ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Beyefendiler > Stil - Moda

Stil - Moda Erkeklerimizden Stil Sırları


Erkek Giyim Modasına Stil Sahibi Bir Bakış

Erkeklerimizden Stil Sırları


Erkek Giyim Modasına Stil Sahibi Bir Bakış

ForumSevgimiz Beyefendiler Kategorisinde ve Stil - Moda Forumunda Bulunan Erkek Giyim Modasına Stil Sahibi Bir Bakış Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Erkek Giyim Modasına Stil Sahibi Bir Bakış Şimdilerde biz kadınların modaya olan tutkusuyla aynı paralelde seyreden erkek modası birçok soruyu ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 01 Ağustos 2015, 20:15   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Erkek Giyim Modasına Stil Sahibi Bir Bakış

Erkek Giyim Modasına Stil Sahibi Bir Bakış

Şimdilerde biz kadınların modaya olan tutkusuyla aynı paralelde seyreden erkek modası birçok soruyu da beraberinde getiriyor. Peki sürekli değişim rüzgarlarına maruz kalan modayı takip eden erkeklerin kendi stillerini oluşturup muhafaza etmeleri ne kadar mümkün? İşte erkek stilleri ve modası hakkında merak ettiklerimizin cevabını bulacağımız bu keyifli sohbetimizde Milord Style House sahibi Namık Gökçeer engin birikimiyle bizlere yol gösterecek. Kendisine bir kez daha teşekkür ederek hepinize keyifli okumalar diliyorum...

Buse Terim: Bize stil sahibi erkeği tanımlayabilir misiniz?

Namık Gökçeer: Tarz arayıcısı olan erkekler, güncel modanın gelip geçen büyüsüne kapılmadan, kendi özgün giyim anlayışlarını kalıcı moda fikrinin kuralları ile bütünleştirerek giyinirler. Şüphesiz kişilerin kendi giyim anlayışlarını edinebilmesi doğuştan gelen bir yetenek değildir. Tarz sahibi giyinmek, çalışma ile geliştirilebilmeye açık ve edinilebilen bir yetenektir. Tabii her işte olduğu gibi, bu işin de bilinmesi gereken bir dizi kuralı vardır. Erkek giyimi geride bıraktığı, yüzyılı aşkın süre içinde birçok kazanımlar elde etmiş ve kuralları konulmuştur. Tarz sahibi giyinmek ancak kişinin kendi fiziksel özelliklerini ve ihtiyaçlarını işin içine dahil etmesi ile mümkün olabilir.

Buse Terim: İyi giyimli değil, iyi giyinmek gerektiği sözünü "Moda geçer, stil kalır" mottosuna ithafen söylenmiş bir söz olarak alabilir miyiz?

Namık Gökçeer: İyi giyimli olmak ve iyi giyinmek... Erkek giyimindeki temel çelişkiyi temsil eder. İlk anda anlam bakımından pek bir farklılık taşımadığını düşünebilirsiniz. Ancak biraz daha derinlemesine bakmayı başarabildiğinizde fark edersiniz ki, etrafınızda tasarımcıların ve markaların hazırladığı koleksiyonlar ile donanmış birçok “iyi giyimli” erkek olduğu halde, bunların içinden pek azı kendi kişisel özelliklerini giyimine dahil edebilmiş “iyi ve tarz sahibi giyinen” kişilerdir. Modayı belirleyenler yani tasarımcılar ve markalar her şeyi ortalamalarda ve dönemsel olarak ele almak zorundadırlar. Bu yüzden de moda geçer, sonsuza kadar devam eden stildir.

Buse Terim: Peki, “Kalıcı Moda Fikrini” özümsemenin yolu zamanaşımına direnen klasik giyim tarzını benimsemekten mi geçiyor?

Namık Gökçeer: Aslında burada geliştirilmesi gereken bilinç “az her zaman, çoktur” söylemine yakın durmaktadır. İki dünya savaşı arasında kalan 1920’li ve 30’lu yıllar erkek giyiminin “altın çağı” olarak tanımlanır. Bu dönem erkek giyiminin günümüzde dahi geçerliliğini koruyan kurallarının konulduğu ve kentli erkek giyiminin temellerinin atıldığı olağanüstü bir dönemdir. Zaten kalıcı moda fikri de bu dönemin ve bu dönemde oluşan kuralların günümüzdeki devamlılığıdır. Bu dönemin özü zarafete dayanmaktadır, asla fazla zorlama yapmamak ve yapmacık görünmemektir. Giyim öğeleri de dahil olmak üzere herhangi bir nesnenin kalıcı olabilmesi için doğasında değerlilik, yararlılık ve genel anlamda beğenilme özelliklerine sahip olması gerekir.

Buse Terim: Modanın dinamizmini göz önüne aldığımızda erkek giyim kurallarını özümsemiş biri olarak radikal değişikliklere çok sıcak bakmadığınız çıkarımını yapabilir miyiz?

Namık Gökçeer: Bilakis, bana göre gerçek yenilikler ve değişim kuralların görmezden gelinmesi ile değil de, sürekli farkında olunması ile oluşur. Bir konu hakkında sofistike bilgi sahibi olan kişiler aynı zamanda kuralları esnetebilme ve yeri geldiğinde de eğip bükebilme yeteneğine de sahip olurlar. Zaten bu yetenek kişilere kendilerine has tarzlarını geliştirebilme ve iyi giyimli olmak yerine iyi giyinen olma fırsatını sunar.

Buse Terim: Bir erkeğin vazgeçilmez aksesuarı sizce nedir?

Namık Gökçeer: Gerek renklendirme, gerekse oranlama ve hatta desen birleştirmeleri de dâhil olmak üzere klasik anlamda form kuralları ve kalıcı kişisel bir stil yaratmak tamamı ile küçük detayların bir araya getirilmesi ile oluşturulabilmektedir. En küçük detayın bile büyük bir işlev değeri vardır ve bütünü tamamlamak açısından atlanılmaması gerekir. Bana göre bir erkeğin vazgeçmemesi gereken aksesuarı “cep mendilleridir.” Erkek giyiminde zarafet ne zaman ön plana çıksa, ceketinizin cebindeki desenli şişkinlik de peşinden gelmiştir. Rönesans’ın ilk dönemlerinde mendil, elzem ve işlevsel bir aksesuar olarak kabul edilirdi. Mendiller gittikçe süslenerek sonucunda aşk nişanelerine dönüştüler. Her saygın erkek mendil taşırdı ve o günden bugüne dek mendil taşımak daima centilmenlik ve toplumsal rütbe göstergesi olarak kabul edilmiştir. Tüm giyim meraklıları için cep mendili bireysellik ve tarz ifade etme fırsatıdır. Cep mendili erkek giyiminin ayrıntıları arasında gelenekten fazlasını sürdüren bir parçadır. Seçilmesi kadar taşınışı da kibarlık, zarafet ve fark edilebilirlik sağlar. Bugün birçok erkek yanlış kullanacakları veya çirkin gözükecekleri ya da her ikisinin korkusuyla mendil kullanmaktan çekinmektedir. Zevki fazla gelişmemiş erkekler için cep mendili efemine görülebilir ama teklifsizce katlanmış bir beyaz mendil orta karar bir takım elbiseye pahalı görünümü katmanın en çabuk ve en ucuz yoludur. Şık takım elbiselerin çoğu düz beyaz veya mavi ya da beyaz egemen gömlek desenleriyle birlikte giyilmektedir. Bu renk formatı basit beyaz mendile elbisenin gerektirdiği ek ihtişamı katma fırsatını verir. Yani işin ilk adımı bu beyaz mendillerden birini uygun şekilde taşımanın yolunu öğrenmektir. Giysilerin temel görevi karşısındakilerin bakışlarını yüze yöneltmek olduğundan aşırı uyumlu veya daha da beteri tam eşleşen bir kravat ile mendil, hem kendinden emin olmayan bir giyime işaret ettiğinden hem de izleyenin gözünü yüzden uzaklaştırıp bedende dolaştırmanın kesin yolu olduğundan tercih edilmemelidir.

Buse Terim: Bize değişmeyen bazı altın kurallarınızdan bahseder misiniz?

Namık Gökçeer: Ben kişisel olarak renk seçimlerime ve oran ilişkilendirmelerime çok dikkat ederim. Renkler tüm giyim öğeleri içinde ilk izlenimi en fazla etkileyen faktördür. Renkler karşınızdakiyle sizin aranızda duygusal bir bağ kurulmasına neden olur. Bu nedenledir ki, giyiminizde sizi en iyi yansıtacak renk tonlarını bulabilmeniz gerekir. Oran konusuna gelince giysi oranlarını, kendi vücut yapımızla birleştirebilmemiz gerekir. Oran tarz sahibi giyimin temelini oluşturur. unutulmaması gereken, zorunlu olunan durumlarda giyiminizde kaliteden ödün verebilirsiniz, ancak kişisel oranlarınızdan asla taviz vermemeniz gerekir.

Buse Terim: Giyimi bazı kalıplara uydurmaya çalışmak sizce ne kadar doğru?

Namık Gökçeer: Son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. İyi giyinen kişiler kendilerini zaman zaman farklı arayışlar içinde hissederler. Kimi günlerde en sade kıyafetler dışında başka bir şey giymeyeceklerine dair kendi kendilerine söz verirlerken, kimi günlerde de ne kadar süslenseler yetmiyormuş gibi gelir. Yaklaşım ne olursa olsun bir tarzdan bir diğerine geçebilme ve bunu doğal zarafeti bozmadan yapabilme yeteneği bir erkek için son derece önemlidir.

Buse Terim: Ruh haline göre giyinmek size neyi ifade ediyor?

Namık Gökçeer: Desenleri kullanabilmeyi ifade ediyor sanırım. Desenleri kullanabilmek hem rahatlık anlayışını hem de yenilik ve farklılık beraberinde getiriyor. Desenleri doğru şekilde bir araya getirebilmek, hatta daha da önemlisi karıştırabilmek kişinin ruh halini ifade etmesinde önemli bir rol oynuyor. Bir de aksesuarları kullanım şekli kişinin ruh halini dışa en iyi şekilde yansıtabilmesini sağlıyor.

Buse Terim: Milord gibi profesyonel bir Style House'tan bahsedersek, markayı ve müşterilerinizi farklılaştıran neleri deneyimleme imkanı sunuyorsunuz?

Namık Gökçeer: Ben Milord ismini bir marka olarak görmekten ziyade, daha çok bizi müşterilerimize ifade etmekte aracı bir kelime olarak görüyorum. Benim için esas marka, hizmet verdiğim müşterim. Onun kendi isminden daha fazla statü sağlayacak bir isim olabileceğini düşünmüyorum. Sanırım beni, Milord’u en çok farklılaştıran deneyim bu olabilir. Ben tamamen karşımdaki kişiyi her türlü özelliği ile ele almaya, onu tanımaya fiziksel özellikleri ve yaşam alanlarına göre tüm giyim ihtiyaçlarına cevap vermeye, bunu yaparken de kendisine özel olmasına çaba sarf ediyorum. Tabii bu iletişim birdenbire kurulamıyor, zamana ve güvene dayalı gelişiyor. Her aşamada farklı bir deneyimi beraberinde getiriyor.

Buse Terim: Stil sahibi olmanın altını önemle çizen biri olarak vermek istediğiniz ipuçları neler olur?

Namık Gökçeer: Öncelikle tavır, tavırlarınız hayata bakış açınızı yansıtabilmelidir. Kişisel ve profesyonel yaşamınızdaki değerlerinizi ortaya koyabilmelidir. Zarafet bir erkek için günümüzde unutulan bir kavram olmakla beraber, olmazsa olmazdır ve unutulmamalıdır. Sonrasında da en başından beri vurgulamaya çalıştığım renklerin kişiselleştirilmesini, kişiye özgü oran mimarisinin oluşturulmasını ve desenleri kullanabilmeyi bilmek gerekir.

Haftaya farklı lezzetler tadacağımız yepyeni bir sohbette görüşene kadar modayla kalın!

Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bakis, bir, erkek, giyim, modasina, sahibi, stil

Seçenekler
Stil


Saat: 17:25

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,