ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Sosyoloji & Felsefe


Yaşanabilirlik Felsefesi


Yaşanabilirlik Felsefesi

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Sosyoloji & Felsefe Forumunda Bulunan Yaşanabilirlik Felsefesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Yaşanabilirlik Felsefesi Popper, 1919 yılında, bilimselliğin niteliği üzerinde düşünmeye başladığı zaman çıkış noktasının ne olduğunu kendi anlatır: «Zihnimdeki sorunu doğuran ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 09 Aralık 2014, 13:04   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Yaşanabilirlik Felsefesi

Yaşanabilirlik Felsefesi

Popper, 1919 yılında, bilimselliğin niteliği üzerinde düşünmeye başladığı zaman çıkış noktasının ne olduğunu kendi anlatır:

«Zihnimdeki sorunu doğuran ortamı ve uyarıcı olan örnekleri kısaca anlatmak isterim. Avusturya İmparatorluğunun çöküşünden sonra, Avusturya'da bir devrim oldu. Ortalık devrimci sloganlar ve fikirlerle, yeni ve çoğunlukla saçma kavramlarla dolmuştu. Benim ilgimi çeken kavramlar arasında Einstein'ın görelilik kuramı kuşkusuz en önemli olanıydı. İlgi duyduğum diğer üç kuram da, Marx'ın tarih, Frued'un psikanaliz ve Alfred Adler'in `bireysel psikoloji' kuramlarıydı.»

Alıntıdan da' anlaşılabileceği gibi Popper, Einstein'ın görelilik kuramı ile diğer üç kuramı karşı karşıya getirdi. 1919 yılı, görelilik kuramı bakımından anlamlı bir yıldı. Bu kurama göre, güneşin yakınından geçen ışık ışınları; güneşin yerçekimi alanının etkisine girerek eğilmeye uğrarlar. O yıl, bu kuramı sınamaya elveren bir güneş tutulması oldu. Uzaydaki bir yıldızın yerini önce gece, sonra gündüz saptama.yoluyla, yıldızın güneşe yakın olması halinde, gönderdiği ışınları güneş tarafından eğilip eğilmediği araştırılabilecekti. Ölçümlerin verdiği sonuçlar sözkonusu, ışınlârın eğildiğini gösteriyordu. Popper'i büyük ölçüde etkileyen, kuramın ön-deyişinin doğru çıkması değildi. Onu asıl ilgilendiren şuydu: Ön-deyinin doğru çıkmaması halinde, genel görelilik kuramı derhal reddedilecekti. Popper bu tutumla, diğer üç kuramın savunucularının tutumlarını karşılaştırdı. Bunlar belirli bir olayın kuramlarına nasıl uygun düştüğünü her zaman kolaylıkla açıklayabiliyorlardı; ama hangi koşulların gerçekleşmesi halinde kuramlarını savunmaktan vazgeçeceklerini asla belirtmiyorlardı. Popper, hangi kurama 'olursa olsun ampirik destek bulmanın kolay olduğunu; bilimselliğin ampirik destek sağlamada değil, kuramın hangi koşullar altında yanlış olduğunu belirlemede yattığını düşünmeye başladı. Eğer bir kuram yanlışlanabilir ise, bilimseldir, dedi. Böylelikle Popper “yanlışlanabilirlik ilkesini” getiriyordu.

Bu ilkeyle ilgili olarak üç noktayı belirtmek gerekir. Popper her üç noktada da yanlış anlaşılmıştır.

1 - Yanlışlanabilirlik ilkesinin, anlamlı ve anlamsız önermeler ayrımıyla bir ilgisi yoktur. Popper, genel olarak, apaçık saçma olan önermeler dışında, bütün önermelerin anlamlı olduğunun savunulabileceğini kabul eder: Pozitivistlerin bu konudaki anlayışlarını derinlemesine eleştirmiş değildir. Ancak, pozitivistlerin bir önermenin nasıl anlamlı olacağı sorusunu olgulara değgin bir soruymuş gibi ele aldıklarına dikkati çekmiş; bir önermenin doğru olup olmadığına karar vermenin yalnızca bir uzlaşım (convention) sorunu olduğunu söylemiştir

2 - Popper, bütün kuramların genel içerimlerden, yani “Bütün x'ler için geçerlidir: Eğer x.... .., o halde x. . . ... “ şeklindeki önermelerden oluştuğu görüşündedir. Popper'in bu görüşünün, kolaylık sağlaması bakımından, . kendisinin de kullandığı “Bütün kuğular beyazdır~ı önermesiyle ifade edilen “yasa”yı (Bütün x'- ler için geçerlidir: Eğer x bir kuğuysa, o halde x beyazdır) örnek alarak açıklamaya çalışacağız. Yukarıdaki önerme, siyah renkli bir kuğunun ortaya çıkması halinde yanlıştır. “Burada siyah bir kuğu var” önermesi, bu yasayı yanlışlar; yanlışlığını gösterir. Bu çeşit önermelere, yani belirli bir yerde, belirli bir zamanda ve belirli bir nesne ya da olaya değgin önermelere Popper, temel- önermeler adını verir. Bazı temel-önermeler yukarıdaki “yasayla bağdaşır (örneğin, “Burada yeşil bir iskemle var”; “Burada beyaz bir kuğu var” gibi) . Öte yandan; başka bazı temel-önermeler (örneğin, “Burada siyah bir kuğu var”) “yasayla bağdaşmaz,' yani sözkonusu olan temel-önerme doğru ise, “yasa” yanlıştır. Popper, yasaların bağdaşan önermelere izin verdiğini, ama bağdaşmaz önermeleri yasakladığını söyler. Bir kuramın bilimsel olabilmesi için, en azından bir temel-önermeyi yasaklaması gerekir Burada dikkat çekmek Popper'ın bir temel- önermenin doğru ya da yanlış olduğunun kesin güvenirlikle belirlenebileceğini söylemeyişidir. Popper, bilimin nesnel şeylere değgin olduğunu ve dolayısıyla temel-önermelerin de nesnel olması gerektiğini; ancak, nesnelliğin kesin güvenilirlikle belirlenemeyeceğini söyler. Oysa, Popper'a göre, öznel şeylere ilişkin kesin güvenilir bilgi edinmek olanaklıdır. Bundan çıkan sonuç, Popper'ın temel-önermelerinin herhangi bir gözlemciye bağlı olmayışıdır. Gerekli olan, bazı temel-önermeleri doğru saymak; doğru olarak kabullenmek için bir karara varmaktır.

3 - Yukarıdaki örnekte yer alan “Bütün kuğular beyazdır” önermesi, “Burada siyah bir kuğu var” önermesiyle yanlışlanmaktadır. Ancak, bu kuğuyu ,birinin siyaha boyadığı şeklinde yardımcı bir varsayım öne sürülecek olursa, . bu bir yanlışlama olarak anlaşılmayacaktır. Bu çeşit yardımcı varsayımlâr ileri sürerek bir kuramı yanlışlanmaktan kurtarmak her zaman olanaklıdır. Bir kuramın yanlışlanmadan kurtarılmasının başka yolları da, kavramlarının içeriğini değiştirmek, belki de bir hesap hatası yapılmış olduğunu ileri sürmek, deneyimin doğru yapılmadığını iddia etmek gibi yollardır. Bu durumda, yukarıda 1-'de anlattıklarımızın aksine; , bir kuramın yanlışlanması olanaksızlaşır. Bir kuramın yanlışlanabilmesi için, yardımcı varsayımlar getirmemek, anlam değişiklikleri yapmamak gibi bazı yöntem kurallarının kabul edilmesi gerekir. Yanlışlanabilirlik ilkesi ancak, belirli bir yöntembilimle birlikte işletilebilir. Popper, bilimselliği dil ölçütleriyle değil, yöntem kurallarıyla tanımlamaktadır: Örneğin, koyduğu yöntem kurallarından birine göre, yardımcı varsayımlara ancak, kuramsal, sistemin ampirik' içeriğini ya da yanlışlanabilirliğini artırıyorsa izin verilebilir.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
felsefesi, yasanabilirlik

Seçenekler
Stil


Saat: 07:57

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,