bağlanmaktadır. Uzun süren vakalarda ilişkilerde bozulma, iş yaşamında sorunlar ve kendilik değerinde azalma görülebilmekte, bu tür etmenlerin klinik açıdan ele alınmasında fayda olduğu bilinmektedir.

Bulimia Nevroza tanısı konmuş hastalarının pek çoğunun aile öyküleri incelendiğinde, sorunlu aile ilişkileri göze çarpar. Hastalar anne-babalarını "uzak ve reddedici" olarak tanımlarlar. Yeme nöbetlerinin anne ile bütünleşmeyi temsil ettiği, ancak sonrasında anneden ayrışma ve bireyselleşme çabasının dışa atım, kusma davranışları olarak kendini gösterdiği düşünülmektedir.

Bulimia hastaları Anoreksiyadan farklı olarak dışa dönük kimselerdir. Bunun yanında kızgın ve dürtüsel oldukları da gözlenmiştir. Bulimia hastalarının dürtü kontrolünde yaşadığı problemler nedeniyle pek çok sorun da beraberinde kliniğe taşınmaktadır. Madde kötüye kullanımı, emosyonel dengesizlik ve intihar girişimlerine de bu hastaların hikayelerinde sıklıkla rastlanmaktadır. İlginç bir araştırma da Bulimianın çalma alışkanlığı ile pozitif ilişkisini ortaya koymuştur. Hırsızlık alışkanlığı olan bulimia hastalarının aynı zamanda madde bağımlılığı ve diğer suçlara da yatkınlığı gözlenmiştir. Bulimia Nevroza pek çok diğer psikiyatrik hastalık ile birlikte anılmaktadır; özellikle depresyon, kişilik bozuklukları ve anksiyete bozuklukları çok sık rastlanır.

Bulimia Nevroza'nın:
a) yineleyen kusmalara yol açan üst gastrointestinal sistem hastalıklarından
b) kişilikteki daha yaygın bir bozukluktan
c) depresif bozukluktan ayırt edilmesi gereklidir.

Psikolog Uğur Dalan
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 19 Temmuz 2015, 16:28   #2
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yeme Bozukluğu Nedir?

Özellikle kızlarda yaygın olarak görülen, erkeklerde de görülebilen biyo-psiko-sosyal bozukluklardan olan yeme bozukluklarını öncelikle, beslenme bozukluklarından ayırmak gerekir.

Yeme bozukluğu yaşayan kişilerin fiziksel belirtilerine baktığımızda, kilo kayıpları yanı sıra, kiloda sık sık değişimler olduğu göze çarpar. Her an bayılacakmış gibi bir görünüme sahiptirler. Bu vakalarda; Güçsüzlük, Yorgunluk, Baş dönmesi, Laterji (Yaşama işlevlerinin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu), Deride kuruluk, Saç dökülmesi, Saç kayıpları, Ödem (El, ayak ve göz kapaklarında şişmeye neden olan durum), Amenore (Adet görememe), Oligomenore (Adet kanamasının azalması), El-ayak parmaklarında solukluk, Konstipasyon (Kabızlık) en sık gözlenen fiziksel belirtiler arasındadır.
Yeme bozukluğuna sahip bireylerle yapılan görüşmelerde, bu bireylerin yiyecekler, yiyeceklerin kalorileri ve yağ oranlarıyla normal olmayan boyutlarda ilgilendikleri gözlenir. Çoğunlukla normal kilo sınırının da altında oldukları halde şişmanlıktan şikayet eder, her daim diyet (herhangi bir beslenme uzmanı veya doktor kontrolü olmaksızın bilinçsiz, kulaktan duyma..) ve aşırı egzersiz yaparlar. Hiçbir şey yemedikleri halde, aç olmadıklarını söylerler. İnsanlardan uzaklaşmalarının ve diğer insanlarla beraberken yemek yememelerinin en büyük nedeni budur. Yemediklerine şahit bulunmasından korkarak, arkadaşlarıyla ailesiyle yemek ortamlarına girmek istemezler. Çok az bir yemek yediklerinde bile şişkinlik yaşadıklarını söyleyerek bir süre sonra gerçektende söylediklerine kendileri de inanmaya başlarlar. Düşünce kalıplarının büsbütün bozulduğunu fark etmezler.. Gün içinde sık sık teraziye çıktıkları, gramlarla ifade edilen kilo değişimlerinde bile aşırı kaygı yaşamaktan kendilerini alamadıkları göze çarpar. Çoğunlukla arkadaşlarıyla görüşmedikleri, onların görüşme isteklerine cevap vermedikleri, kabuklarına çekildikleri, hiçbir sosyal ortama girmedikleri, başkalarıyla yemeğe oturmadıklarını ifade ederler. Aşırı gerginlikten, duygusal ve düşünsel sıkıntılardan, gün içinde ruh hallerinin an be an değiştiğinden şikayet eden bu vakalarda; aşırı ve çarpık özeleştiri, dürtüsellik, depresif (daha önceden keyif aldığı iş veya durumlardan keyif almama) ve obsesif kompulsif belirtiler (yiyecek biriktirme ve ya atma şeklinde) yanı sıra yemeklerden sonra sık sık tuvalete gitme, kusma, boşaltım sistemini hızlandıran ilaçlar ve çayları kontrollü kullanmama davranışları izlenir.

Anoreksiya Nevroza
Bu durumu yaşayanlar çoğunlukla yiyecekler; yanı sıra beden imajları hakkında çarpık inançlara sahiptir. En büyük korkuları şişmanlamak ve kilo almaktır. Yaşlarına, boylarına ve harcadıkları enerjiye uygun kiloya sahip değildirler. Çoğunlukla halk arasında “Bir deri bir kemik” olarak nitelendikleri, aşırı zayıf oldukları halde kendilerinin çok kilolu olduklarını iddia ederler. Bazı vakalarda boy, yaş ve yaptıkları işin gerektirdiği enerji düzeyi dengesi aşırı bozuktur. Nihayetinde, kilonun da verilebileceği bir alt sınır mevcuttur. Bu sınırın altına düşüşler ölüm tehlikesiyle burun buruna getireceğinden, Anoreksiya Nevroza da hayati bir tehlikede söz konusudur.

Bulumia Nevroza
Bu durumu yaşayanlar aşırı yer, hemen yemeğin ardından kilo alacakları kaygısı sebebiyle büyük pişmanlık duyarak çeşitli yollarla (kusma, aşırı egzersiz, laksatif ilaçlar…) yediklerini çıkarmaya çalışırlar. Yeme Bozukluklarının Nedenleri ve Tedavisi
Yeme bozuklukları çok çeşitli nedenlere dayanabilmektedir. Bilindiği gibi, özellikle bedendeki değişimlerin hızlandığı (boy,ses,görünüm…) ergenlik döneminde, hem kız hem de erkek ergenlerde ilgi bedene doğru kaymış, bakımlı olmak, diğer kişiler tarafından beğenilmek, güzel görünmek, popüler olmak onların en büyük kaygıları haline gelmiştir. Ergenlerin bu dönemde gösterdikleri davranışlar, onların gelişimlerinin normal seyrinde olduğunu anlamamıza yardımcı olur.

Bununla beraber, özellikle son 15 yıldır mankenlerin doğru olmayan yöntemlere başvurarak (İlaçlar, çaylar, kokain…) aşırı zayıflamaya çalışması ve onların bu davranışlarının paparazi programlarında, ana haber bültenlerinde, gençlik programlarında, çeşitli gençlik dergilerinde… yayımlanarak gençlerin aşırı zayıflığa özendirilmesi, başka bir yeteneğiyle ön plana çıkamayan gencin bu yolla dikkat çekmesinin çevre tarafından ödüllendirilmesi, Anoreksiya ve Bulumia Nevroza vakaların sayısını gün geçtikçe çoğalttığından, medya ve yayımcıların bu konularda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Hali hazırda bedensel olarak bir yetişkine benzemeye başlayan, bununla beraber çocuksu hatlardan kurtulamamış, henüz tam bir yetişkin bedene sahip olamamış olan ergen (sesi tam oturmamış, burun yüze göre daha büyük…) sürekli ayna karşısında vakit geçirmekte, bedeniyle haşır neşir olmakta, onu tanımaya, kendini anlamlandırmaya çalışmaktadır. Bilindiği gibi, ergenler için ilk sırada arkadaş gelir. Aile, anne baba ergen için en son sıradır. Arkadaşlarının kendi hakkında ne düşündüğü, ne hissettiği, okuldaki ve mahallesindeki statüsü onun için her şey demektir. Arkadaşları tarafından beğenilmemek, onların alay ve eleştirilerinin hedefi olmak bir ergenin en büyük kabusudur. Eğer arkadaşlarının alaylarına ve eleştirilerine maruz kalırsa sağlam bir beden imajına sahip olamaz, egosunu koruyamaz ve kendini saldırı altında hissetmekten alıkoyamaz.

Aile içi özellikle de anneyle olan iletişimin kalitesinin korunamaması, çarpık düşünce şekillerini ayırt etmekte ustalaşmamış, kimliğini tam olarak oluşturamamış ergen için bu tür yeme bozukluklarının oluşumuna zemin olabilmektedir.

Kilosuyla ne kadar ilgilenir?
Kilosunu dert eder mi?
Kiloyla ilgili şikayetlerini sık sık dile getirir mi?
Yeme davranışlarında herhangi bir farklılık gözlemlediniz mi?
Eskisi oranla yemesi nasıl?
Önceden yediği bir yemeği yemeklere karşı ilgisinde herhangi bir değişim var mı?
Sık sık tartılır mı?
Zayıflamak için herhangi bir beslenme uzmanına başvurmadan diyet yapar mı?
Zayıflamak için aşırı egzersiz yapar mı?

Eğer sorulara verdiğiniz cevaplar sizi düşündürdüyse bir uzmana danışmanız sizler için yararlı olabilir. Bildiğiniz üzere erken teşhis hayat kurtarır. Bu durum Anoreksiye Nevroza ve Bulumia Nevroza vakalarını da kapsamaktadır. Erken teşhisin, öncelikle yanlış davranış alışkanlıklarının oturmasını önlemede ve tedavinin daha olumlu sonuçlar vermesini sağlamada büyük fayda sağlar.

Tedavisi kolay olmayan bu tür sorunların üstesinden gelebilmek için; gerekli fiziksel muayeneyi, hormon, kan, kemik…için gerekli tıbbi testleri yapacak bir doktora, doktorun verdiği bilgiler ışığında sağlıklı beslenme ve diyet hakkında gerekli düzenlemeleri yapacak olan bir beslenme uzmanına ve ruhsal durumun düzenlenmesinin yanı sıra sağlıklı düşünme ve davranış alışkanlıkları kazandırmada yardımcı olacak bir psikoterapiste ihtiyaç olacaktır. Bu ayakların birindeki eksiklik, tedavi süresinin uzamasına ve çarpık davranış alışkanlıklarının kemikleşmesine neden olacağından, daha baştan itibaren titiz bir tedavi programı hazırlanması yerinde olacaktır.

Uzman Yazar : Tuğba DEMİRÖZ
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bozuklugu, bulimia, nedir, nevroza, yeme

Seçenekler
Stil


Saat: 14:18

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,