ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > Sağlık Bölümü > Ruh Sağlığı


İntiharın Tarihçesi Psikolojiyle İlgisi


İntiharın Tarihçesi Psikolojiyle İlgisi

Sağlık Bölümü Kategorisinde ve Ruh Sağlığı Forumunda Bulunan İntiharın Tarihçesi Psikolojiyle İlgisi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İntiharın Tarihçesi Psikolojiyle İlgisi İNTİHARIN TARİHÇESİ İntihar kelimesi yeni olmasına rağmen gerçekte anlatmak istediği eylem tarihin ilk çağlarına kadar uzanmaktadır. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 06 Aralık 2014, 21:31   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart İntiharın Tarihçesi Psikolojiyle İlgisi

İntiharın Tarihçesi Psikolojiyle İlgisi

İNTİHARIN TARİHÇESİ

İntihar kelimesi yeni olmasına rağmen gerçekte anlatmak istediği eylem tarihin ilk çağlarına kadar uzanmaktadır. Yapılan birçok antropolojik araştırma ilkel kabilelerde intihar olgusunun olduğunu doğrulamaktadır. Burada görülen intihar daha çok yenmesi tabu olan yiyeceklerden olmaktadır. Tabuyu çiğnemesi halinde doğacak sonucu bildiği halde birey bu tabuyu çiğnemekte; yani ölümü göze almaktadır. Tabuyu çiğneyen birey hastalanır ve ölür. Hatta bazı durumlarda fiziksel bir dış etki olmaksızın tabunun çiğnenmesi halinde yine ölümle sonuçlanan olaylara rastlanmıştır. Örneğin; Yeni Kurnei’lerde bir genç sağlam ve güçlü olduğu halde yenmesi yasak olan ‘opussum’u yediği ve ihtiyarlar da bunu farkettiği için derhal hastalanır ve üç hafta içinde ölür.

Eski yazıtların çoğunda intihar konusu ele alındığı halde 19. yüzyıl sonuna kadar ilkel kabilelerde intihar fenomeninin bulunmadığı iddia edilmiştir; hatta günümüzde bile bu görüşü savunanlar vardır. Bu görüşün ortaya atılması ve savunulmasında herhalde 18. yüzyıl düşünür ve yazarlarının tanımlamaya çalıştıkları Happy Savage (Mutlu İlkel) imajı yatmaktadır.

İlkel toplumlardaki intihar olgusu daha çok kahramanlık türünden olan intiharlardır. İleride değinileceği gibi Durkheim ilkellerde “elcil” (altruistic) intiharların daha sık olduğunu belirtir. İntiharla ilgili en eski yazıt olan Oedipus Mitolojisindeki Epikaste’in intiharı da bu türden bir intihardır.

İntihar geçmişte bazı toplumlarda benimsenmiş ve hatta bazı durumlarda başvurulması zorunlu bir davranış biçimi olarak kabul edilmiştir. Eski İskandinavlarda doğal ölüm utanç verici kabul edilir ve yaşlanan kişiler daha onurlu bir ölüm biçimi olarak kabul edildiği için kendilerini uçurumdan atarlardı. Bugün bile bazı Güney Pasifik adalarında intihar onurlu bir davranış olarak değerlendirilir.

Bazı antropolojik incelemeler ilkel kabilelerin bazılarında intihar olaylarına hiç rastlanılmadığını bildirirler. Bu gibi sonuçlar ilkel insanlarda intihar olaylarının hiç olmadığını değil; modern toplumlarda neden daha fazla görüldüğünü düşündürmelidir.

İlkel insan uygar insanla kıyaslandığında kendi içindeki intihar eğilimin farkında değildir. İlkel insanlar yüksek uygarlıktan haberdar olunca intihar oranları artmaya başlamıştır. Örneğin; Eski Yunanlılar Roma Uygarlığına katıldıklarında intihar oranı en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Tarihsel süreç içinde intihar oranları genellikle nisbi bir artış göstererek günümüzde önemli toplumsal sorunlardan biri haline gelmiştir. Farklı toplumlarda ve farklı zamanlarda intihar oranlarının artması veya azalması genellikle toplumsal normların bireyleri etkileme derecesiyle belirlenmiştir. Bu türden toplumsal engelleme veya desteklemeler intihar olgusunun hukuksal boyutunu oluşturmaktadır.

İNTİHAR DÜŞÜNCESİ İNTİHAR GİRİŞİMİ ve GERÇEK İNTİHAR

Yakın bir geçmişe kadar intihar girişimleri yani ölümle sonuçlanmayan intihar olayları ölümle sonuçlanan intiharların bir alt-kategorisi olarak ele alınmış ve girişimde bulunup bunu başaramamış olanlar ise sadece ölüme ulaşamamış kişiler olarak değerlendirilmiştir.

Son zamanlarda yapılan birçok araştırma intihar girişimleri ve gerçek intiharların farklı dinamiklere sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bundan dolayı intihar olgusunu temel boyutları bakımından farklı davranışlardaki kategorilere ayırmak gerekmektedir. Bu kategoriler:

İntihar düşüncesi: İnsanların büyük bir çoğunluğu yaşamlarının belli dönemlerinde intihar etmeyi düşünmüşlerdir. Çünkü insan her zaman ölümü ve ölümden sonrasını merak etmiştir. Bundan dolayı kendi hayatına kendisi son vererek bu merakını tatmin edebileceğini düşünür. Böyle bir düşünce insanın zihinsel faaliyetlerinin bir sonucudur; anormal birşey değildir. Bu tür düşünceleri kafalarından geçirenlerin büyük bir bölümü bunu uygulamaya geçirmeyerek sadece düşünsel alanda bu eylemi gerçekleştirerek ölümlerinden sonra nelerin olabileceğini tahmin etmeye çalışırlar.

İntihar tehditleri: Bazı kimseler istedikleri bir şeyi elde etmek için intihar tehditleri savururlar. Böyle bir davranışla istediklerini elde edenlerde bu davranış biçimi adeta alışkanlık haline gelebilir. Bu tür tehditler savuranlar diğerlerinin ilgisini yardımlarını sağlama amacı güderler. Çevredeki kişiler bu tehditleri ciddiye almazlarsa bazen göstermelik ve hatta gerçek intihar girişimleri ortaya çıkabilir.

Göstermelik intihar girişimi: Şaka yapmadığını kendisini gerçekten öldürebileceğini göstermek amacıyla tehditlerine cevap alamayan kişiler göstermelik intihar girişiminde bulunurlar. Fakat eyleme girişmeden önce diğerlerinin kendisini kurtarmaları için birçok açık kapı bırakır. Örneğin; kişi ilaç içtiğini ve intihar edeceğini bir yakınına telefonla bildirir. Böylece onun gelip kendisini kurtarmasını sağlar. Artık istediği şeyi elde etmesinde diğerleri daha tavizkar davranacaklardır. Bazen de özellikle sanatçılar halkın kendilerine karşı azalan ilgilerini tekrar kazanmak amacıyla göstermelik intihar girişiminde bulunurlar veya bu yolda haberler yayarlar. Böylece basın ve kamuoyu günlerce bu kişiden sözeder.

Gerçek intihar girişimi: Göstermelik intihar girişimlerinin yanısıra gerçek intihar girişimleri de vardır. Böyle bir eylemde bulunan kişi ölmeyi gerçekten istemekte fakat seçtiği yöntem ve zamanlama nedeniyle amacına ulaşamamakta ve diğerlerince kurtarılmaktadır.

Önceden bir intihar düşüncesi olmaksızın meydana gelen intihar: Bazı durumlarda ise kişide önceden bir intihar düşüncesi olmadığı halde ortaya çıkan intihar olayları vardır. Ölmek niyeti olmaksızın örneğin; bir kişi ölürken insanın neler hissettiğini merak ederek kurtulma niyetiyle kendini asabilir ama kurtulamayarak ölür. Gazetelerde bazen bu tür olaylara rastlanılmaktadır. Bunun yanısıra değişik amaçlarda bu tür olaylar olabilir. Örneğin; Stearn’ın bir arştırmasına göre 13-19 yaşları arasındaki erkeklerin intihar niyetleri olmadan sadece orgazm olmak için kendilerini astıkları ve ölü bulundukları görülmüştür.

Gerçek intihar: Gerçek intihar olarak adlandırılan davranışta en temel koşul eylemin ölümle sonuçlanmasıdır. Fakat yukarıda da bahsedildiği gibi bazı olaylarda kişinin amacı ölmek olmadığı halde eylemi ölümle sonıçlanmaktadır. Bunlar bir istisna olarak kalıp fazla bir oran teşkil etmezler. Niyeti gerçekten ölmek olan girişimciler ise bu eylemlerini tekrarlayarak amçlarına ulaşmayı başarabilirler. Tabii eylemlerini tekrarladıklarında daha öldürücü metotları seçerler.

İntihar girişimleri ve gerçek intiharlar arasındaki farkları ortaya çıkarmak amacıyla yapılan araştırmalardan bazılarına kısaca değinmekte yarar vardır.

1957 yılında Los Angeles’ta yapılan bir araştırmaya göre intihar girişimlerinin % 69’u kadınlar % 31’i erkekler tarafından yapılmıştır. Gerçek intiharlarda ise % 70’i erkekler % 30’u kadınlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Yaş bakımından girişimlerde en yüksek oranlar erkeklerde 32 kadınlarda ise 27; gerçek intiharlarda 42 yaş her iki cinsiyet için de en yüksek oranı teşkil etmektedir.
Ülkemizde de araştırma sonuçları benzer durumları yansıtmaktadır. Kadınlarda girişimler erkeklerde gerçek intiharlar daha çok görülmektedir. Her iki cinsiyette de yaşın ilerlemesi ile birlikte intihar girişimleri azalmakta gerçek intiharlar ise artmaktadır.

Stengel’e göre “intihar girişimleri ile gerçek intiharlar bazı noktalarda çakışan aslında birbirinden büyük ayrılıkları olan iki grup insana has davranışlardır.”

Farberow ve Shneideman da aynı kanıyı desteklerler. Yaptıkları araştırmalara göre gerçek intiharlarda insan kendi içindeki yıkıcılık içgüdülerinin etkisiyle ölümü aramaktadır. Girişimlerde ise insanlararası faktörler önemlidir; yani kişilerarası çatışma ve geçimsizlikler. Gençlerdeki girişim oranının fazla olmasını bu sonuca bağlayabiliriz. Çünkü araştırmaların ortak sonuçlarına göre 17-35 yaşları arasında intihar girişimleri tüm intihar girişimlerinin %65 ile % 77’sini oluşturmaktadır. Yaşlılıkta ise insan kendisi ile çatışma halinde ve hayata küsmüş durumdadır. Böylece saldırganlığının hedefi kendisi olmaktadır.

Kadınlarda girişimlerin fazla olmasının nedeni seçilen yöntemden de büyük ölçüde kaynaklanmaktadır.
İntihar girişimleri gerçek intiharlardan ortalama on kat fazladır. Buna göre yılda İngiltere’de 60.000 ABD’nde 200.000 intihar girişimi olayı görülür

İNTİHARIN NEDENLERİ

Doğadaki her canlıda yaşamını devam ettirme içgüdüsü vardır. Doğal olarak bu içgüdü en gelişmiş varlık olan insanda da vardır. Yaşamına yönelik her türlü güçlükle savaşan insanların bir kısmı nasıl olup ta elleriyle bu en çok korumaları gereken kendi yaşamlarına son verebiliyorlar?
Günümüzde her olgu gibi intiharın nedenini tek bir faktöre bağlayarak açıklamak modası geçmiş ve bilimsel olmayan bir anlayışı temsil eder. İntiharın nedenlerini açıklayabilmek için az da olsa etkili olabilen her faktörü ele almak gerekir.

Birçok değişik faktörün etkisiyle ortaya çıkan bu olayı açıklayabilmek için her bilim dalı kendi konu alanı içinde kalarak soruna farklı boyutlardan yaklaşmışlardır. Yüzyıllar boyu süren bu açıklama çabaları henüz kesin bir sonuca varmış değildir. İntihar konusunda günümüze kadar birçok düşünce teori ileri sürülmüş ve birçok araştırma yapılmıştır. Birbirlerinden çok farklı olan bu görüşler intiharın nedenlerini de farklı koşullara bağlarlar.

Toplum içinde doğan ve yaşayan insanın bu eylemini kavrayabilmek ve açıklayabilmek için toplumu oluşturan ögeleri analiz etmek gerekir. Bu nedenle konuya farklı boyutlarda bakan her görüşü bilimsel yönden ele almak ve üzerinde düşünmek gereklidir. Fakat intiharın nedenlerini açıklama çabası içine giren her görüşü ele alıp incelemek gerekirse de; bu farklı görüşlerin her biri tek tek birer tez konusu oluşturabileceği için burada sadece önemli görülen ve geçerlilikleri belli derecede kabul edilen görüşlere kısa ve genel olarak değinilecektir.

İntiharın nedenlerini kişi ve topluma bağlayan görüşlere özellikle daha fazla değinmek ve bunlar üzerinde düşünmek yararlı olacaktır

ALINTIDIR.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ilgisi, intiharin, psikolojiyle, tarihcesi

Seçenekler
Stil


Saat: 17:06

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,