ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Sosyoloji & Felsefe


İbn-i Haldun ve Sosyolojinin Doğuşu


İbn-i Haldun ve Sosyolojinin Doğuşu

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Sosyoloji & Felsefe Forumunda Bulunan İbn-i Haldun ve Sosyolojinin Doğuşu Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İbn-i Haldun ve Sosyolojinin Doğuşu Antik Yunan döneminden beri çok sayıda düşünür toplum hakkında düşünmü ve çeşitli fikirler ileri sürmüştür. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 09 Aralık 2014, 13:03   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart İbn-i Haldun ve Sosyolojinin Doğuşu

İbn-i Haldun ve Sosyolojinin Doğuşu

Antik Yunan döneminden beri çok sayıda düşünür toplum hakkında düşünmü ve çeşitli fikirler ileri sürmüştür. Ancak, toplum hakkında düşünmüş olmaları bu düşünürleri sosyolog olarak adlandırmaya yetmez. Bu konuda tek istisnanın, toplum hakkındaki düşünme yöntemindeki özgünlük nedeniyle ibn-i Haldun olduğu kabul edilir. Ancak bilimsel anlamda sosyolojik düşüncenin, yani bir bilim olarak sosyolojinin ortaya çıkışı İbn-i Haldun’un ölümünden dört yüz yıl kadar sonra, 1800’lerde başlamıştır.

ibn-i Haldun (1332-1406)
Tunus’ta dünyaya gelen ibn-i Haldun, din, matematik ve tarih eğitimi almıştır. Yaşamı boyunca Tunus, Fas, is- panya ve Cezayir devletlerinde çeşitli hizmetlerde bu- lunmuş, daha sonra Kahire’de Al-Azhar Üniversitesi’nde çalışmaya başlamıştır. En önemli eseri 1374 yılında ta- mamladığı Mukaddime’dir.
ibn-i Haldun, söylentilere ve aktarmaya dayalı tarihî bilgilere güvenilemeyeceğini, bu nedenle anlatılan tarihi bilgilerin eleştirilmesi ve gerçeğe ne derece uyduklarının araştırılması gerektiğini savunmuştur. ibn-i Haldun’a göre çeşitli ulusların gelişmelerini aktarmak yeterli değildir, esasen bu gelişmeye neyin neden olduğunun anlaşılması gerekmektedir ve bu nedenler, toplumsal olayların incelenip araştırılması yoluyla ortaya konabilir (Gürkan, 1967:227). ibn-i Haldun tarih bilgisini aktaranların çeşitli nedenlerle öznel davrandıklarını vurgulamış ve gerçek tarih bilgisi- ne ulaşmak için toplumsal olguların, çeşitli uygarlıkların zaman içindeki değişimlerinin ve bu değişimlerin nedenlerinin tarafsız bir şekilde gözlenmesi ve incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. (ibn-i Haldun, 1954: 5-9).
ibn-i Haldun, toplumsal gerçekliğin incelenmesi ve toplumsal değişmenin neden ve sonuçlarının araştırılması konusunda tarihe “Ümran Bilimi” olarak adlandırdığı (ibn-i Haldun, 1954: 97) bir bilimin yardımcı olacağını belirtir. Bu yeni bilim insan topluluklarının doğasını, nasıl bir yaşam sürdüklerini (yerleşik mi göçebe mi olduklarını), bu kavimlerin yaşadıkları ülkeleri nasıl ele geçirip ellerinde nasıl tuttuklarını, devletlerini nasıl kurup güçlendirdiklerini, bu devletlerin nasıl çöktüğünü, bu kavimlerin yaşamlarında ekonomik, bilimsel ve sanatsal faaliyetlerin zamanla nasıl ve neden değiştiğini inceleyecektir (Gürkan, 1967: 229). Diğer bir deyişle bu yeni bilimin toplumsal olayları inceleyip sınışandıracağını ve toplumsal değişmeyi inceleyeceğini belirten ibn-i Haldun, böylece günümüzde sosyolojinin inceleme alanına giren konuları Ümran Biliminin alanına dâhil etmektedir.


İbn-i Haldun yaşadığı toplumda politika ve ekonomi gibi çeşitli toplumsal kurumları incelemiş, farklı toplumsal örgütlenme biçimlerini karşılaştırmış, siyasal egemenliğin ve otoritenin kaynaklarını araştırmıştır.İnsan toplumlarının birbirinden farklı olmasını geçinme biçimlerinin farklı olmasıyla açıklamış, ayrıca coğrafi ve ekonomik koşulların, üretim biçimi ve üretim ilişkilerinin de toplumların farklılaşmasında etkili olduğunu belirtmiştir (Gürkan, 1967:230). Diğer bir deyişle ibn-i Haldun, insanların doğal eğilimlerinin ya da yaradılışlarının değil, alışık oldukları gelenek ve şeylerin ürünü olduğunu savunmuştur. insan toplumlarında gözlemlenen bu farklılıklara rağmen, ibni Haldun’a göre toplumları bazı benzer özellikleri açısından tipleştirmek mümkündür. Bu çerçevede ibn-i Haldun göçebe ve yerleşik toplumlar olmak üzere iki temel toplum tipi belirlemiş ve bu toplumları inceleyerek bunlar arasında sistematik bir karşıtlık kurmuştur. Bu nedenle, ibn-i Haldun’un çalışmaları daha sonra Aydınlanma düşünürlerinin bir kısmı ve Marx tarafından ge- liştirilecek olan materyalist sosyolojinin öncüsü sayılabilir
ibn-i Haldun’un sosyolojik düşünce ve tarihsel gözlemi ilişkilendirmenin önemi üzerinde durması, toplumun bilimsel olarak incelemesine, ampirik araştırmalara ve toplumsal olguların nedenlerini aramaya büyük önem vermesi, çalışmalarının çağdaş sosyolojiyle birçok ortak yönü olduğunu göstermektedir.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
dogusu, haldun, ibni, sosyolojinin

Seçenekler
Stil


Saat: 08:22

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,