ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > Sağlık Bölümü > Ruh Sağlığı


Neden beynimizde fırtınalar var


Neden beynimizde fırtınalar var

Sağlık Bölümü Kategorisinde ve Ruh Sağlığı Forumunda Bulunan Neden beynimizde fırtınalar var Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Neden beynimizde fırtınalar var Beyin milyarlarca sinir hücresi ve insan genomundaki 80.000 genin etkileşimiyle oluşan molekül düzeyinde protein üretimiyle çalışan ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 06 Aralık 2014, 17:30   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Neden beynimizde fırtınalar var

Neden beynimizde fırtınalar var

Beyin milyarlarca sinir hücresi ve insan genomundaki 80.000 genin etkileşimiyle oluşan molekül düzeyinde protein üretimiyle çalışan bir organdır. Son yıllarda tıp insan beyni ve genomunun haritasının çıkartılmasında oldukça aşama kaydetti. Sanırım önümüzdeki 20-30 yıllık süre içerisinde zihin ve molekül buluşması gerçekleşecek ve biz moleküllerimiz kötüleştiğinde beynimizdeki hücrelerin nasıl kötüleştiğini ve bu kötüleşmenin duygu düşünce ve davranışlarımızda nasıl ifade bulduğunu gösterebileceğiz.

Neden beynimizde fırtınalar yaşıyoruz? Sorunun yanıtı için günlük yaşamımızda kendi duygusal gel gitlerimizi gözlemek bile yeterince açıklayıcı olabilir. Hangi kadın büyük bir heyecan ve haz duyarak kontrolsüz alışveriş yapıp kart ekstreleri geldiğinde büyük bir sıkıntı şaşkınlık yaşamamıştır. Ya da hangi erkek yine büyük bir keyifle arkadaşlarıyla yüksek miktarda alkol alıp bir kazaya gerilime bulaşıp ertesi gün olanlara inanamamıştır. İnsan olarak bir profile sahip olmak yaşamımız süresince devam eden ve öğrenilen ''bir ömürlük evrim'' sürecidir. Dürtülerimizi ve duygularımızı kodladığımız ve tüm memelilerde ortak olan limbik sistemimiz beynin en eski ve ilkel bölgesidir. Beynin frontal bölgeleri ise soyut kavramları oluşturan ve içinde bulunduğumuz toplumsal koşulları moral değerleri algılamamızı sağlayan kısmıdır. Bu bölüm diğer memelilerden farklı olarak insana özgüdür ve evrim sürecinde en yeni bölgelerden biridir.

Kişisel dürtülerimiz ve bunların yarattığı duygusal gerilimi içinde yaşadığımız toplumsal ve çevresel koşullara uygun bir şekilde giderebilmek! Bunu sağladığımızda ruhsal iklimimiz daha sağlıklı olmakta öngörülemeyen ve hasar yaratan fırtınalardan korunmaktayız. Ne kadar dürtüsel (dikkatsizlik ani karalar alma ve değiştirme zararlı davranışları öngörememe sabırsızlık dışa dönük ve haz almaya yönelik risk almaktan kaçınmayan bir yapı) veya Otokontrollü/Kompulsif-Takıntılı (ayrıntıcı dikkatli alışkanlıkları dışına çıkmayan yeni kararlar almakta zorlanan davranışlarının yaratacağı sonuçları öngörmeden harekete geçmeyen içe dönük sürekli zarara uğramaktan kaygılanarak risk almayan bir yapı) olarak hayata geleceğimiz genetik olarak limbik sistemimiz ve frontal korteksimizde kodludur. Bu skalanın dürtüsel tarafından vazgeçmek bizi duygusuz heyecan hissetmeyen varlıklara çevirir. Otokontrol tarafından vazgeçmekse toplumsal varlıklar olarak hayatımızı sürdürmeyi ve geleceğe güven duymayı olanaksız kılar.

İnsan olmakla ilgili bu karmaşık ve zor süreçte dürtü ve otokontrol zemininde ruhsal iklimimizi düzenlemeye çalışırken iki önemli zihinsel aracımız vardır. Bellek ve Bilinç. İnsan profilimiz başka bir deyişle bireysel kimliğimiz biriktirdiğimiz yaşantısal anıların tümleşik halidir. Bellek ardışık ve zamana bağlı bir sistemdir. Geçmiş ve şimdinin yanı sıra gelecekle de ilgili bir çıkarıma bu sayede sahip olabiliriz. Örneğin torunlarımızın sağlıklı ve yaşanabilir bir dünyaya kavuşup kavuşamayacaklarını düşünebiliriz. Bu geleceği anımsamaktır.

Zaman bağlamı içerisinde düşünebilmek ruhumuzun iskeletini oluşturur. Bilinç ise ''anımsanan şimdi'' olarak adlandırılabilecek kavramlar duygular anılar ve yaşantılardan oluşan benlik duygusunun farkındalığıdır. O an bizim kim olduğumuzu yine bize söyler. İnsan olarak bizim ruhsal iklimimizi dengelemekteki araçlarımız belleğimiz ve bilincimiz.

Bunları kullanamadığımızda ortaya çıkan depresyon ankiyete bozuklukları obsesif-kompulsif bozukluklar veya skalanın diğer ucundaki alkol-madde bağımlılığı patolojik kumar öfke patlamaları v.b ruhsal rahatsızlıklar uzun ve ayrı makalelerin konusu. Kısaca dünyaya geldiğimiz genetik mirasla bu skalanın neresine yakın olduğumuzun bilincinde olmak ve ''bir ömürlük evrim'' sürecinde öğrendiklerimizi pekiştirerek belleğimizi daha işlevsel kılmak yükümlülüğümüz var.

Bunu gerçekleştirdiğimizde benliğimizin artı ve eksileriyle farkında anılarımızı iyisi ve kötüsüyle gerçekçi bir şekilde kaydetmiş bireyler olacağız. Bu bireyler karşılaştığı sorunlar karşısında olduğundan farklı görünmeye çalışmayan çözüm üretmek adına anılarını çağırmakta zorlanmayan veya bunları çarpıtmak zorunda kalmayan insanlardır. Sonuçta bu zihinsel fonksiyonlarımız sağlıklı işlediğinde zihnimiz beynimize düşman olmak zorunda kalmayacaktır. Ruhsal iklim değişiklikleri her zaman olacak ama yıkıcı fırtınalar söz konusu olmayacaktır.

(alıntı)
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
beynimizde, firtinalar, neden, var

Seçenekler
Stil


Saat: 10:22

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,