ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Sahabeler - Evliyalar


Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.)


Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.)

İslamiyet Kategorisinde ve Sahabeler - Evliyalar Forumunda Bulunan Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.) Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.) Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.) Dünyada iken cennetle müjdelenen 10 bahtiyardan birisi olan Ebû Ubeyde ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 02 Kasım 2014, 00:28   #1
Durumu:
Çevrimdışı
BuRHaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Meskul
Üyelik tarihi: 25 Ekim 2014
Şehir: İstanbul
Yaş: 29
Mesajlar: 18.971
Konular: 8858
Beğenilen: 3252
Beğendiği: 2339
www.forumsevgisi.com
Standart Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.)

Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.)

Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.)
Dünyada iken cennetle müjdelenen 10 bahtiyardan birisi olan Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.), İslam’a ilk gönül verenlerdendi. Asıl ismi “Âmir,” künyesi “Ebû Ubeyde”dir. Dedesine nispetle de “Ebû Ubeyde bin Cerrah” olarak meşhur olmuş*tur. Sülalesi yedinci karında Resûl-i Ekrem’e (a.s.m.) ulaşmaktadır.
Hz. Peygamber (a.s.m.), “Her ümmetin bir emini vardır. Bu İslam ümmetinin de emini Ebû Ubeyde bin Cerrah’tır”[1]buyurarak onu övmüştü. Hatırlanacağı üzere, Peygamberimize verilen bir lakap da “el-Emîn” idi. Bu hadisiyle Pey*gamberimiz, kendisine ait bir sıfatı Ebû Ubeyde’ye vermiş oluyordu. Nitekim Ebû Ubeyde’nin Müslümanlar arasında lakabı “Eminü’l-Ümme” idi.
Yemenliler, Peygamberimizden İslamiyet’i ve sünneti öğretecek bir kişiyi is*te*dik*le*rinde Re*sû*lul*lah, Ebû Ubeyde Hazretleri’ni göndermişti.
Müslüman olduğunda genç yaşta baba ocağından ayrılmak mecburiyetinde kaldı. Müşrik babası, onu eve koymuyordu. Ailesiyle birlikte çok zor şartlar al*tında dinini yaşamaya çalıştı. Habeşistan’a hicret yolu açıldığında müşriklerin eza ve cefasından kurtulmak için oraya hicret etti. Daha sonra da Medine’ye hic*ret ederek Resûl-i Ekrem’e (a.s.m.) kavuştu. Resûl-i Ekrem Efendimiz, Muha*cirlerle Ensar’ı kardeş yaptığında Ebû Ubeyde’nin Medinelilerden kardeşi Sa’d bin Muâz’dı.
Cesur bir sahabi ve kahraman bir mücahit olan Hz. Ebû Ubeyde, bütün savaş*larda Peygamberimizle birlikteydi. “İslam’ın en mühim savaşı” olan Bedir’de üs*tün gayret sarf etmişti. Kendisi müminlerin safında, babası Abdullah da müşrik*lerin arasındaydı. Babasıyla karşı karşıya geldi. Babası peşini bırakmıyordu. Öldürmek için fırsat kolluyordu. Ebû Ubeyde ise, müşrik babasının kanını dök*memek için değişik yerlere geçiyordu. Fakat bir türlü elinden kurtulamıyordu. Nihayet babasını dinine feda etti. Bu hadise üzerine, “Allah’a ve ahiret gününe iman edenlerin, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya soyu sopu, aşiretleri olsa da yine Allah ve Peygamber’ini düşman tutanlara dostluk ettiğini göre*mezsin.”[2] âyet-i kerimesi nazil oldu.
Uhud Savaşı’nda müşrikler Resûl-i Ekrem Efendimizin üzerine hücum et*mişler, yüzünü yaralamışlar, mübarek dişlerini kırmışlardı. Peygamberimizin miğferinden kopan iki halka yüzlerine batmıştı. Hz. Ebû Ubeyde, Re*sû*lul*lah’ı bu hâlde görünce dayanamamış, Peygamberimizin yüzüne batan halkaları dişle*riyle çekerek çıkarmıştı. Bu yüzden ön dişlerinden ikisi kırılmıştı.[3]
Daha sonra Resûl-i Ekrem’le birlikte bütün gazalara katıldı. Her birinde üstün fedakârlık numuneleri sergiledi.
Ebû Ubeyde temiz kalpli bir insandı. Resûl-i Ekrem’den aldığı bir emre nefsi*ni feda eder derecede feragat gösterirdi. Selâsil Vakası’nda Amr İbn Âs’ın, Ebû Ubeyde’ye ya*nındakilerle birlikte kendi idaresine girmesi yolunda yaptığı tek*life itiraz etmemişti. Ona Resûl-i Ekrem’in “Amr İbn Âs ile ihtilaf çıkarma.” sözünü hatırlatarak, “Sen beni dinlemezsen de, ben seni dinlerim.” demiş, onun emrinde hareket etmişti.
Hz. Peygamber onu Habat Gazvesi’ne memur ettiğinde 300 sahabiyle yola çıktı. Yolda erzak bitince, 200 hurmayla birkaç gün idare ettiler. Bütün yiye*cekleri bitip de sahile varmışlardı ki, koca bir balığın kıyıya vurmuş olduğunu gördüler. Ondan günlerce yediler. Daha sonra Ebû Ubeyde Hazretleri, müşrik*lerin kervanını gözetlemek için emrine verilen birliği, vazifesini bitirdikten son*ra sağ salim geri getirdi.
Resûl-i Ekrem’in irtihâlinden sonra hilafet meselesinde müminler halifeliğe Hz. Ebû Bekir, Ömer ve Ebû Ubeyde’yi layık görüyorlardı. Hz. Peygamber bir hadis-i şeriflerinde Hz. Ebû Bekir ve Ömer’den sonra, Ebû Ubeyde için de, “Ne iyi adamdır…”[4]buyurmuştu. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer’le Ebû Ubeyde’yi elleriyle tutarak, müminlerin, ikisinden birisini halife seçmelerini teklif etmişti. Hz. Ebû Bekir’i kendilerine tercih eden bu iki zat, onun seçilmesine karar verdi*ler.
Hz. Ebû Ubeyde, idaresi, dirayeti, üstün aklı ve zekâsı ile, ümmet arasında temayüz etmişti. Hz. Ömer kendisinden sonra halifeliğe en layık kimse olarak Ebû Ubeyde’yi görüyordu.
Hz. Ebû Bekir’in hilafete geçmesinden sonra Ebû Ubeyde Hazretleri, Şam ve civarının fethi için vazifelendirildi. Başta Humus ve Şam olmak üzere Antakya’ya kadar olan yerleri, Hz. Ebû Ubeyde’nin kumandasındaki İslam mücahitle*ri fethetti. Daha sonra Kudüs’ü muhasara eden Ebû Ubeyde, Kudüslüleri sulhe razı etti. Fakat Kudüslüler barış akdinin Hz. Ömer’in bulunmasıyla mümkün olacağını söylediler. Medine’ye haber gönderen Ebû Ubeyde, Hz. Ömer’i davet etti. Hz. Ömer de yerine Hz. Ali’yi vekil bırakarak Kudüs’e varmak için yola çıktı. Günler süren meşakkatli yolculuktan sonra Kudüs’e vardı. Kudüs’ün anahtarını teslim aldı.[5]
Hz. Ömer devrinde Müslümanlar arasında kıtlık baş göstermişti. Hz. Ömer, valilerden yardım talep etti. Ona ilk yardım eden, Hz. Ebû Ubeyde oldu. Şam valisi olan Hz. Ebû Ubeyde, 4000 yük zahireyi bizzat Medine’ye kadar götürerek Medine civarındaki Müslümanlara taksim etti.
Hz. Ebû Ubeyde çok sade bir hayat yaşardı. Onun bu husustaki ölçüsü, Pey*gam*be*ri*mizin, “Sizden en çok sevdiklerim ve en yakınlarım, bana benden ayrıl*dıkları hâl üzere ulaşanlardır.” hadisiydi.[6]
Hz. Ömer, halifeliği sırasında Şam ve civarında çıkan veba hastalığını yerin*de görüp incelemek üzere Şam’a gitmişti. Etrafına toplanan şehrin ileri gelenle*rinden, “Kardeşim Ebû Ubeyde nerede?” diye sorduğunda, “Şimdi gelir.” dedi*ler. Az sonra Ebû Ubeyde bir deve üzerinde geldi.
Hz. Ömer, Ebû Ubeyde Hazretleri’ne, kendisini evine davet etmesini söyledi. Valinin yaşayışını gözleriyle görmek istiyordu. Birlikte eve geldiler. İçeriye gi*ren müminlerin emîri, evin içinde kılıcı, zırhı ve birkaç parça da ev eşyasını gördü. Bunun üzerine Hz. Ömer, “Senin bunlardan başka bir şeyin yok mu?” di*ye sorunca, “Bunlar benim ihtiyacım için kâfidir.” diye cevap verdi. Gözleri yaşla dolan Hz. Ömer, “Ey Ebû Ubey*de, dünya herkesi değiştirdi, ama seni de*ğiştiremedi.” buyurdu.[7]
Ebû Ubeyde (r.a.) her bakımdan fazilet timsali bir sahabiydi. Allah’tan çok korkar, Resûl’ünün sünneti üzere hareket ederdi. Onun bütün hareketlerinde Al*lah korkusu hâkimdi. Son derece mütevaziydi. Şam’da vali iken şöyle diyor*du:
“Ben Kureyşliyim. Fakat teni kırmızı veya siyah biri yoktur ki, takva itibarıyla benden üstün olsun da, ben ‘Keşke bu adamın bedeni içinde ben olsaydım!’ de*meyeyim.”
Hz. Ebû Ubeyde son derece cömertti. Elinde avucunda ne varsa muhtaçlara dağıtırdı. Bir defasında Hz. Ömer kendisine 4000 dirhem göndermişti. Elçi*ye de, “Dikkat et, bakalım parayı ne yapacak?!” diye tembih etti. Elçi parayı teslim ettiğinde Hz. Ebû Ubeyde bütün parayı muhtaçlara dağıttı.
Vazifesine bütün canıyla bağlı olan ve Re*sû*lul*lah sevgisiyle coşan Ebû Ubeyde (r.a.), idaresi altındakileri öz evlatları gibi gözetirdi. Onun merhamet ve şefkati sadece Müslümanları değil, idaresi altında bulunan Hıristiyanları dahi içine almıştı. Bu sebeple Hıristiyanlar da ona hizmet ederler, düşman hareketle*rini kontrol ederek ona malumat verirlerdi.
Ebû Ubeyde bin Cerrah, Hicret’in 18. yılında 58 yaşındayken taundan vefat etti.
Allah ondan razı olsun!
_______________________________
[1]Tirmizî, Menâkıb: 33.
[2]Mücâdele Sûresi, 22.
[3]Üsdü’l-Gàbe, 3: 85.
[4]Tirmizî, Menâkıb: 33.
[5]Asr-ı Saadet, 2: 66.
[6]Müsned, 1: 196.
[7]İsâbe, 2: 254; Üsdü’l-Gàbe, 3: 85.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bin, cerrah, ebu, ubeyde

Seçenekler
Stil


Saat: 13:18

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,