ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Sosyoloji & Felsefe


Sanat, Yapıttan Yola Çıkarak Nasıl Tanımlanır?


Sanat, Yapıttan Yola Çıkarak Nasıl Tanımlanır?

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Sosyoloji & Felsefe Forumunda Bulunan Sanat, Yapıttan Yola Çıkarak Nasıl Tanımlanır? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Sanat, Yapıttan Yola Çıkarak Nasıl Tanımlanır? Sanatı yapıt kavramından vazgeçerek tanımlamanın çekiciliği gerçekten de yapıt ile sanat arasındaki bağıntıların sorunlar ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 09 Aralık 2016, 22:56   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Oz
Süper Moderatör
Oz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 04 Aralık 2016
Şehir: Ankara
Mesajlar: 665
Konular: 665
Beğenilen: 3
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Sanat, Yapıttan Yola Çıkarak Nasıl Tanımlanır?

Sanat, Yapıttan Yola Çıkarak Nasıl Tanımlanır?

Sanatı yapıt kavramından vazgeçerek tanımlamanın çekiciliği gerçekten de yapıt ile sanat arasındaki bağıntıların sorunlar içermesinden kaynaklanmaktadır. Bu zorluk; Aristoteles 'te ifadesini bulan örnek biçimiyle Antik düşüncede yer almaktadır. Aristoteles, bir yandan yapıtı yüceltirken, öte yandan üretim etkinliğini hor görür: "Gerekliliği söz götürmeyen yararlı [sanatlar konusunda] eğitilmiş olmak gerektiğine kuşku yok ama insanın her türlü [işle] değil de -özgür bir insana yaraşan ya da onu küçük düşüren işler vardır-, yaptığı şeyin onu tiksindirici [banausos] bir zanaatçıya dönüştürmediği [işlerle] uğraşması gerektiği de açık seçik ortada. Oysa, uygun olmayan her türlü işin, sanatın, bilginin zanaatçıya, bedene, ruha ya da akla uygun düşen her şeyin de özgür insana yaraştığını düşünmek gerekir. Bu yüzden, bedenin rahatını kaçıran bu tür sanatların zanaatçıya yaraştığını söylüyoruz, hatta bunu ücretli işler için de söylüyoruz. Çünkü bu sanatlar düşünceyi meşgul eder ve iğrençtir. Özgür insanın, bir yandan, liberal sanatlardan bazılarına bile kendini belirli bir noktaya kadar vermesinin yakışıksız olmadığını ama öte yandan, bu sanatlar konusunda [kesin bir bilgiye sahip olmak için çok ısrarlı olmanın], yukarıda sayılan zararlara yol açacağını söylüyoruz." (Politika, VIII, 2, 1337-b4)
Bu düşünceler siyasal bir sorunu, geleceğin yurttaşlarına verilecek eğitim sorununu çözmeyi sağlıyor. Böylelikle bu insanlar özgür kılınmış, ortak çıkarlar üzerinde fikir yürütme, bu çıkarları etkinlikleriyle sağlama yeteneğini kazanmış yurttaşlar olacaklardır. Yalnızca kendi amacına yönelik olarak uygulanmayan, başka amaçlara yönelen, böylelikle de kendilerini benzeri işlere verenleri kendilerinin dışında bir amaca yönelmiş basit birer araç haline getiren etkinliklerin bu eğitimin dışında tutulması gerekir. Üretim etkinliği bu anlamda kölelere özgü bir etkinliktir, çünkü üreticiyi kendini yapıtın hizmetine vermiş bir araç haline getirmektedir.
Bu üretim kavramını yeniden ele alan Hannah Arendt , bunun şaşırtıcı özelliğinin de altını çiziyor: "İnsan, homo faber (çalışan insan) olarak bir araca dönüşüyor ve bu dönüşme her şeyin ortalama bir değere gerilediği, içkin ve bağımsız değerini yitirdiği anlamına geliyor [...]. Yunanlılar klasik dönemde, homo faber'in dünya karşısındaki bu tutumu yüzünden, sanatlar ve meslekler alanını, yani alet kullanılan, zevk için hiçbir şey yapılmayan, her şeyin başka bir şey üretmek amacıyla, bu şeyin sıradan bir düşünce ürünü olduğunu ve gerçekleştirilen eylemin çıkarları temel aldığını anlatabilmek için, 'dar kafali olarak çevrilebilecek banausos nitelikli alan olarak, niteliyorlardı.
Bu horgörünün şiddeti, Yunan heykel sanatının ve mimarlığının büyük ustalarının hiçbir biçimde bu değerlendirmenin dışında kalmadığını düşünecek olursak, bizi şaşırtmayı sürdürecektir." ("L'oeuvre", Condition de 1'homme moderne ["Yapıt", Modern İnsarun Durumu] içinde, Fr. çev G. Fradier, Agora, Pocket, 1983, s. 212).
Gerçekten de, bir yandan heykel yapmanın alçaltıcı bir etkinlik olduğu, öte yandan Phidias 'ın Olympos'ta yaptığı Zeus heykelini görenlerin boşuna yaşamamış oldukları, aynı anda nasıl söylenebilir? Ortaya koyduğu ürünün hayranlık uyandırdığı bir etkinlik, genelleştirme yapılarak nasıl hor görülebilir?
Bu tutum, üretim özgür değilse, amacının kendi dışında yer almasından dolayı, hayranlıkla izlenmesinin de böyle olacağı olgusuna dayanmaktadır. Hayranlıkla izlemenin kendinden başka amacı yoktur: bu etkinlik bu anlamda özgür bir etkinlik örneği oluşturmaktadır. Bu ayrım, sanatların içinde bile farklılık yaratmakta, bu farklılık, örneğin beden çalışması gerektiren mekanik sanatlar ile ortaya koyduğu ürünün entelektüel etkinlikle karıştığı liberal sanatlar ın birbirinden ayrılmasına yol açmaktadır. Bu horgörüden kurtulmak için heykelciler ve mimarlar, sanatlarının entelektüel yanının ağır bastığını ileri süreceklerdir. Örneğin hem resim, hem heykel yapan Leonardo da Vinci 'nin, bu iki sanatı birbirinin karşısına koyup, ağırlığı resme verirken yaptığı budur: "Resim ile heykel arasında bunlardan başka şu farkları da buluyorum: heykelci, yapıtlarını ressamın harcadığından daha büyük bir çaba ile gerçekleştirir; ressam da kendi yapıtlarını ortaya koyarken daha büyük bir entelektüel çaba harcar"
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Seçenekler
Stil


Saat: 11:20

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,