ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > Sağlık Bölümü > Ruh Sağlığı


Psikozlar Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?


Psikozlar Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Sağlık Bölümü Kategorisinde ve Ruh Sağlığı Forumunda Bulunan Psikozlar Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Psikozlar Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? Psikozlar Ruhsal sorunlar toplumun ilgisini giderek daha fazla çekiyor. Bunun başlıca iki nedeni var. Birincisi ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 06 Aralık 2014, 16:24   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Psikozlar Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Psikozlar Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Psikozlar

Ruhsal sorunlar toplumun ilgisini giderek daha fazla çekiyor. Bunun başlıca iki nedeni var. Birincisi başta depresyon olmak üzere bir çok ruhsal bozukluğun görülme sıklığının artması. İkinci nedense artan iletişim olanaklarının da yardımıyla ruhsal bozukluklar konusunda bilinçlenen toplumun daha fazla bilgi talep etmesi.

Okuyacağınız yazı dizisi söz konusu talep doğrultusunda sık rastlanan ruhsal bozuklukları ana hatlarıyla tanıtmak amacıyla hazırlandı. Bugünkü ilk yazı psikozu konu alıyor. Yarın depresyonu yarından sonra bunaltı bozukluğunu ve sonra sırasıyla alkolizm uyku bozuklukları ve cinsel işlev bozukluklarını tanıtacağız. Trafik kazaları ve silahlı çatışmalar beldesi haline gelen ülkemizde bu tür olaylar karşısında gösterilen başlıca tepkilerden birisi olan 'travmatik nevroz' konusuyla dizi tamamlanıyor.

Bu yazı dizisini hazırlayan Dr. Levent Mete 1958'de İzmir'de doğdu. Tıp eğitimini Hacettepe Tıp Fakültesinde psikiyatri uzmanlık eğitimini Ege Üniversitesi Psikiyatri Kliniğinde tamamladı. Çeşitli bilimsel dergilerde ve günlük gazetelerde 40'a yakın makalesi yayınlandı. Şizofrenik düşünce konusunda yaptığı bir araştırma ile 1993 yılında Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneğinin Araştırma Ödülünü kazandı. Halen İzmir Atatürk Devlet Hastanesinde psikiyatri uzmanı olarak çalışıyor.

Psikoz; Dipten Gelen dalga..

Bilinçdışı ruhun karanlık yüzünde yer alır. Burası kendine özgü kuralları olan bilince yabancı ve yasak bir dünyadır. Kapısında bilincin nöbetçileri bekler. Bu nöbetçiler bilinçdışına atılmış yasak arzuların ve toplumsal yaşamla bağdaşmayacak hayallerin bilince çıkmasına engel olurlar. Örneğin yakın akrabalar arası cinsel ilişki toplum kuralları ile yasaklanmıştır. Dolayısıyla kan bağı olan birisine yönelik cinsel yakınlaşma duyguları bastırılmalı ve bilinçdışında tutulmalıdır. Çünkü bu duygular bilince çıkarsa kişiyi yasak bir eyleme kışkırtacak onun ve yakınlarının yaşamını altüst edecek gelişmelere neden olacaktır. Aynı durum başkalarına yönelik şiddet ve saldırganlık eğilimleri için de geçerlidir. Toplumsal yaşamla bağdaşmayacak cinsel ve saldırgan eğilimler bilinçdışında hapsedilmeli ortaya çıkmaları engellenmelidir.

Çocuklarda bilinçle bilinçdışı arasındaki duvar derme çatma bir çiti andırır. Bu dönemde yasak arzular ve hayaller bilince gelip giderler. Ancak yıllar geçtikçe duvar yükselir ve kalınlaşır. Giderek aşılması olanaksız hale gelir. Erişkin bir kişide artık bir taraftan diğerine geçmek tümüyle olanaksızdır. Ancak bilinçdışı arzular ve hayaller bilince çıkmasalar da bulundukları yerden kişinin yaşamını etkilemeyi sürdürürler. Bu işi iki yolla yaparlar.

Birinci yol bilinçdışından kişinin bilinçli yanına manyetik güç dalgasını andıran dalgalar gönderilmesidir. Bilincin ışığıyla aydınlatılmış bir dünyada günlük olağan yaşamını sürdüren bir kişi bilinçdışının derinliklerinden çıkıp gelen böyle bir dalganın etkisine girdiğinde beklenmedik bir davranışta bulunur. Örneğin çok iyi bilinen bir ismin unutuluvermesi tanıdık birine başka bir isimle seslenilmesi ya da yanlışlıkla o sırada hiç akılda olmayan birinin telefon numarasının çevrilmesi bilinçdışının etkisi altında kalınarak yapılan davranışlardır. Bazen de kişi daha uzun süreli bir etkilenme altında kalır ve mantıklı bir açıklaması olmayan bir davranışta ısrar eder. Bazı kişilere karşı sürdürülen anlamsız düşmanlıkların ya da belirli bir nedene bağlanamayan tutkulu yakınlaşmaların altında genellikle böyle bir bilinçdışı etkilenmenin bulunduğu düşünülür.

Bilinçdışı arzular için ikinci firar olanağı düşlerdir. Uykuda bilinçle bilinçdışı arasındaki kapıda bekleyen nöbetçilerin dikkati dağılır ve bilinçdışı arzular kılık değiştirerek bilince çıkma olanağı bulurlar. Bu nedenle düşlerde olup bitenler uyanık durumdaki mantıklı düşüncemizle anlaşılması güç olaylardır. Bir kişi ansızın bir başka kişiye dönüşür. Evimizin salonunda otururken kendimizi bir deniz kıyısında ya da başka bir kentin sokaklarında buluveririz. Yıllar önce ölmüş bir arkadaşla karşılaşmak hatta kendi cenaze törenimize katılmak bile düşlerde olanaklıdır.

Bazı durumlardaysa düşlerde ve dil sürçmelerinde kısmen aralanan kapı büyük bir patlamayla dağılır ve bilinçle bilinçdışını ayıran duvarda gedikler açılır. Yıllardır bilinçdışında kapalı tutulmuş arzular ve hayaller bilince doluşurlar. Düş günlük yaşama karışmış kişi gerçekle gerçek olmayanı ayırt edemez hale gelmiştir. İç konuşmalar dışarıdan gelen yabancı sesler olarak işitilebilir. Zihinde canlandırılan hayaller çevrede dolaşan gerçek yaratıklar olarak algılanabilir. Tıpkı düşlerde olduğu gibi psikoza giren kişi için de mantıkla açıklanamayacak bir çok durum olanaklı hale gelmiştir. Tanrı ya da peygamber olduğuna CIA tarafından takip edildiğine beyin dalgalarıyla uzaydaki uyduları yönettiğine inanabilir. Radyo ve televizyondan kendisine yönelik mesajlar geldiğini ya da yakınlarının onu zehirlemeye çalıştıklarını düşünebilir. Bazı durumlarda kişinin konuşması da anlaşılmaz hale gelir. Sanki ruhu yabancı bir güç tarafından ele geçirilmiş gibidir.

Jane Kelly tarafından psikozlu birinin tasviri


Psikozun nedenleri


Neden bazı insanlar psikoza girerler? Bilinçdışını denetim altında tutan duvarı yıkan nedir? Bu sorular yıllardır yanıtlarını bekliyor. Henüz kesin bir neden belirlenebilmiş değil. Ancak yine de bilinen bazı etkenler var. Bunlardan ilki kalıtım. Bazı kişilerde söz konusu duvar daha ince ve dayanıksız. Dolayısıyla yaşanan olumsuz olayların yarattığı basınç karşısında kolayca yıkılıveriyor. Doğum sırasında oksijensiz kalmanın ve çocukluk döneminde geçirilmiş olan bazı virus enfeksiyonlarının da bu yönde bir yatkınlık yarattığı ileri sürülüyor. Kimi zamansa bazı bedensel hastalıklar ya da bir zehirlenme veya bir kaza sırasında beyinde meydana gelen zedelenme psikoza yol açabiliyor.

Psikoz türleri

Psikoz adı verilen ruhsal bozukluğun değişik türleri var. Bunlardan başlıcaları şöyle sıralanabilir:

1. Şizofreni: Halk arasında en iyi bilinen psikoz türüdür. Genellikle genç yaşlarda başlar. Tuhaf düşünceler hayaller ve kişinin kulağına boşluktan sesler gelmesi sık görülen belirtilerdir. Bazı tiplerinde kişi garip bir pozisyonda heykel gibi saatlerce durabilir ya da anlamsız ve amaçsız bir hareketlilik gösterebilir.

2. Paranoya: Aşırı şüpheciliğin hakim olduğu bir ruhsal bozukluktur. Daha ileri yaşlarda ortaya çıkar. Kişi eşinin kendisini aldattığını ya da yakınlarının onu öldürmeye çalıştıklarını ileri sürebilir. Yaşamını bu gerçek dışı düşüncelere göre düzenlemeye başlar. İşi gücü bırakıp bütün gün eşini takip edebilir. Evdekiler tarafından zehirlenmemek için sürekli dışarıda yemek yer ya da yemeklerini kendisi pişirir. Gerçek dışı tehlikelerden korunmak için silah taşımaya başlayabilir. Bazı hastalar haksızlığa uğradıkları inancıyla sürekli dava açarak yıllarca mahkemelere gidip gelirler.

3. Kısa psikoz: Şizofreni ve paranoya genellikle yıllarca hatta yaşam boyu sürebilen ruhsal bozukluklar. Bazı psikozlar ise aniden başlayıp bir kaç hafta içinde düzelebiliyor. Genellikle ağır hakarete uğrama aldatılma ırzına geçilme işkence görme gibi yıkıcı bir olaydan sonra gelişen bu tür psikozların seyri şizofreni ve paranoyaya göre çok daha iyi.

4. Paylaşılmış psikoz: Bu bozuklukta aslında psikotik olmayan bir kişinin psikotik bir kişinin düşüncelerini paylaşması söz konusu. Hasta olan kişinin gerçek dışı inanç ve düşünceleri diğer aile üyeleri tarafından da gerçek olarak kabul edilmeye başlanıyor. Örneğin komşusunun evlerine elektronik aygıtlar yerleştirdiğini ve bu yolla evlerini dinlediğini düşünen şizofrenik bir hastanın eşi de aslında hasta olmadığı halde giderek kocasının fikirlerini benimsemeye başlıyor.

Psikozun Mantığı..

Nasıl oluyor da bir insan kendini Napolyon ya da Sezar zannedebiliyor? Ya da Tanrının televizyon spikerleri aracılığıyla kendisine mesajlar gönderdiğine inanabiliyor? Kendi halinde bir adamın peygamberliğini ilan etmesine yol açan nasıl bir düşünce sistemidir? Hangi mantık oyunları kişinin CIA tarafından takip edildiğine ve evine dinleme cihazları yerleştirildiğine inanmasına neden oluyor?

Bu tür tuhaf düşüncelerin kaynağında öncelikle şiddetli bir istek yer alıyor. Kişi önemli bir devlet adamı bir dini lider büyük bir sanatçı ya da sporcu olduğuna inanmak istiyor. Ancak bu tür istekler yalnızca akıl hastalarına özgü değil. Hepimizin gerçekleşmesi olanaksız hayallerimiz var. Hastaları ayırt eden özellik onların bu hayalleri gerçek zannetmelerine izin veren bir düşünce sistemine sahip olmaları.

Hayallerin gerçek zannedilmesine izin veren mantığın üç temel özelliği var. Bunlardan ilki yalnızca bir ortak yanı olan iki nesnenin aynı kabul edilebilmesi. Örneğin bu sistemle düşünen birisi için 'Başbakan gözlüklü ben de gözlüklüyüm öyleyse ben de başbakanım' diye akıl yürütmek olanaklı. Ya da 'Peygamberin sakalı vardı eğer sakal uzatırsam ben de peygamber olabilirim' düşüncesi akla uygun bulunabilir. Yine aynı mantık sistemiyle yeni tanıştığı birisini göz rengi aynı olduğu için annesi olarak kabul edebilir. Ya da tam tersine annesinin bakışlarını televizyonda izlediği uzaylı yaratığınkine benzeterek onun uzaydan geldiğini iddia edebilir.

Psikoza izin veren mantığın ikinci özelliği doğa ve toplum kurallarına göre işleyen süreçlerin kişisel güç ve niyetlere dayandırılarak açıklanması. Örneğin psikotik bir hasta Bengaldeş'teki sel felaketine Kobe depremine ya da uzay mekiği kazasına kendisinin neden olduğunu ileri sürebilir. İçindeki kötü düşüncelerin ya da birisine yönelik nefret duygusunun bu olaylara yol açtığına inanabilir.

Psikotik mantığın üçüncü özelliği önce yargıya varıp sonra kanıt toplanması. Örneğin kişi Cumhurbaşkanının ona önemli bir mesaj iletmeye çalıştığı yargısına sahiptir. Televizyonun karşısına geçip haberleri izlemeye başlar. Bu noktadan sonra artık tüm olup bitenleri kafasındaki yargıyı doğrulayan birer işaret olarak görmeye hazırdır. Onun şapkasını sallaması kameraya doğru bir bakışı ya da konuşurken bir an duraklaması hep kendisine mesaj iletme çabasının açık belirtileri olarak kabul edilir.

Psikotik mantığın özellikleri aslında bize hiç yabancı değil. Onu düşlerden ve küçük çocukların düşüncelerinden tanıyoruz. İlkel insanların düşüncesine egemen olan da yine aynı mantık. Bu mantık sağlıklı erişkin insanda bilinçdışında bastırılmış olarak bekliyor ve bazı kişilerde psikozla birlikte yeniden ortaya çıkıyor.

Alıntı
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
edilir, nasil, nelerdir, psikozlar, tedavi

Seçenekler
Stil


Saat: 09:19

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,