ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Tarih


Bazı Devlet ve Toplumlar


Bazı Devlet ve Toplumlar

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan Bazı Devlet ve Toplumlar Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Bazı Devlet ve Toplumlar ABD Bugünkü ABD topraklarina ilk yerlesenler büyük bir olasilikla 10-30 bin yil önce Asya’dan gelmislerdi. Avrupali ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 05 Aralık 2014, 22:08   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Bazı Devlet ve Toplumlar

Bazı Devlet ve Toplumlar

ABD

Bugünkü ABD topraklarina ilk yerlesenler büyük bir olasilikla 10-30 bin yil önce Asya’dan gelmislerdi. Avrupali kâsifler Amerika kitasina ulastiginda, burada daginik kabileler halinde yasayan Yerliler’le karsilastilar. 15. ve 16. yüzyillarda Portekiz ve Ispanya cografi kesiflerin öncüleriydi. Ispanya Kralligi'nin gemileriyle yola çikarak 1492'de Amerika'ya ayak basan Kristof Kolomb burasini Hindistan'in dogusu sanarak, yerli halka Hintli anlaminda "los Indos" demisti. Ispanyollar kisa sürede Karayib Denizi'ndeki adalari, Meksika'yi, Orta Amerika'yi ve Brezilya disinda bütün Güney Amerika'yi ele geçirdiler. Böylece neredeyse Kuzey ve Güney Amerika kitalarinin tamami Ispanya'nin oldu.
Ingilizler, Hollandalilar ve Fransizlar da bu yeni kara parçasina ilgi göstermeye baslamislardi. Ingilizler 1607'de altin bulmak amaciyla Virginia'ya ayak bastilar ve ilk koloniyi kurdular. Burada altin bulamayan Ingilizler zorlu yillardan sonra tütün yetistirmeye basladilar. Bu sayede Virginia kolonisi kralligin mali destegi olmadan ayakta durabilecegini göstermis oldu. 1619'da ilk kez kadinlar ve gene ayni yilda köle olarak getirilen Siyah Afrikalilar Amerika'ya ayak basti. Onlari 1620'de Ingiltere'de dinsel inançlari yüzünden baski gördükleri için barinamayan Protestanlar izledi. Mayflower adli gemiyle Massachusetts kiyilarina varan bu grup kendi hükümetini kurdu.
Hollandalilar Kuzey ve Güney Amerika'da kalici ve güçlü yerlesim bölgeleri kuramadilar. Kuzey Amerika'da New Amsterdam ve Fort Orange'i kurdular, ama 1664'te New Amsterdam Ingilizler'in eline geçti ve New York oldu.
Fransizlar da 16. yüzyilin ortalarindan baslayarak Kuzey Amerika kiyilarini kesfetmeye basladilar. Önce Hudson Körfezi çevresine ve Kanada'ya yerlestiler. Güneye sürekli seferler düzenleyerek St. Lawrence ve Mississippi irmaklarindaki ulasima egemen oldular; 1681'de krallari XIV. Louis'nin onuruna Louisiana'yi kurdular. Böylece Fransa'nin, Kanada'dan Meksika Körfezi'ne kadar uzanan genis bir egemenlik bölgesi oldu. Fransiz askerlerince denetlenen bu bölgelere Fransa'dan çok az göçmen geldigi için Fransiz nüfusu Ingilizler’den çok azdi. Fransiz kaleleri ve yerlesimleri ise Ingiliz göçmenlerin Amerika'nin batisina geçmesini engelliyordu.
1681'de Ingiliz *****r William Penn, Pennsylvania'yi kurdu. Penn herkesin Tanri'ya diledigi gibi tapinmakta özgür oldugunu, Amerika Yerlileri’ne adil davranilmasi ve topraklarinin bedelinin ödenmesi gerektigini savunuyordu. Kendi kolonisi için, yasalarini halkin yapacagi bir hükümet önerdi ve Philadelphia'yi "Kardeslik Kenti" ilan etti.
Ingiliz kolonilerinde yönetim biçimi Ingiltere'ye benziyordu. Bazi kolonilerin valileri Ingiltere kralinca ataniyordu. Bazilarinda da Ingiltere kralinin koloni topraklarini bagisladigi toprak sahibi vali oluyordu. Yalnizca iki kolonide (Connecticut ve Rhode Island) vali halk tarafindan seçiliyordu. Her koloninin mülk sahiplerince seçilen bir meclisi vardi. Ingiltere kolonilerini kendi imparatorlugunun bir parçasi olarak kabul ettiginden, savas açilmasi, ticaret kurallarinin saptanmasi, vergi alinmasi gibi konularda son sözün kendisinde olmasi gerektigini düsünüyordu.
Insanlar yeni yerlestikleri bu ülkede birçok güçlükle karsi karsiyaydilar. Yiyecek ve yerlesim sorunlari, Yerliler’le mücadele hiç bitmiyordu. Güneyde doga kosullari daha elverisliydi. Bazi tarlalarda köle emegiyle çok fazla ürün kaldirilabiliyordu. Koloniler hem birbirleriyle, hem de Ingiltere’yle ticaret yapiyordu.
Göçmenler ilk yerlesme sorunlarini çözdükten sonra çocuklarinin egitimi konusunu ele aldilar. 1647'de Massachusetts'de çikarilan bir yasayla en az 50 ailenin bulundugu her yerlesim yerine bir okul açilmasi kabul edildi. 1636'da Harvard ve 1701'de Yale kolejleri kuruldu. 1638'de Massachusetts'de ilk basimevi çalismaya basladi.
1733’te Georgia, Avrupali kolonicilerce kurulan 13. koloni oldu. 1760’a gelindiginde kolonilerde 1,7 milyon insan yasiyordu. Ingiliz kolonilerinde yasayanlar daha batiya dogru yayilabilmek için Fransiz bölgelerine sürekli akinlar düzenlemeye basladilar. 1763'te Avrupa'daki Yedi Yil Savasi Ingiltere'nin zaferiyle sonuçlandiktan sonra Fransiz Kanadasi ile Mississippi Irmagi’nin dogusundaki topraklar Ingiltere'nin denetimine geçti (bak. YEDI YIL SAVASI).

Bagimsizlik Savasi
Amerikan Devrimi olarak da bilinen bagimsizlik savasiyla 13 Amerikan kolonisi, Amerika Birlesik Devletleri adinda bagimsiz bir ülke oldu. Bagimsizlik Savasi 1775'te basladi, 1783'te Paris Antlasmasi'yla son buldu.
Bu savasin öncesinde Ingiltere çok yüksek olan savas borçlarini ödemek ve kolonilerdeki askerlerinin giderlerini karsilamak için kolonilerle arasindaki ticareti daha siki denetleyip daha yüksek vergiler almak istedi. Bunun için 1765'te Damga Yasasi adi altinda yeni bir vergi koyunca halk buna tepki gösterdi ve damga pullarini almadi. Tüccarlar da Ingiltere'den gelen mallari boykot ettiler. Ingiltere hükümeti Damga Yasasi'ni yürürlükten kaldirmak zorunda kaldi. Ama bu kez de Amerikan limanlarina giren çay, kursun, kâgit, cam gibi mallara gümrük vergisi koydu. Kolonilerde yasayanlar, temsilcilerinin bulunmadigi Ingiliz yönetimince alinan bu kararlari tanimayacaklarini açiklayarak Ingiltere'den gelen mallari gene boykot ettiler. 1770'te Ingilizler Boston'a iki alay asker göndererek halka gözdagi vermek istediler; ne var ki çikan kanli olaylar üzerine Ingiltere çaydan alinan vergi disindakileri kaldirdi. Çay çok ucuz oldugu halde vergisi çok yüksekti; bu nedenle halka çok pahaliya geliyordu. Buna karsi çikan koloni halklari 1773'te Ingiltere'den gelen çay yüklü gemilere Yerli kiliginda girip çaylari denize döktüler. Amerikan tarihinde Boston Çay Partisi olarak adlandirilan bu olaydan sonra Ingiltere, dökülen çayin bedeli ödeninceye kadar Boston limanini gemilere kapatti ve Massachusetts'de sikiyönetim ilan etti.
Bu tutum kolonilerin özgürlüklerini korumak için bir araya gelmelerine yol açti. 1774'te Philadelphia'da 13 koloninin temsilcileriyle Birinci Kita Kongresi toplandi. Ingiltere’yle iliskilerin düzeltilmesinin yollarinin arandigi bu kongre basarisizlikla sonuçlandi. Ingiliz birlikleri ile koloni gönüllüleri arasinda baslayan çarpismalar Amerikan Bagimsizlik Savasi'nin baslangici oldu.
1775'te Ikinci Kita Kongresi toplandi. George Washington kongre tarafindan baskomutanliga atandi. Kolonilerde yasayan halkin bir bölümü Ingiltere'ye karsi savasmak istemiyordu. Buna karsilik Benjamin Franklin, Thomas Jefferson, Samuel Adams gibi önderler kolonilerin haklarini savunmalarini istiyorlardi (bak. FRANKLIN, BENJAMIN; JEFFERSON, THOMAS; WASHINGTON, GEORGE). Jefferson 4 Temmuz 1776'da Bagimsizlik Bildirgesi'ni kaleme aldi. Bildirgeye göre, Tanri tüm insanlari esit yaratmis ve onlara vazgeçilmez haklar tanimisti. Bu haklar arasinda yasam, özgürlük ve mutlu olma hakki vardi. Hükümetlerin varligi bu haklarin elde edilmesine yardimci olmak içindi. Bu haklari saglayamayan hükümetleri devirmek ve yeni bir hükümet kurmak halkin hakkiydi. Bildirge, 13 Amerikan kolonisinin bagimsizligini ilan ediyordu.
Baslangiçta iyi gitmeyen savas, daha sonra Fransizlar’in yardimiyla seyrini degistirdi. 1781'de Ingilizler teslim olduktan sonra, 1783'te imzalanan Paris Antlasmasi'yla, Amerikan kolonilerinin bagimsizligi taninmis oldu.

Amerikan Bagimsizlik Savasi sirasinda, 1781'de yürürlüge giren Konfederasyon Sözlesmesi eyaletler arasinda oldukça gevsek bir birligi öngörüyordu. Ulusal meclis halktan dogrudan vergi almaya yetkili degildi. Yaptirimci güce sahip merkezi bir yönetim öngörülmemisti. Çok geçmeden eyaletlerden olusan bu birligin güçlü olmadigi anlasildi. Konfederasyon Sözlesmesi'nden hosnut olmayan George Washington, Alexander Hamilton ve öteki önderler, 1787'de Philadelphia'da yeniden bir kongre toplayarak yeni bir anayasa hazirladilar. Bu anayasayla federal bir hükümet biçimi benimsendi. Eyalet yönetimleri merkezi hükümeti denetleyebiliyordu. Merkezi yönetim de bütün ulusu ilgilendiren konularda daha genis yetkilere kavustu. Kongre, Temsilciler Meclisi ve Senato'dan olusuyordu. Yasama organi Kongre, yürütmenin basi olan ABD baskani ve mahkemelerden olusan yargi sistemi arasinda karsilikli denetleme ilkeleri getirildi. Her eyaletin Senato'da iki oyunun olmasina karsilik, Temsilciler Meclisi'nde eyaletler nüfuslarina göre temsil edildiler. Anayasayi yapanlar temsili olmakla birlikte bütünüyle demokratik olmayan merkezi bir yönetimi öngördüler. Halk, baskanin ve yardimcisinin seçimine dolayli olarak katilabiliyordu; yürütmenin ve yarginin görevlileri ise ataniyordu. Temsilciler Meclisi üyelerini ise halk seçebiliyordu. Anayasada degisiklik yapmak oldukça zordu. Bunun için Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin üçte ikisi gibi bir çogunluk gerekiyordu. Bu nedenle 3.000'den fazla degisiklik önerisinin ancak 26'si gerçeklesti. Bu degisikliklerin ilk 10'u kisi özgürlüklerinin dokunulmazligini kapsayan Haklar Bildirgesi (1791) olarak bilinir.
Hükümet yeni anayasaya uygun olarak 1789'da New York'ta kuruldu ve George Washington ilk ABD baskani oldu.
Ülke bagimsizligina kavustuktan sonra sinirlarini genisletmeye basladi. Kurulacak yeni eyaletler için 1787'de bir yasa çikarildi. 1792'de Kentucky, 1796'da Tennessee eyalet oldu. 1803'te Louisiana'nin tamami Fransizlar’dan 15 milyon dolara satin alindi. 1819'da Ispanya’yla yapilan bir anlasma sonucunda Florida ABD'ye katildi.

Yeni Buluslar ve Gelismeler
ABD'de ticaret, sanayi ve tarim alanlarinda gözlenen hizli gelismenin, yeni kesifler ve buluslarla dogrudan iliskisi vardir. 1793'te Eli Whitney'in buldugu çirçir makinesi, çigiti pamuktan ayirmaya yariyordu. 1846'da Elias Howe'un dikis makinesini bulmasiyla pamuklu ve yünlü kumaslardan yapilan giysiler fabrikalarda üretilmeye baslandi.
Tarim alanindaki yeni buluslar da çiftçilerin daha az emekle daha çok ürün elde etmelerini sagladi. Ürünlerin bir yerden baska yerlere tasinmasi yeni kara ve suyollarinin açilmasini gündeme getirdi. 19. yüzyilin baslarinda çok sayida kanal açildi. 1825'te açilan Erie Kanali, New York eyaletini asarak Erie Gölü'nü Hudson Irmagi’na bagladi. Buhar makinesinin bulunmasi ve gelistirilmesi ise ticaretin ve tasimaciligin yolunu iyice açti. Robert Fulton'un yaptigi ilk buharli gemi 1807'de basariyla suya indirildi.
1830'larin ilk yillarinda demiryollari yapimina baslandi. 20 yil içinde 14.500 kilometreden fazla ray dösendi; buharli lokomotifler yayginlasti. Ulasimdaki bu gelismeler madencilik, sanayi ve ticareti olumlu yönde etkiledi. 1840'ta ülkenin nüfusu 17 milyonu asmis, batida birçok yeni eyalet kurulmustu. 1845'te Texas, Meksika'dan ayrilarak ABD'ye katildi. 1848'de ülkenin sinirlari Büyük Okyanus’a ulasti.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bazi, devlet, toplumlar

Seçenekler
Stil


Saat: 09:11

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,