ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Sahabeler - Evliyalar


Hamamizade İsmail Dede Efendi


Hamamizade İsmail Dede Efendi

İslamiyet Kategorisinde ve Sahabeler - Evliyalar Forumunda Bulunan Hamamizade İsmail Dede Efendi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Hamamizade İsmail Dede Efendi Ser müezzin-i şehriyari, musahib-i padişahi, reis-i fasl-ı hümayun, Mevlevi-nayzen, na’athan, hanende Hamamizade İsmail Dede Efendi (1178-1846) ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 21 Ocak 2015, 02:18   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Liich
Üye
Liich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Keyifli
Üyelik tarihi: 14 Kasım 2014
Yaş: 24
Mesajlar: 7.850
Konular: 4856
Beğenilen: 1368
Beğendiği: 1252
www.forumsevgisi.com
Standart Hamamizade İsmail Dede Efendi

Hamamizade İsmail Dede Efendi

Ser müezzin-i şehriyari, musahib-i padişahi, reis-i fasl-ı hümayun, Mevlevi-nayzen, na’athan, hanende Hamamizade İsmail Dede Efendi (1178-1846)

24 Şubat 2008

“Dinleyen dillenir dinlemeyen dilsiz kesilir.”

Ser müezzin-i şehriyari, musahib-i padişahi, reis-i fasl-ı hümayun, Mevlevi-nayzen, na"athan, hanende Hamamizade İsmail Dede Efendi (1778-1846 )

Hayatı, eserleri, şahsiyeti, musiki tarihimizdeki yeri...

Giriş

Tarih boyunca insanı öte âleme kanatlandıran, kendi iç-deruni dünyasında esrarengiz bir yolculuğa çıkaran, insanın nefsanî yönünü uyuşturan, ilahi nağmelerin, manevi ezgilerin renkli ve huzur dolu bir ahengi olmuştur musiki.

İlahi ezgiler kulaktan girip gönle ulaşır. Gönül nağmelerden yarı sarhoş yarı mest halde öte dünyanın uçsuz bucaksız ikliminde huşu ile dolaşır.

Vecd hali denen bu ilahi neşenin verdiği huzur ile dolup taşma, insanı vicdan ve irfan sahibi eder.

Musikinin ilahi ezgileriyle gündelik hayatın telaşından, küçük hesaplarından, menfaat ilişkilerinin o dayanılmaz ağırlığından sıyrılan insan tarifsiz bir huşuyla adeta kanatlanıp öte âlemin kapılarını aralar, bu büyük eserin insanın ruh haletinde meydana gelen bu akisler musikiye özgüdür denilebilir.

Altı yüz küsur yıl üç kıtaya hükümran olmuş, devrin en büyük imparatorluklarına, devletlerine ferman dinletmiş bu büyük kültür ve medeniyetin bugün yok olmaya yüz tutan, sahip çıkılması, yaşanılıp yaşatılması gereken en mühim değerleri arasında olan musikimiz ve maalesef layık olduğu hürmet ve alakayı görememekte.

Gündelik hayatın koşuşturmacası ve keşmekeşi arasında makine gürültülerinin yeri göğü kapladığı ve her bir şeyi makinelerin yönetir olduğu günümüzde bu ilahi-manevi, tasavvufi eser bugün bize ne söyleyebilir?

İnsan geçim sıkıntısı içinde kendi derdine düşmüş, dizginleri nefsinin yularına kaptırmış gidiyorken tekke musikisinin bu en nadide parçası bizi kendimizle hesaplaşmaya götürür.

Akıp giden hayatın içinde “neyim, nerden geldim, nereye gidiyorum” sorularını sormak için insanı bu sonsuz akışın girdabından çekip çıkarıp inzivaya sürükler.

İnsan, yukarıdaki bu sorulara kendince yanıtlar vermelidir.

Aksi halde yaşamın anlam ve önemi kaybolur.

Farsçası mutriban olan sazendenin elindeki her bir estrumanın tasavvufi manaları vardır.

Her ensturman Mevlevi geleneğinde derin tasavvufi anlamları, öte âleme açılan bir felsefesi vardır.

Yıllarca Osmanlı imparatorluğunda adeta bir sanat akademisi gibi iş gören Mevlevi dergâhların tekke musikinin ve Osmanlı musiki geleneğinin membaı, içinden fışkırdığı kaynaktır.

Anlamsızlık çukurunda kendiyle cebelleşen günümüz insanını tasavvufi, deruni bir anlam okyanusunun içine çeken bu davete icabet bizi kendi kültür ve medeniyetimizin değerleriyle buluşturur.

Hayvan-nefs madde ile, insan mana ile beslenir.

Hayvan-nefs ağızdan insan kulaktan beslenir diyor Mevlana Celaleddin Rumi.

Musiki hayvana-nefse değil insana hitap eder.

Musikiyle bağını koparmış bir medeniyet boğazına kadar maddiyatın sefaletine düşmeğe mahkûmdur.

Nerden geldiğini, nereye gideceğini bilen insan, neyi aradığını da bilir.

Son olarak sözü Mevlana hazretlerinin bir sözüyle bağlayıp sonra da devrinin en büyük musiki erbabı olan Hamamizade İsmail Dede Efendi"yi bir nebze olsun tanıtmaya çalışalım : “Can konağını aramadaysan, cansın; bir lokma ekmek arıyorsan, ekmeksin.

şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir: neyi arıyorsan O"sun sen.”

Hayatı

İsmail Dede Efendi 18. asrın en mühim şahsiyetleri arasındandır. Hayatına dair etraflı malumata maalesef sahip değiliz.

Bilindiği kadarıyla 9 Ocak 1778 yılında Şehzade başı"nda doğdu.

Babası, uzun müddet Sayda valisi Cezzar Ahmet Paşa"nın mühürdarlığını yapmış olan Süleyman Ağa, annesi Rukiye Hanım "dır.

Babası Süleyman Ağa, Cezzar Ahmet Paşa"nın halka gösterdiği gaddarlığa dayanamayarak vazifesinden istifa etmiş ve İstanbul"a gelerek Şehzadebaşı"ndaki Acemoğlu Hamamı "nı alarak işletmeye başlamıştır.

Doğumu kurban bayramının birinci gününe denk geldiği için kendisine Hz. İsmail"e atfen İsmail adı verilir.

Devrinin kaynaklarında “Derviş İsmail” ; musiki camiasında Mevlevi tarikatına mensup olmasından ötürü “Dede(1) Efendi” ; babasının hamam işletmesinden dolayı da “Hamamizade” lakabıyla anılmıştır.

Süleyman Ağa İsmail henüz üç dört yaşlarındayken bu hamamı satıp Altımermer Kurusebil mahallesindeki Çavuş Hamamı civarında bir ev satın alarak oraya yerleşir.

(2) İsmail sekiz yaşına geldiğinde Hekimoğlu Ali Paşa Camii bitişiğindeki Çamaşırcı mektebine başlamış ve ilk tahsilini orada bitirmiştir.

Mektepte sesinin güzelliği ve musikideki kabiliyeti yüzünden mektebin “ilahici başısı “ seçilir.

Bu yıllardan devrin musiki üstatlarından Anadolu Kesedarı Uncuzade Seyyid Mehmet Emin Efendi (ö.1811) ile tanışır.

Bu zat bir gün İsmail"in ilahi okuyuşunu dinler ve kendisinde büyük bir istidat sezdiğinden onu talebeliğine kabul eder.

İşte İsmail"in ilk musiki hocası bu zat-ı muhterem olmuştur ve onu kendi evlatlarından ayırmamıştır.

İlköğretimi bitiren İsmail on dört yaşındayken yine Seyyid Mehmet"in desteğiyle Defterdarlık"ta baş muhasebe kalemine kâtip muavini olarak çalışmaya başlar.

İsmail yedi yıl kadar hem bu kalemde çalışır hem de musiki dersleri ve terbiyesi alır.

Bu arada pazartesi ve Perşembe günleri de Yenikapı Mevlevihanesi giderek orda dergâhın postnişini olan Ali Nutki Dede ve kardeşi Abdülbaki Nasır Dede"den den musiki dersleri ve Mevlevi terbiyesi almaya başlar.

Onun musikiye olan yatkınlığını kısa zamanda fark eden Nutki Dede"nin kendisine :” oğlum, musiki sana dad-ı Hak"tır.

İnşallah bütün musikişinasını koltuklarının altına alırsın.” dediği bilinir. (3) Ney üflemeyi de Abdülbaki Nasır Dede"den öğrendiği anlatılır.

Yenikapı Mevlevihanesi" nde bir yandan şeyhi Ali Nutki Dede'nin derslerini dinler diğer yandan da bilgisini ilerletip sanat yolun ilerlemeye çabalar.

18 Mayıs 1797 ( 18 Zilhicce 1212) Perşembe günü resmen ''Mevlevi'' olur.

Sema meşkini ise 1798 (15 Sefer 1213) tarihinde tamamlar.

1001 günlük ''Çile(4)'' süresini 27 mart 1801"de (20 şevval 1215) tamamlayarak(5) ''Dede'' payesini alarak dergahta hücre sahibi olur.

1802 yılının ilk aylarında saraylı Nazlıfer Hanım "la evlenmesinden sonra Yenikapı Mevlevi hanesi"ndeki odasından ayrılarak Akbıyık Mahallesi (6)nde kiraladığı eve taşınır.

Dede Efendi, ününü daha ''Çile'' de iken duyurmaya başlamıştır. Bu sıralarda bestelemiş olduğu ; ”Zülfündedir benim baht-ı siyahım” mısraıyla başlayan güfteli, buselik şarkısı, çağının musiki sevenleri tarafından çok beğenilir.

Bu eseri dinlemek, öğrenmek, bestekârı olan Derviş İsmail'i tanımak için tekkeye gelenlerin sayısı gün geçtikçe artmaya başlar.

Hadisenin akisleri 3. Selim (h.1789–1807, ö. 28 Temmuz 1808) 'in kulağına ulaşınca, Mevlevihane"ye bir saray görevlisi gönderilerek Derviş İsmail'in saraya gelmesi emredilir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
dede, efendi, hamamizade, ismail

Seçenekler
Stil


Saat: 01:58

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,