ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > Sağlık Bölümü > Ruh Sağlığı


Psikoloji ve Yas Süreci..


Psikoloji ve Yas Süreci..

Sağlık Bölümü Kategorisinde ve Ruh Sağlığı Forumunda Bulunan Psikoloji ve Yas Süreci.. Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Psikoloji ve Yas Süreci.. Psikoloji ve Yas Süreci.. Yas kişilerin yaşadıkları kayıplar karşısında verdikleri tepkidir. Bu kayıplar fiziksel ya da ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 06 Aralık 2014, 19:41   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Psikoloji ve Yas Süreci..

Psikoloji ve Yas Süreci..

Psikoloji ve Yas Süreci..

Yas kişilerin yaşadıkları kayıplar karşısında verdikleri tepkidir. Bu kayıplar fiziksel ya da duygusal boyutta yaşanan kayıplar olabilir. Hayatımızda kaybettiğimiz herşey için belirli bir zaman ve yoğunlukta yas tutabiliriz. Bizim için değerli olan bir eşyamızı kaybettiğimizde bir dostumuz uzağa taşındığında ya da bir ilişkimiz sonlandığında yas süreci yaşayabildiğimiz gibi sevdiğimiz birinin ölümü de ardından bir yas süreci getirir. Bir yakınımızın ölümü karşısında geçirdiğimiz yas süreci hem fiziksel hem de psikososyal bir kayıp olduğundan kişiler için diğer kayıplardan daha zorlu bir süreç haline dönüşebilir.

Yas süreci kaybımızı yaşadığımız ve bu kaybın getirdiği duygularla başaçıkmayı öğrendiğimiz bir süreçtir. Bu süreci yaşamak her ne kadar olumsuz ya da acı verici duygular yaşatsa da kayıptan önceki hayatımıza geri dönebilmemiz açısından büyük önem taşımaktadır. Clayton (1990) ölümün ardından yaşanan yas sürecinin üç evreden oluştuğunu belirtmiştir: hissizlik depresyon ve iyileşme. İlk evre olan hissizlik dönemi kaybın ardından gelen birkaç saat ile birkaç gün arasında sürer. Bu hissizlik dönemi nadiren birkaç haftaya uzayabilir. Bu dönemde bireyler şaşkındır. Yapmaları gereken işleri otomatik olarak yapar ve yaşadıkları kaybın farkında değillerdir. Bu sürecin ardından genellikle depresyon süreci takip eder. Bu süreç birkaç hafta ile bir yıl arasında sürebilir. Depresif semptomlar genellikle uykusuzluk yorgunluk ve huzursuzluktur. Bu hisler zaman geçtikçe azalsalar da yıldönümleri doğumgünleri tatiller gibi kişiler için özel anlam ifade eden günlerde tetiklenebilir. Birçok kişi kaybı takip eden altı ay içerinde iyileşme yolunda önemli mesafe katederler. Bazı kişiler kaybın ardından yeni roller ya da ilişkiler arayışına girerken bazı kişiler kaybı yaşamadan önceki hayatlarına geri dönerler. Bu durum kaybı yaşayan kişinin yaşına cinsiyetine sağlığına kaybettği kişiyle olan yakınlığına kendi yaşam tecrübelerine göre değişiklik gösterebilir.

Ölümcül hastalığa sahip kişilerin yakınlarında bu süreç biraz daha farklı gelişmektedir. Kübler-Ross (1997) bu türlü bir yas sürecinin beş aşaması olduğunu belirtmiştir: inkar ve isolasyon öfke pazarlık depresyon ve kabullenme.

İnkar “Hayır bu bana oluyor olamaz”

Yas surecinin adımları zaman zaman duruma bağlı olarak yer değiştirse de sürecin başlangıcı çoğunlukla inkardır. Bu dönemde kişiler yakınlarından birinin ölümcül bir hastalığa yakalandığını kabullenemez ve hastalık hiç yokmuş gibi davranır. Bu bir nevi bir şok durumudur. Bu dönemde kişinin duyguları karışıktır. Durum karşısında nasıl davranması gerekiğini kestiremez. Bu dönemde kişi hissizleşip içine kapanabilir. Konuyla ilgili konuşmaktan kaçınabilir ve sanki hastalık yokmuş gibi davranabilir. Bu dönemde kişiler hastalığa sahip olan yakınıyla görüşmekten kaçınabilir ya da hastalıkla ilgili konuşulmasını istemez.

Öfke: “Neden ben?”

Kişiler ilk inkar sürecini atlatıklarında ardından bir öfke dönemi gelir. Bu durumun neden onların başına geldiğini sorgulamaya başlar ve bu konuda birçok şeye öfke duyabilirler. Sevdikleri kişiyi kaybetme korkusu öfkeyi tetikleyen en önemli duygudur. Hastalıkla bağlantılı olabilecek kişilere kendilerine kadere tanrıya ve hasta olan kişiye öfke duyabilir ve bunu gösterebilirler. Öfkeyi yaşamayı engellemek yas sürecinin önüne koyulan bir taştır. Bu taşı kaldırmamak süreci saglıklı bir şekilde tamamlayamamaya ve hayatlarını endişe öfke ve üzüntü içinde geçirmelerine neden olabilir. Bu nedenle hasta yakınlarının bu durumla ilgili duyduğu öfkeyi yasayabilmesi ve yansıtabilmesi önemlidir. Önemli olan duyulan öfkeyi yoketmek ya da bastırmak değil bununla başa çıkmaya öğrenebilmektir. Bu süreçte kişinin öfkesini kendine ya da hastaya zarar vermesini engellemek ve bu öfkeyi sağlıklı bir biçimde açığa çıkarabilmek için kişiler terapistlerden destek alabilir ya da bu duyguları kanalize etmenin yıkıcı olmayan yollarını bulabilir.

Pazarlık Yapmak: “Eğer sen şunu yaparsan ben de bunu yaparım”

Yas sürecinin bir diğer aşaması da pazarlık dönemidir. Hasta yakınları bu durumla başa çıkabilmek için hastayla doktorlarlarla kendileriyle ve hatta Tanrı’yla pazarlık yapma aşamasına gelir. Bu aşamada kişiler yakınlarının sağlıklarına tekrar kavuşması için ya da yaşadıkları acının dinmesi icin çeşitli fedakarlıklar ve anlaşmalar yapmaya hazırdırlar.

Depresyon: “Yaşananlar gerçek”

Kişiler inkar öfke ve pazarlık süreçlerini yaşayıp yakınlarının hastalığını ve onları kaybetme durumunu kabul etmeye başladıkları noktada kendilerini depresif çaresiz güçsüz ve üzgün hissetmeye baslar. Sürecin bu evresinde önemli olan şey hasta yakınlarının kendilerine iyi bakıyor olmasıdır. Bu süreçte hasta yakınları duygusal olarak yıprandigi için uykularına ve beslenmelerine dikkat etmeli kendilerini psikolojik ve fiziksel anlamda rahatlatacak aktivitelerde bulunmalari gerekmektedir.

Kabullenme: “Olan buydu”

Bu evre kişilerin yakınlarının hastalıklarını ve onları kaybetmeyi kabullendiği evredir. Bu sürecin en son evresi yakınlarını kaybettikten sonra onlarla yaşadıkları ve paylaştıklarını anıya dönüştürebilme evresidir.

Ölümcül hastalığa sahip hasta yakınlarının hastanın kaybından sonra yaşadıkları yas sürecinin ne kadar uzun ve yoğun olacağı kişilerin psikolojik anlamda ne kadar sağlıklı olduklarıyla ilişkilidir. Yapılan araştırmalar (Prigerson & Jacobs 2001) bazı kişilerin (%10-%20) sevdikleri bir kişiyi kaybettiklerinde normal populasyona oranla daha uzun ve daha zorlu bir yas sürecinden geçtiklerini ve bu kaybın onların hayatlarını kalıcı bir biçimde etkilediğini göstermiştir. Birçok araştırma yas sürecini etkileyen çeşitli faktörler olduğunu göstermiştir. Bunlardan bazıları kişinin kaybettiği yakınıyla ilişkisi bu kişiye bağlılık derecesi kişinin mental ve fiziksel sağlığı ne derece sosyal destek gördüğü ve hastalığın ve hastanın ölümüyle ilgili durumlardır. (Åberg Sidenvall Hepworth O’Reilly & Lithell 2004). Hasta yakınının hastayla ilişkisi ne denli güçlüyse yas sürecini o denli uzun ve meşakatli yaşadığı görülmüştür. Kişinin daha önce yaşadığı kayıplar vebu kayıplarla nasıl başa çıktığı da yas sürecinin nasıl geçiceğini yordayan önemli etmenlerden biridir. Hastalık sürecinde hastayla yakinen ilgilenen bireyler de bu süreci atlatmada sıkıntı çekebilmektedir. Kayıp ardından aileden arkadaşlardan ve çevreden görülen sosyal destek hasta yakınlarının yas sürecini daha kolay yaşamalarına ve kayıp ardından eski hayatlarındaki işlevselliğe daha hızlı dönebilmelerine yardımcı olmaktadır. Hastalığın hangi aşamada teşhis edildiği hastanın bu durumu kabullenirken neler yaşadığı hastanın ölüm anının ne şekilde ve yanında kimler varken gerçekleştiği gibi konular da hasta yakınlarının yaşadığı yas sürecini etkileyen önemli faktörlerdir.(Bass Bowman & Noelker 1991; Brazil Bedard & Willison 2002; Brown & Stetz 1999; Cannaerts Casterlé & Grypdonck 2004; Cleiren 1993; Dumont et al. 2006; Ferrario Cardillo Vicario Balzarini & Zotti 2004).

Bir bireyin yaşayabileceği en somut kayıp sevdiği birini kaybetmektir. Ölümcül hasta yakınlarının yas süreci hastalığın seyrine göre uzun bir zamana yayılabilir. Ani gerçekleşen ölümlerin kayıp yakınları için travmatik olabildiği gibi bir yakınınızı kaybedeceğinizi bilmek ve bu durumla bir süre boyunca yaşamaya çalışmak da kendi içinde travmatik bir deneyim olabilir. Vamık Volkan ın belirttiği gibi bir yakınını kaybetmek kişide kaçınılmaz bir keder yaratır ve her kayıp geçmişte yaşadığımız kayıpların acılarını üzüntülerini tazeler. Ancak eğer kişi kendisine yas sürecini yaşamak için izin verirse ve gerekirse çevresinden ya da bu alanda çalışan profesyonellerden yardım alarak bu süreci sağlıklı bir şekilde deneyimlerse her kayıp kişiye psikolojik büyüme ve yenilenme şansı tanır.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
psikoloji, sureci, yas

Seçenekler
Stil


Saat: 23:56

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,