ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Psikoloji

Psikoloji Psikolojik Konular


Mâneviyat

Psikolojik Konular


Mâneviyat

ForumSevgimiz Eğitim Bölümü Kategorisinde ve Psikoloji Forumunda Bulunan Mâneviyat Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Mâneviyat Günümüzde dünya çapında ekonomide, siyasette, inançta, ailede, eğitimde, kısacası birçok sahada ciddî bunalımlar yaşanmaktadır. Şüphesiz bu bunalımlar insan kaynaklıdır. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 12 Ocak 2015, 00:38   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Alabora
Öylesine Biri i$te.
Alabora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Eglenceli
Üyelik tarihi: 30 Aralık 2014
Şehir: Heryer
Mesajlar: 1.321
Konular: 925
Beğenilen: 247
Beğendiği: 638
www.forumsevgisi.com
Standart Mâneviyat

Mâneviyat

Günümüzde dünya çapında ekonomide, siyasette, inançta, ailede, eğitimde, kısacası birçok sahada ciddî bunalımlar yaşanmaktadır. Şüphesiz bu bunalımlar insan kaynaklıdır. İnsan, diğer canlılardan farklı olarak, yıllar alan uzun bir eğitim neticesinde ancak hayatta etkili ve rol sahibi bir fert olarak yer alabilmektedir. Her sahada bunalımlar yaşandığına göre, insana verilen eğitimde ciddi yanlışlıklar ve eksiklikler bulunmaktadır. Bilindiği gibi eğitim; aile, en geniş mânâsıyla çevre ve okul üçlüsünün eseridir. İnsan aldığı eğitim neticesinde bir şahsiyete sahip olur ve hayatta o şahsiyetiyle rolünü oynar. Durum böyle olunca insan şahsiyetinin nasıl oluştuğu, hangi evrelerden geçtiği, hangi konuların daha çok tesirli olduğu gibi meselelerin mercek altına alınması gerekir. Yazımızda insan şahsiyetinin oluşumunda en önemli tesire sahip olan, ancak uzun zamandır ciddi bir ihmale uğrayan mâneviyattan söz etmek istiyoruz. Ama önce şahsiyet kavramından ne anladığımızı bir nebze izah etmeliyiz.

Şahsiyet



Türkçede kişilik de denilen şahsiyet kavramı kısaca, insanları birbirinden ayıran, her insanın kendine has bedenî ve ruhî özelliklerinin bütünü şeklinde tarif edilebilir. İnsanın kişiliği, bir kısmını doğuştan getirdiği, bir kısmını sonradan edindiği duygu, algı, öğrenme, düşünme, yargı, dış görüntü, giyim biçimi, tutum ve davranış özellikleri, ahlâk ve inanç yapısı gibi unsurların bütününden oluşur.
İnsanın şahsiyetine değişik derecelerde eş zamanlı tesir eden faktörler dört ana başlık altında özetlenebilir. Fıtrat, çevre, tarih ve irade... Bu faktörlerin ilk üçü cebrî, yani kişinin istek ve iktidarı dışında gelişir ve kişiye tesir eder.

Cebrî faktörlerden birincisi olan fıtrat gelişip olgunlaşırken, mizaç, karakter, huy, ego (benlik) ve kişilik tabiî olarak inşa edilir. Fıtratın aslî unsurları içinde, ruh, akıl, kalb, nefis, vicdan, irade, şuuraltı, şuur, evham, vesvese, duygular, istekler, alışkanlıklar, bağımlılıklar yer alır. İnsan tabiatında iyilik, güzellik, adalet ve faziletin yanı sıra kötülük, zulüm, öfke-kin-nefret, haset, kıskançlık, cimrilik ve düşmanlık gibi menfi görünümlü duygular da bulunmaktadır.

İnsana cebrî olarak tesir eden ikinci faktör, içinde doğduğu sosyo-ekonomik ve kültürel sistemi belirleyen çevredir. Zamanın ruhunu yansıtan sosyo-ekonomik ve kültürel unsurlar, şuuraltının, karakterin ve egonun gelişmesine doğrudan tesir eder. İnsanî değerler ancak toplum içinde yeterince geliştiğinden, insan ‘sosyo-kültürel zaman diliminin (tasavvufî ifadesiyle vaktin) çocuğu’ olarak vasıflandırılmıştır.

Bir diğer unsur olan tarihten kasıt, insanın doğumundan itibaren şuuraltına kaydedilen yaşadığı tecrübeler ile soyundan ve çevresinden aktarılan ve hatıralarda kalan birikimlerin tamamıdır. Şuuraltı birikimleri kişiye göre değişen derecelerde şahsiyete tesir eder. Dolayısıyla insan, tarihi olan, bunun tesirinde düşünebilen ve karar veren bir varlık olduğundan, onu anlamaya çalışırken soyu ve geçmişi göz ardı edilemez.
İnsanın şahsiyetinin gelişiminde en önemli ve tesirli dördüncü unsur ise iradedir. Bir başka ifadeyle, iradî ve şuurlu tercih ve kararlarıdır. Zîrâ insan her an şuursuz veya şuurlu, otomatik veya iradî olarak tercih eden ve karar veren dinamik bir varlıktır.

Şahsiyeti oluşturan bu faktörlere bakıldığında hemen hepsinde mânevî bir yönün olduğu yani mâneviyatla irtibatlı oldukları görülür. Şüphesiz bu durum mâneviyatın bir ruh gibi insanı ilgilendiren her meseleyi etkileme karakterinden ileri gelmektedir. Onun için mâneviyat denilince geniş anlamıyla din akla gelir. Fakat maalesef çağdaş psikologlar dini ya hiç hesaba katmamakta veya çevre faktörü içerinde, ‘çaresizlik karşısında ortaya çıkan birtakım ibadetler ve yüce bir güce sığınma duygusunun sonucu oluşmuş kültürel bir unsur’ anlamını vererek, tesirini belli belirsiz bir konuma indirgemektedirler. Oysa din duygusu gereğine uygun bir şekilde tahlil edildiğinde bunun sadece sonradan öğrenilen veya çevreden edinilen birtakım ritüel ve duygulardan ibaret olmadığı, potansiyel olarak insanda var olduğu, hattâ insanın bu duygu ve ihtiyaç üzere yaratıldığı tespit edilebilir. Dinî yaşayışı duygular, düşünce ve tasavvurlar, ilgi ve eğilimler, istek ve idealler, hareket ve faaliyetler, ahlâkî ve estetik yönelişler gibi insanı tanımlayan bütün ruhî süreçler içerisinde görmek mümkündür.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
mâneviyat

Seçenekler
Stil


Saat: 17:05

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,