ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Göğün Rengi


Göğün Rengi

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Göğün Rengi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Göğün Rengi “Yukarıda Mavi Gök, “Aşağıda Yağız Yer…” Göktürk Yazıtları Göğün rengi ve Tanrının rengi: “Tengri”, yani Tanrı sözünün, başlangıçtan ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 05 Aralık 2014, 17:58   #1
Durumu:
Çevrimdışı
STYLE
Üye
STYLE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yalniz
Üyelik tarihi: 27 Ekim 2014
Yaş: 41
Mesajlar: 533
Konular: 275
Beğenilen: 111
Beğendiği: 95
www.forumsevgisi.com
Oku Göğün Rengi

Göğün Rengi

“Yukarıda Mavi Gök,
“Aşağıda Yağız Yer…”

Göktürk Yazıtları

Göğün rengi ve Tanrının rengi:

“Tengri”, yani Tanrı sözünün, başlangıçtan beri Türklerde, gök kubbesini ve hatta, gök maviliğinin sonsuzluğunu ifade ettiğini söylemiştik. Çinliler de, hem gök ve hem de Tanrı için aynı sözü yani “Tien” deyimini kullanıyorlardı. Moğollar’da, Çin’in bu tesirinden kurtulmamışlardı. Moğolca’da “Tengri” yani Tanrı sözü XII. Asırda bile, henüz daha gök anlamına geliyordu. Türkler ise, göğe bir renk vererek çoğu zaman “Gök Tengri”, yani “Gök Tanrı” deyimini kullanıyorlardı. Göğü, böyle renk verme yolu ile ifade etme, Türklerde görülen bir adetti. Böyle bir renklendirme, Moğollarda yoktu. Bununla beraber Moğollar da, hükümdarla ilgili yazılara, defter ve kitaplara “Kökö-bicik” veya “Kökö-debter” derlerdi. Bu yazıların “Gök rengi ile renklendirilmesi” de onlara verilen büyük önemi gösteriyordu.

Güney Sibirya’daki Türk halkları tarafından söylenen efsanelerde gök rengi, önemli bir yer tutuyordu. Onlara göre dünya topraklarının bittiği yerde, sonsuz bir “Mavi deniz” vardı. Bu denizin adı da “Kök-Tengiz”, yani “Gökdeniz” idi.

Bu efsanelerde geçen hükümdarların adları da “Kök-Katay”, “Kök-Han” gibi, gök rengi ile sıfatlandırılmış, efsanevî hükümdarlardı. Yine bu efsanelerde, uçabilen ve konuşabilen birçok atlara rastlanıyordu. Bu kısrakların çoğunun renkleri de, yine gök idi. Dede Korkut Kitabında hikayelerde de, bunların pek çok örnekleri vardır.

Öyle anlaşılıyor ki başlangıçta Türkler yalnızca “Gök” demiyorlar ve iki sözden meydena gelen “Gök Tanrı” deyimini kullanıyorlardı. Bununla beraber, Göktürk yazıtlarının bazı yerlerinde bile göğe, yalnızca “Kök” dendiği de görülmekte idi. Zaman geçtikçe, gök sıfatının önündeki “Tanrı” büsbütün kalkmış ve göğe yalnızca “Gök” denmeğe başlanmıştı. Uygur çağında ise sema için, yalnızca “Kök” denip geçiliyordu. Çünük artık Tanrı sözünün de yeni anlamları vardı ve bunları birbirinden ayırmak gerekiyordu.

“Yer”in de kutsal bir rengi vardı:

Başlangıçta gök nasıl renklendiriliyorsa; yere de, aynı şekilde renk veriliyordu. Eski Türkler, göğe “Kök Tengri” derler iken; yere de “Yağız Yer” diyorlardı. Eski Türkçede “Yağız” sözü, “Toprak rengi” anlamına gelirdi. Anadolu’da da, “Yağız Delikanlı” dendiği zaman, ilk hatıra gelen şey de, “yüzü doğuştan ve güneşten toprak rengini almış bir genç” olurdu.

“Yağızlık”, gençliğin, kuvvetin ve kahramanlığın da bir sembolü idi. Fakat bu renk, bazı İstanbullu şairlerin anladığı gibi, hiçbir zaman siyah anlamına gelmemişti. Gök ve mavi gibi yağız renk de, Türkler için kutsal renklerden biri idi. Eski Türkler bazan da yer ve gök sözünü bile kullanmadan, onları yalnızca renkleri ile ifade ederlerdi. Mesel⠓Köklü yağızlı”. “Göklü yağızlı” deyimi, “Göklü ve yerli” bir dünyayı ve o dünyanın insanlarını ifade ederdi.

“Gök” kutsallığın, “Yeşil” ise ölümlülerin rengi idi:

Göğe yalnızca “Gök” denmeğe başlandıktan sonra, ortaya yeni meselelerde çıkmaya başlamıştı. Gerçi gök kelimesi bir rengi ve maviliği ifade ediyordu. Fakat Türkler bunu çoktan unutmuşlardı. Kutsal ve önemli şeyleri renklendirme, Türk edebiyatının değişmez bir adetiydi. Bu sebeple XI. asırda göğe “Yaşıl Kök”, yani “Yeşil Gök” denmeğe başlandığını da görüyoruz. Gerçi Türkler İslam dinini kabul etmişlerdi ve bu sebeple de, gök ile yer hakkındaki fikirleri epeyce değişikliğe uğramıştı. Buna rağmen Türklerin, eski fikirleri ile, İslâmiyetin getirdiği yeni görüşleri, birbiri ile uyuşturmağa çalıştıklarını da görmüyor değiliz. Mesela Kutadgu Bilig, Tanrıdan söz açarken şöyle diyordu: “Yaşıl kök yarattı, öze yulduzı”. Yani (Tanrı) mavi gök yarattı, üstüne de yıldızı.

Burada karşımıza çok önemli bir mesele çıkmaktadır. Şair bu mısralarında, eski Türkler ve hatta Altay Şamanistleri gibi, gök ile yıldızları, birbirlerinden ayrı iki alemmiş gibi kabul ediyordu. Ona göre, “Gök kubbesi başka; güneş, ay ve yıldızlar alemi ise, bambaşka dünyalar idiler”.
“Yüce Tanrı”, sonsuz gök maviliklerinin ötesinde idi:

“Gök Tanrının bizzat kendisi değildi”: bunu az önce Türk edebiyatında örnekler vererek göstermeğe çalışmıştık. Aslında Türk mitolojisinde birer maddi dünya olan Gökle yar arasında, belirli bir ayrılık da yapılmamıştı. Tanrı, kendi rengini göğün maviliğinden almıştı. “Fakat bu gök, bir kubbe ile kapanmış ve yıldızlar âleminden ayrılmış olan gök değil; sonsuz maviliklere bürünmüş olan uzay ve kainat idi”. İran mitolojisinde de, güneşi, yıldızları ve göğü yaratan Hürmüz (Ormazd) idi. Fakat onun karşısında ikinci bir kuvvet bulunuyordu. Yeri yaratan ve yerlerin sahibi “Ehrimen” vardı. Türk mitolojisinde ise yer ile göğün yaratılışı, ikinci bir gök, yani sonsuz uzay maviliği ile ilgili idi.

Prof. Dr. Mehmet Bahaeddin Ögel
________________
" Kör müydü gözlerin , Nasıl görmedin " diye sordular ,
Kör değildim , Sadece güvenmiştim.
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
gogun, rengi

Seçenekler
Stil


Saat: 03:55

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,