ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Tarih


Saatin Tarihçesi


Saatin Tarihçesi

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan Saatin Tarihçesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Saatin Tarihçesi Saatin Tarihçesi Saatlere anlamlar yükleyip modern hayatın bizi nasıl kıskıvrak yakaladığından filan şikâyet etmeye hakkımız yok dünyadaki ilk ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 24 Aralık 2014, 14:28   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Saatin Tarihçesi

Saatin Tarihçesi

Saatin Tarihçesi

Saatlere anlamlar yükleyip modern hayatın bizi nasıl kıskıvrak yakaladığından filan şikâyet etmeye hakkımız yok dünyadaki ilk günlerinden beri insanlar bir şekilde zamanı ölçmeye çalışmışlar. Yani aynen saçlarımız gibi saate olan merakımız da atalarımızdan miras kalmış. Güneşin gökyüzündeki hareketlerine bakmışlar gölgeleri izlemişler üzerinde işaretler olan ve yandıkça işaretleri silinen mumlar denemişler yağı bittikçe zamanın geçtiğini anlatan gaz lambaları ve kum saatleri yapmışlar. Uzak Doğu'da yakılan tütsünün ne kadarının bittiğine bakılırmış.

Su saatleri hava bulutlu olduğunda çalışmam diye tutturmadığından daha tutarlı ölçümler yapılmasını sağlamış. İlk su saati milattan önce 1500'de gömülen firavun 1. Amenhotep'in mezarında bulunmuş. Antik Yunanistan'da da milattan önce 325'ten beri su saatleri yapılırmış. Yunanlar su saatine "su hırsızı" dermiş. Taştan yapılan su saatlerinin içine işaretler kazınırmış ya sürekli aynı hızda damlayan suyun içlerine dolmasıyla ya da içlerindeki suyun boşalmasıyla zamanı bildirirlermiş.

Başka bir su saati de su dolu bir küvetin içine altı delinmiş metal bir kova konarak çalışıyormuş. Minik delikten su almaya başlayan kovabatmaya başlıyor ve belirli bir zaman sonra tamamen batıyormuş. Su saatleri önceden sadece geceleri kullanılırmış ama güneş saatlerinden daha güvenilir oldukları anlaşıldıktan sonra gündüzleri de kullanılır olmuş. Tabii bunu düşünenler yanılıyormuş bunun anlaşılması uzun sürmemiş.


Suyun akışını belli bir tempoda tutmak o zamanın teknolojisiyle çok zor olduğundan suyun miktarına göre zaman belirleyen mekanizmalardan kısa sürede vazgeçilmiş ve daha tutarlı sistemler aranmaya başlanmış. Modern teknolojinin artık devreye girmesi gerekiyormuş. Bir süre modern su saatleri de yapılmaya çalışılmış ama geleceğin mekanik saatlerde olduğu sonunda anlaşılmış.

Quartz kristalli saatler hâlâ popüler ve ucuzdur. Fiyatlarına göre başarılıdırlar ve arada bir biraz geç kalsalar da herkesin koluna takabileceği saatlerdir. Üstelik atalarına göre epey gelişmişlerdir. Örneğin ilk mekanik saatlerde bırakın saniyeyi dakika bile yoktu. 12 saatte bir başa alınmaları ve kurulmaları gerekiyordu. Saatlerin taşınmasının sebebi zamanı göstermeleri değil şık kabul edilmeleriydi ve ilk mekanik saatlersaati pek de doğru düzgün gösteremiyordu. Duvar ve masa saatlerinde başarı sağlanmıştı ama o devasa mekaniği taşınabilir hale getirmek için güvenilirlikten feragat ediliyordu. Saatin gelişimini 1500'lerden başlayıp önemli tarihleri sayarak kısaca özetleyebiliriz. Kaç dakikada okuduğunuzu kolunuzdaki saate bakarak ölçebilir sonra da ironiyi kavrayıp keyiflenebilirsiniz.

1524'te Alman kilit ustası Peter Henlien tarihte bilinen ilk kurmalı saati üretti. O zamana kadar mekanizmaları çalıştırmak için sürekli yer değiştirilen ağırlıklar vardı. Kurmalı saatler yayları gevşedikçe zamanı göstermemeye başlıyordu ama onların sayesinde taşınabilir saatler üretilmeye başlandı.

1550'lerde piyasada Almanya ve Fransa üretimi saatler dolaşmaya başlamıştı. 1575'te İsveç ve İngiliz üreticiler ortaya çıktı. Saat zamanı gösteren bir araç değil yeni ortaya çıkmış bir modaydı henüz. Çelikten yapılan iç mekanizmalar bu yıllardan sonra pirince dönüşmeye başladı. Yine de saat denince istediği zaman duran istediği gibi hata yapma hakkını kendinde gören zımbırtılar akla geliyordu. Buna rağmen eski sistemlere dönülmüyordu parası olan herkes bir saat alıyor saati olmayan komşular ayıplanıyordu. Yine de saati bir arzu nesnesi haline getiren bu teknolojik gelişmeler değil 1600-1675 arasındaki şekilsel yeniliklerdi. Dedik ya saat hâlâ bir aksesuar olarak görülüyordu.

Saatin tarihi

1600'den sonraki değişiklikler bu görüşü değiştirmedi. Teknikten çok görünüşü değiştirirseniz yani tribüne oynarsanız böyle olur haliyle. Artık saatlere mücevher gözüyle bakılıyor yatırım için saat alınıyordu. Basit bir kutudan yuvarlak silindir şekillere geçilmiş altına üstüne değerli madenlerden şapkalar takılmıştı. Sonradan metal kısımların yerine kristal parçalar eklenmişti metal kalanların da altın olmasına dikkat ediliyordu. Kristal kapaklar kapağı kaldırmadan saati görmeyi de sağlıyordu ama bu kadar parıltılı göründükten sonra kimin umurunda.

1656'da ilk sarkaçlı saat üretildi. Sarkaç mantığını Galileo'nun bulduğu düşünülür hatta çizdiği ama yapamadığı bir tasarımı olduğu söylenir. 1660'da saatler sadeleşme eğilimine girdi şıkır şıkır saatler artık kadın saatleri olarak görülüyordu. 1675'te teknik iyileştirmeler yapıldı artık saatiniz bir günde birkaç saat değil sadece birkaç dakika sekiyordu. Böylece saatin kadranına dakikalar çizilip saate yelkovan eklendi. İngiltere kralı saatini yerleştirmek için cepler diktirdiği yeleğiyle ilk kez halkın önüne 1675'te çıktı.

1704'te Dullier adında bir üretici pirinç parçaların bazılarını mücevherlerle değiştirmeyi denedi. Sonuç ucuzlama trendine giren saatler arasında fiyatıyla soyluların iştahını kabartan yeni bir alternatifti. Bugün yüksek fiyatlarla satılan prestijli saatlerin ilki diyebiliriz sanırız Dullier'e. 1725'te ucuz saatlerin bir yerine de kıymetli taş koyma modası başlayıp bir süre devam etti. 1750'de ilk kez bir üretici saate kendi ismini verip marka yaratmaya kalktı.

1721'de George Graham'in yaptığı sarkaçlı saat günde sadece bir saniye şaşıyordu. 1761'de John Harrison'ın yaptığı saat o kadar dakikti ki deniz yolculuklarındaki ölçümlerde kullanılmaya başlandı. İngiliz hükümeti bu başarısını bu zamanın parasıyla 10 milyon dolar vererek ödüllendirdi. Bu saat günde saniyenin beşte biri kadar şaşıyordu.

1800'lere kadar bol mücevherli ve işlev açısından birbirinden farksız saatler üretilmeye devam edildi. 1800'de ilk kez bir cep kronometresi yapıldı yani saniye ilk kez cebe girdi. 1850'de Amerika'da ilk kez seri üretim saat yapılmaya başlandı.

1952'de ilk kez kurulmayan bir saat üretildi bu saat "pil" denen mucize sayesinde çalışıyor ve hiçbir kurmalı saatin ulaşamadığı dakikliğe ulaşıyordu. 1970'de elektronik saatler piyasada ilk kez görüldü. Bugün uzaktan kumandalı MP3 çalan fotoğraf çeken saatler var. Tabii bu da yetmiyor hepimiz büyük heyecanla Dick Tracy ve Batman'in her tarafından bir şeyler çıkan saatlerini bekliyoruz.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
saatin, tarihcesi

Seçenekler
Stil


Saat: 09:37

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,