ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Psikoloji

Psikoloji Psikolojik Konular


Epilepsi - Sara

Psikolojik Konular


Epilepsi - Sara

ForumSevgimiz Eğitim Bölümü Kategorisinde ve Psikoloji Forumunda Bulunan Epilepsi - Sara Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Epilepsi - Sara Sara (epilepsi) genellikle geçici bilinç yitimi ve kasılmalar gibi özellikleri olan bir hastalıktır. Hastalığa yol açan birçok ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 09 Kasım 2014, 13:28   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Mattet
Rakı & Bira
Mattet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Yorgun
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2014
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 753
Konular: 702
Beğenilen: 49
Beğendiği: 28
www.forumsevgisi.com
Standart Epilepsi - Sara

Epilepsi - Sara

Sara (epilepsi) genellikle geçici bilinç yitimi ve kasılmalar gibi özellikleri olan bir hastalıktır. Hastalığa yol açan birçok neden olmakla birlikte sara nöbetleri genellikle idyopatik (oluşunda bir sebep gösterilmeyen) sayılırlar. Başka bir deyişle nöbetler beyini etkileyen bir başka hastalığın sonucu olarak değil, beynin elektrokimyasal mekanizmalarında meydana gelen ve nedeni bilinmeyen aksaklıkların bir sonucu olarak meydana çıkarlar.

İdyopatik sara, kadınlarla erkekleri aynı oranda etkileyen, oldukça yaygın bir hastalıktır. Bu hastalıkla ilgili olarak yapılan otopsilerde beyinde hiç bir patolojik bozukluk saptanamamaktadır. Bu nedenle idyopatik sara, nedeni kesin olarak bilinmeyen hastalıkların en tehlikelilerinden biri sayılmaktadır. Sara çok eski zamanlardan beri bilinir. Tıp biliminin öncüsü sayılan Hippokrates bu hastalığı M.Ö. 400 yıllarında tanımlamış ve saralı bir hastayı başarıyla tedavi etmiştir.

O devirlerde insanlar saralıları bazı kötü ruhların etkilediğini sanırlardı. Bugün bile, bazı çevrelerde sarayla ilgili benzer düşüncelere rastlanmaktadır. Bazı kişiler ise sarayı utanılacak ve çevreden gizlenecek bir durum olarak görürler. Saralı hastaların tedaviden yarar görmemelerinin bir nedeni de bu utanma duygusudur.

Tarihte birçok ünlü kişinin saralı olduğu bilinmektedir. Büyük İskender, Jul Sezar ve Napoleon bu ünlü kişilerin başında gelirler. Sara krizleri kişiden kişiye çok değişir. Hastalık her yaşta başlayabilir, ilk nöbetler çoğunlukla çocuklukta ve ergenlikte ve bazen de yirmi ile kırk yaşlar arasında görülür. Nöbetlerin sıklığı da hastadan hastaya değişir; kimi hastalarda bütün yaşam boyunca bir kez nöbet görülebileceği gibi, kimi hastalarda iki üç günde bir kriz olur. Bazı hastaların genel sağlık durumu son derece iyi olduğu halde, bazılarında zeka geriliği görülür. Kimi saralılar gayet normal bir yaşam sürdürebildikleri halde, bazıları çok ağır nöbetler geçirdiklerinden sürekli olarak denetim altında tutulmaları gerekir. Zeka geriliği hastalığın yaygın görülen bir özelliği olmakla birlikte, bazı durumlarda hastanın yeterince başarılı olmaması, zeka geriliğinin değil, ağır nöbetler nedeniyle öğrenimini tamamlayamamış olmasının sonucudur.

Halk arasında saranın ortaya çıkmasında kalıtsal etkenlerin önemli rolü olduğu kanısı yaygındır; oysa son istatistik bulguları bu kanıyı doğrular görünmemektedirler. Ancak, saranın kalıtsal zeka geriliği vakalarında daha yaygın olduğu söylenebilir. Bu durumlarda bile ailede genellikle yalnız bir kişi saraya yakalanmaktadır.

Saranın Fransızca petit mal (küçük sara) ve grand mal (büyük sara) deyimleriyle belirtilen, hafif ve ağır iki türü vardır. Bu konuda Fransızca terminolojinin yaygın olarak kullanılmasının nedeni, sarayla ilgili birçok araştırmanın Fransız bilim adamları tarafından yapılmış olmasına bağlanabilir. Büyük saraya epilepsia majör, küçük saraya epilepsia minör da denilir. Hastalığın iki türünde de krizler vardır; ancak bunların gelişmesi oldukça farklıdır. Küçük sarada bilinç yitimi olmakla birlikte, kasılma görülmez. Bu tür sara nöbetleri yalnız birkaç saniye sürerler ve çevredekiler tarafından fark edilmeyebilirler. Hasta çoğunlukla yere düşmez. Ancak nöbetler sıklaşır ve sayıları günde yüz kadar olursa, başkaları tarafından anlaşılmaması olanaksızlasın Hastalığı bu şekliyle geçiren bir çocuk, öğrenimini sürdüremez ve zekasını geliştiremez.

Nöbetler birdenbire ve hiç bir uyarıcı belirti göstermeden gelirler; tipik özellikleri, söylenen şeyleri yerine getirmeme veya yüzde beliren bir boşluk ifadesidir. Uzun süren nöbetlerde hasta yere düşer ve istem dışı işer. Ancak küçük saranın hiç bir şeklinde kasılma görülmez. Küçük sara nöbetleri sırasında araba kullanmak veya bisiklete binmek gibi kişinin yarı otomatik bir şekilde yaptığı karmaşık faaliyetler sürdürülebilir. Küçük sara daha çok, çocuklukta ve yeniyetmelikte görülür ve ileri yaşlarda geçer. Ancak bazen büyük saraya dönüştüğü de olur.

ŞİDDETLİ KASILMALAR

Büyük saranın tipik özelliği kasılmalı nöbetlerdir. Bu hastalıkta, nöbetlerin uyarıcı belirtileri vardır. Hasta nöbet geleceğini hisseder veya kaslarında meydana gelen seyirmelerden anlar. Başı döner, birden dengesini yitirir bir sıcaklık veya üşüme duyar. Bu durumlar nöbetten hemen Önce meydana gelebildiği gibi, bazen iki üç saat önce de görülür. Nöbet başladığında soluk borusu girişinin ani kasılması nedeniyle akciğerlerden boşalan hava haykırmaya benzer bir sesin çıkmasına sebep olur.

Hasta yere düşer ve kaskatı kesilir. Bir süre sonra bütün kaslarda ve kollarla bacaklarda kasılmalar seyirmeler başlar. Kaskatı kesildiğinde, soluk alamadığı için hastanın yüzü morarır. Bu sırada istem dışı işeme ve dışkılama meydana gelebilir. Kasılmalarla birlikte soluk alıp vermeye başladığından yüzü normal rengini alır. Soluklar ilkin hırıltı şeklindedir, ağız kenarından köpükler belirir; bazen hastanın dilini ve dudaklarını ısırması nedeniyle köpükler kanlı olur. Nöbetin sonuna doğru, kasılmalar azaldıkça hasta sakinleşir ve vücudu rahatlar.

Hasta kendine gelince çoğunlukla kuvvetli bir baş ağrısı ve uyuma isteği duyar. Çok yoğun kasılmalardan sonra kolları ve bacakları ağrır. Zihni karışıktır ve bir sarhoş gibi tutuktur. Ancak bu tür belirtiler her hastada farklı olur. Büyük sara olaylarında bazen hasta kendine gelemez. Status epilepticus denilen bu tehlikeli durum, hemen müdahale edilmezse ölümle sonuçlanır.

GARİP DAVRANIŞLAR

Sarayı ilginç bir hastalık haline getiren bir özelliği de çok değişik gelişmeler göstermesidir, örneğin nöbetten sonra kendilerine gelen hastaların hemen hepsinde büyük bir utanç duygusu görülmekle birlikte, davranışları farklılıklar gösterebilir. Hastaların çoğu, bilinci yerinde olduğu halde sert ve saldırgan olurlar ve normal yaşamında yapmadıkları şeyleri yaparlar. Nöbet sonrası dönemde her çeşit garip ve toplum kurallarına aykırı davranışa rastlanabilir.

Sara nöbetinin bir özelliği de, dıştan gelen uyarılarla başlayabilmesidir. Nöbetler, örneğin hasta televizyon seyrederken ya da sinema veya tiyatrodayken meydana gelen çağrışımlarla başlayabilirler. Dış uyarılarla sara nöbetleri arasındaki karmaşık ilişki henüz açıklanamamıştır.

Sara teşhisinin en önemli yanı, hastalığın beynin organik bir hastalığından mı ileri geldiğinin yoksa idyopatik mi olduğunun saptanmasıdır. Organik bozuklukların en önemlisi beyin urlarıdır. Bu durumun saptanabilmesi için hastalığın nasıl geliştiği, ailede yaygın olup olmadığı ve nöbetlerin biçimi hakkında bilgi gereklidir. Ancak teşhiste en önemli yardımcı, hastanın beyin dalgalarını gösteren elektroansefalogramıdır. Sağlıklı bir beynin ansafalalogramında belirli veriler yer aldığı için, uzmanlar saralı hastalarda meydana gelen sapmaları kolayca saptayabilirler. Elektroansefalografin, öbür ipuçları ile bir arada değerlendirildiğinde kesin bir sonuca varmak mümkün olur. Çünkü elektroansefalogramı normal olan saralılar olduğu gibi, bazı sağlıklı kişilerin ansefalogramında da düzensizlikler görülebilir.

Sinir hastalıkları uzmanları, ayrıca nöbetlerin isteri ile ilgili olup olmadıklarını da araştırmak zorundadırlar. Bu, ancak tecrübeli bir uzmanın gerçekleştirebileceği güç bir iştir. İsterik kişilerin nöbetleri çevredekiler! etkilemek amacını güder; oysa saralılar nöbetten son derece utanırlar ve kalabalıktan kaçmaya çalışırlar. İsterikler gürültücü ve dışa dönük, saralılar utangaç ve içe dönük olurlar. Sara teşhisinde bulunurken bu tür karışıklıkları önlemek için çok dikkatli bir araştırma yapmak gerekir.

TEDAVİNİN SAPTANMASI

Sara tedavisinde hasta, doktor ve hastanın ailesi arasında sıkı bir işbirliği gereklidir. Önce, hastalığın kesin tedavisinin mümkün olmadığı akıldan çıkarılmamalıdır. Ancak «genel tedavi» baslığı altında toplanabilecek birtakım tedbirlerle kontrol sağlanabilir. Bu tedbirler arasında toplumun göstereceği anlayış ve nöbet sayısını azaltacak ilaçlar büyük önem taşırlar. Bu arada hastayı veya ailesini salt hastalık nedeniyle toplum dışı kişiler haline koymak çok yanlış bir tutumdur. Sara hastayı kısıtlayıcı bir hastalıktır; ancak hiç bir zaman bir utanç kaynağı olmamalıdır.

Genel sağlığını kazanabilmesi için hasta sürekli olarak desteklenmelidir. Çeşitli toplumsal faaliyetlere katılmalı ve spor yapmalıdır. Başka bir deyişle saralı hasta mümkün olduğu kadar normal bir yaşam sürdürmelidir. Saralı hastalar sağlıklı kişilerin yedikleri herşeyi yiyebilirler ve gerekirse alkol alabilirler. Ancak bu konuda aşırılığa kaçmamak gerekir.

Saralı hastalar iş bulmak konusunda genellikle güçlük çekerler. Tutacakları iş büyük ölçüde nöbetlerin biçimine ve sıklığına bağlıdır. Bununla birlikte anlayışlı işverenler yanında çalışan saralılar verimli olabilmekte ve normal zekalı ve iyi kontrol edilen saralılar iş bulma konusunda genellikle sıkıntı çekmemektedirler.

Sara zeka geriliği ile birlikte görülürse, ilaç tedavisi kesin olarak gereklidir. Son elli yıldır uygulanan kasılmaları önleyici ilaçlar titiz bir tedavi yapıldığı taktirde hastanın yaşamını son derece olumlu bir biçimde değiştirebilmektedirler. Kimi zaman tek tek, bazen de birkaçı birlikte kullanılan bu ilaçlar sarayı denetlemede büyük başarı sağlarlar. En etkilisinin saptanabilmesi için hastanın birkaç ilacı denemesi gerekir, ilacın etkisiz olduğuna karar vermeden önce dozu arttırılır; ancak aşırı yükleme yapmamaya gayret edilir.

Günümüzde uygulanan ilaçların bir çoğunun uyku getirici etkisi vardır. Hastanın moralini bozacak en önemli etken, tedavinin bu uyutucu ve zihinsel etkinliği azaltıcı etkisi olduğundan, dozu saptarken çok dikkatli olmak gerekir. Bu konu çocuklar açısından da önemlidir. İlaç tedavisiyle sarası geçen çocuklar uykulu bir hale bürünüp derslerinde başarılı olmayınca geri zekalı sanılabilirler.

Daha önce sözü edilmiş olan status epilepticus (ağır sara nöbeti) durumlarında arka arkaya gelen nöbetler hastayı bitkin bir duruma koyar. Bu nedenle bu tür olayların acil müdahaleyle tedavisi gerekir; ölüme yol açan neden bu ağır nöbettir.

Nöbetlerin tehlikelerini gidermek amacıyla beyin etkinliğini yavaşlatıcı ilaçlar kullanılır. Ancak bu durumda, solunum gibi önemli işlevleri denetleyen merkezler de etkilenirler. Bu nedenle doktorun karar verirken çok dikkatli olması gerekir. Genel anestezi de bu durumda çok yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Damardan veya kastan barbitürat, anüsten uyuşturucu, solunum yoluyla eter verme bu konuda yararlanılan çeşitli olanaklardır. Günümüzde en yaygın olarak kullanılan ilaç damardan veya kastan verilen paraldehittir.

NÖBET SIRASINDA

Uyarıcı belirtilerin önceden duyulduğu durumlarda, nöbet başlamadan önce saralı kendisine güvenli bir ortam hazırlamaya çalışır. Nöbet sırasında hastanın dişleri arasına lastikten tampon koymak, çene kasılmaları olanak veriyorsa takma dişleri çıkarmak gerekir. Sıkı giysiler gevşetilmeli ve hasta, kolunu, bacağını çarpmayacağı bir yere yerleştirilmelidir. Nöbet geçtikten sonra hastanın yarım saat kadar dinlenmesi sağlanmalıdır.

Sara nöbetlerinin ne zaman geleceği bilinmediği için hastaya hastalığın gelişmesi ile ilgili hiçbir bilgi verilmemelidir. Nöbetler bütün yaşam boyunca ortaya çıkmayabileceği gibi, sık sık yineleyebilir veya haftada veya ayda bir gelebilirler. Hastalık belirtilerinin bütünüyle kaybolduğu durumlar çoktur. Gebelik sırasında, menopozdan sonra ve hasta bir şeyle uğraşırken nöbet gelmez.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
epilepsi, sara

Seçenekler
Stil


Saat: 18:08

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,