ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Sosyoloji & Felsefe


Yapıtsız Sanat


Yapıtsız Sanat

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Sosyoloji & Felsefe Forumunda Bulunan Yapıtsız Sanat Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Yapıtsız Sanat Bu arada bu sorun yalnızca görünüşte var olup sanat yapıtını tanımlarken basitçe yanlış ölçütün temel alınmasından kaynaklanabilir. Sanat ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 09 Aralık 2016, 22:50   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Oz
Süper Moderatör
Oz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 04 Aralık 2016
Şehir: Ankara
Mesajlar: 665
Konular: 665
Beğenilen: 3
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yapıtsız Sanat

Yapıtsız Sanat

Bu arada bu sorun yalnızca görünüşte var olup sanat yapıtını tanımlarken basitçe yanlış ölçütün temel alınmasından kaynaklanabilir. Sanat yapıtının, temel bir tanım gibi görünen, güzel yapıt (bel artefact) olarak tanımlanması, gerçekten de itiraza yol açar. Sanat yapıtını böyle tanımlamak, güzelliğin evrensel nitelikte olduğunu ilan etmek anlamını taşır. Oysa hepimizin gözlemlediği gibi, zevklerin çeşitli olması, bu düşüncenin hiç bir anlam taşımadığını ortaya koyar. Böyle olunca da, o andan başlayarak, güzellik gibi çok görece bir ölçütün bir tanımlama ilkesi olarak alınması söz konusu olamaz. Bu düşüncenin yaygın olarak görecelik kazanmasının çok eskiye gitmediği, söz konusu düşünceye uzun süre baskın çıkan düşüncenin, güzelliğin evrenselliğini, zevklerin çeşitliliğini insanlar arasındaki farklara (kimi insanlar başkalarından iyi kötü daha duyarlı, daha bilgilidir) mal ederek kurtardığı doğrudur.
Hume, Kant ya da Hegel böylece, görecelik düşüncesine farklı açılardan aynı biçimde karşıdırlar. Ne var ki, güzelliğin evrenselliği kavramına karşı süregelen eleştiriler, bu kavramın ölçütsel niteliğine kesinlikle karşı çıkmakta, böylelikle de öngördüğü ölçütlerin geçerliliği hakkında kuşku uyandırmaktadır.
Bu eleştirilerin bir örneğini, Pierre Bourdieu 'nün, L'Amour de l'art (Sanat Aşkı] adlı kitabında yaptığı toplumbilimsel yorumda buluruz. Bourdieu söz konusu kavramda, egemenlerin sahip oldukları ayrıcalıkları korumak için, kendi saflarında olmayanların tümünü evrensellik adına dışlayarak zenginler üzerinde uyguladığı stratejilerden birini görür. Herkesin tanıyıp değerlendirebileceği güzellik, aslında keyfi bir koda gönderme yapmakta, bu beceriye sahip olmak da insanın kesin olarak tanımlanmış belirli gruplara ait olduğunu göstermektedir.
Üstelik, sanat yapıtını güzel yapıt olarak tanımlamak, bu tanımı her yöne taşırır gibi görünmektedir, çünkü basit nesnelere de sanat yapıtı adı verilebilmektedir (örneğin Duchamp 'ın ünlü ready-made 'lerine). Böyle olunca da sanat yapıtını tanımlamak için bir başka yol bulmak gerekmektedir.
Güzelliğe yapılan göndermenin ortaya çıkardığı zorluklardan kaçınmak ve terimin yaygın kullanımını haklı kılmak için, çözümlemeci geleneğe bağlı oldukları ileri sürülen bazı filozoflar, sanat yapıtı için, bir değer yargısına yol açan hiçbir ölçütü içermeyen bir tanımlama öneriyorlar. Örneğin Georges Dickie , "sanat yapıtı" için iki anlamın ayırt edilmesini öneriyor: her türlü değerlendirmeden bağımsız bir değerlendirici anlam , bir de sınıflandırıcı anlam .
Bu deyim bazı durumlarda, örneğin "bu tablo gerçek bir sanat yapıtı" (değerlendirici anlam), dediğimizde, övücü nitelikte olsa da, başka durumlarda (sınıflandırıcı anlam), söz konusu edilen şeyin basit olarak belirli bir nesne sınıfına ait olduğunu belirtiyor
Peki, nesnenin o sınıfa ait olduğunu belirleyen şey ne? Bu bizi, insan etkinliği sonucu ortaya çıkan bir ürünün, belirli bir sınıfa ait olduğunda, bir sanat yapıtı sayıldığı düşüncesine götürüyor: iyi ya da kötü olarak yargılansın, bir roman, bir şiir, bir resim, bir senfoni, bir şarkı, bu anlamda birer sanat yapıtıdır. Ne var ki gerçekte bu ölçüt yeterli olmaktan uzaktır, çünkü burada, bilinen hiçbir türe girmeyen nesneler yapıt olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, tür çerçevesini aşıp sanatsal uzlaşma kavramına gönderme yapmak gerekiyor. Sanat yapıtını, sanat uygulayıcılarının ve sanat kuramcılarının tanıdığı ve kabul ettiği canlandırma biçimlerine gönderme yapan bir yapıt olarak tanımlayan kurumsal kuramın yaptığı, işte budur: "Bir sanat yapıtı, sınıflandırıcı anlamda, 1) bir güzel yapıt'tır, 2) bu güzel yapıt'a, belirli bir toplum kurumu adına (sanat dünyası) hareket eden bir ya da daha çok kişi, değerlendirilmeye aday bir nesne statüsü kazandırmıştır" (G. Dickie, agy., s. 22, aynı zamanda bkz. A. Danto, 23 no.lu metin).
Bu arada bu tanımlamaya birçok itiraz yapılmaktadır: önce, bir başka çözümlemeci filozof olan Richard Wollheim 'ın George Dickie'ye yanıt olarak işaret ettiği gibi, bir sanat yapıtını bir güzel sanat yapıtından ilk bakışta ayırt edebilmek göründüğü kadar kolay değildir (L'Art et ses objets, Essais additionnels, 1, [Sanat ve Nesneleri, Ek Denemeler, I] Fr. çev R. Crevier, Aubier, 1994, s. 148).
Bunun ardından ikinci eleştiri gelmektedir ki bu, birinci eleştiriyi pekiştirmektedir. Buna göre, sanat dünyasını temsil eden kişilerin sanat yapıtı statüsünü bir nesneye, bu nesnenin bazı özellikleri olduğunu kabul etmiyorlarsa, nasıl verdiklerini anlamak zordur: "Bir güzel yapıta sanat yapıtı statüsünün verilmesini sağlayan nedenlerin, güzel yapıtı sanat yapıtı yapan kesin nedenler olarak niçin düşünülmediği iyi anlaşılmıyor" (agy., s. 147).
Bu anlaşmazlık, göründüğünden daha temel özelliklidir, çünkü tanımlamanın yalnızca bir noktasını değil, tanımlama ile tanımladığı nesnenin niteliğini söz konusu etmektedir. Yapıtları yalnızca veri olarak alınmış bir dizgenin (kuruluşlar, temsil etme biçimleri) içinde yer alışlarıyla tanımlayan anlayış ile yapıtın gözler önüne serilmesi gereken içsel nitelikler taşıyan özgün bir nesne olduğunun da göz önüne alınması gerektiğini ileri süren anlayış karşı karşıya gelmektedir.
Bu çekişme, estetik düşünüş çerçevesini geniş ölçüde aşmakla birlikte, bu alanda özel bir niteliğe de bürünmektedir. Sanat olaylarını değerlendirebilmek için, gerçekten de yapıt kavramını ya ele almak ya da bir yana bırakmak gerekir: "sanat yapıtı" terimi değerlendirilemeyen nedenlerin dayattığı bir statüye gönderme yapıyorsa, bu kavramın bir yana bırakılması daha doğru olur.
Kuramcıların ve sanatçıların bir bölümünün seçimi budur. Bu durumda, yapıttan çok, örneğin "parça" dan söz edilecektir: "Sanat yapıtı basit olarak bir [sanatsalJ 'parçâ dır, sanat uygulamaları alanındaki uzlaşılarla özgüllük kazanmış bir kendiliktir' (Tımothy Binkley, "'piece' contre esthetique", Esthetigue et Poeti- que ["estetiğe karşı 'parça"', Estetik ve Poetika içindeJ, agy., s. 61).
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Seçenekler
Stil


Saat: 11:22

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,