ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Memlüklüler


Memlüklüler

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Memlüklüler Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Memlüklüler Başkent Kahire Resmi dili Arapça Kıpçakça Dini Sünni İslam Yönetim Oligarşi Sultan - 1250 Şecer-üd-Dürr - 1250-1257 Aybeg - ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 25 Temmuz 2015, 19:15   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Memlüklüler

Memlüklüler



Başkent Kahire
Resmi dili Arapça Kıpçakça
Dini Sünni İslam
Yönetim Oligarşi
Sultan
- 1250 Şecer-üd-Dürr
- 1250-1257 Aybeg
- 1516-1517 Eşref Tomanbay
Tarih
- Kuruluş tarihi 1250
- Bahri Hanedanı 1250-1382
- Ayn Calut Savaşı 1260
- Burci Hanedanı 1382-1517
- Yıkılış tarihi 1571





Kökeni

Memlûk Sultanlığı'nın kökeni Eyyubi Devleti'nin 1174 yılında Selahaddin Eyyubi tarafından kurulmasına kadar uzanmaktadır. Diğer sultan ve amirlerin olduğu gibi El- Salih Eyyub'un da Bahriler adında kendine özel askeri birliği vardır. Bu askerler 800 ile 1000 arası atlıdan oluşmaktadır. Bahri kelimesi deniz veya büyük ırmak anlamına gelen Arapçadaki bahr (بحر) kelimesinden gelmektedir. Çünkü onların kışlaları Nil'deki Rawda adasında bulunmaktadır. Onlar Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırları yöneten Kıpçakların arasından gelmiştir.


Siyasi Tarih
1159 yılında Mısır'da yönetimi ele geçiren Selahaddin Eyyubi ordusunda kölelerden oluşturulan birliklere Abbasi halifelerinin bu geleneğine giderek ağırlık vermiştir. Moğol İmparatorluğu'nun istilası sonucunda esir düşen ve Mısır tarafına satılan memlûkler çoğunlukla Kıpçaklar Çerkesler[kaynak belirtilmeli] ve Gürcüler[kaynak belirtilmeli]'den oluşturulmaktadır.

Selahaddin Eyyubi'den sonra orduda köle unsurların kullanılması uygulamasına devam edilmiş giderek bu unsurlara ağırlık verilmiştir. İçlerinden yetenekli olanlar üst düzey kamu görevlerinde de çalışmışlardır.

Kendilerini bir bakıma kölelikten kurtaran devlete ve orduya karşı ölümüne bir bağlılık içinde olan bu askeri birlikler hafif süvari tarzında örgütlenmişlerdir ve savaş tarzları da sıkı disiplinli kütlesel hareketlere dayanmakla birlikte bireysel atılganlığı öne çıkaran bir tarzdır.

Bu köle askerler iki kışlada eğitim görürlerdi. Bazı (özellikle Batı) kaynaklara göre bu garnizonlardaki askerler iki etnik kökenden geliyordu. Kahire yakınlarındaki Nil nehri üzerideki Ravda adasındaki garnizonda Türk çoğunlukla Kıpçak askerler bulunur ve bunlara Memalik-i Bahriye (deniz köleleri) denirdi. Yine Kahire'deki başka bir garnizonda ise Çerkez kökenli askerler bulunur ve bunlara da Memalik-i Çerakise denirdi.


Yalnız diğer çalışmlar o dönemde 'Çerkes' ('Çerkeş' 'Çerkas') Kıpçak boylarından birine verilen isim olduğu için bu iki grup arasında köken bakımından bir fark olmadığını gösteriyor.[kaynak belirtilmeli]


Memluk hanedanlığını kuranlar Memalik-i Bahriye unsurlar olmuştur. Hanedanlığın ilerleyen yıllarında ise Memalik-i Çerakise unsurlar iktidarı kontrollerine almışlardır.

1249 yılında kanlı bir ayaklanmayla Eyyubi hanedanlığının son sultanı Turan Şah'ın ordu ve devlet yönetiminde giderek etkin olmaya başlayan bu köle unsuralara karşı kesin tavır alması üzerine şahı öldürerek iktidarı ele geçiren bu unsurlar eski sultanlardan Melik Necmettin Salih'in dul karısı Şecer-üd-dür'ü sultan ilan ettiler. Ordu komutanlığına ise bir memluk komutanı olan Muizzüddin Aybeg getirildi. Kısa bir süre sonra Şecer-üd-dür Aybeg'le evlenerek sultanlığı ona devredecektir. Böylece 250 yıldan fazla sürecek bir memluk (köle asker köle kamu görevlisi) hanedanı başlamış oldu.

Memluk hanedanlığının tarihte üç önemli etkisi olmuştur. Askeri planda Haçlı ordularının bölgeden atılması ve Moğol akınlarının durdurulmasıdır. Her iki olay da Arap - İslam devletini kaçınılmaz bir yıkımdan kurtarmıştır. Memluk hanedanlığının üçüncü etkisi ise toplumsal ve ekonomik alanda olmuştur bir dizi düzenleme getirmeleri askeri ve politik anlamda bölgede bir istikrar oluşturmaları sonucu Mısır yeniden önemli bir ticaret yolu haline gelmiştir.

1260 yılında Bağdat'ı alarak Halifeyi öldüren Moğol orduları Ortadoğuda hızla ilerlemişler ve Mısır sınırlarına dayanmışken Memluk sultanı Sultan Kutuz emrindeki memluk ordusuyla Moğol akınını karşılamak üzere harekete geçmiştir. Ayn Calut denilen bölgede karşı karşıya gelen iki ordunun çatışması Moğolların bozguna uğramasıyla sonuçlandı.

Ayn Calut savaşında öncü birliklerin komutanı olan Baybars Sultan Kutuz'u öldürüp kendi hükümranlığını 1260 yılında ilan ettikten sonra 1261 yılında El-Muntasır'ı halife ilan etmiştir. Böylece halifelik Bağdat'dan Kahire'ye geçmiş olmakta Memluk devletinin himayesine girmektedir.

1265 yılında Suriye'deki halen Haçlıların elinde olan kaleleri ele geçiren Sultan Baybars 1268 yılında ise bugünkü Antakya'ya saldırarak Haçlı prensliğine son vermiştir.

Anadolu'da Moğol hakimiyetini sürdüren İlhanlı Devletinin etkisinden kurtulmak isteyen bazı Selçuklu beylerinin yardım talebi üzerine 1277 senesinde Anadolu'ya bir sefer düzenleyen Baybars İlhanlı ordusunu Elbistan ovasında yenerek Kayseri'ye kadar ilerlemiş bu kentde bir hafta kadar kalmıştır. Ama Anadolu Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'nin İlhanlı yanlısı siyaseti yüzünden Anadolu'dan ayrılmak zorunda kaldı.

1280 li yıların ortalarına kadar İlhanlıların karşı saldırılarıyla başetmek zorunda kalan Memluklar bu akınlar durulduktan sonra yeniden Haçlılarla savaşmaya başladılar. 1291 yılında Akka'yı Haçlılardan geri aldılar. Akka'nın düşmesinden sonra Haçlılar Suriye kıyılarında fazla direnemediler ve tümüyle Ortadoğu'yu terk etmek zorunda kaldılar.

İzleyen 90 yıllık barış dönemi çok genç yaşta hükümdar olan ve sık sık değişen sultanların devridir. Deneyimsiz bu sultanların döneminde devlet ileri gelenlerinin nüfuzu giderek artmıştır.

1382 yılında Çerkez kökenli Berkuk'un devrin sultanını öldürerek iktidarı ele geçirmesiyle Türk asıllı Memlukların devri de kapanmış oldu. Bu tarihten itibaren Çerkez asıllı sultanlar ülkeyi yönetmiştir.

1461 yılına kadar Memluklarla Osmanlı Devleti arasında yakın ilişkiler hüküm sürmüştür. 1461 yılından itibaren etki alanları yönünden gerginleşen ilişkiler 1468 yılında Sultan Kayıtbay zamanında açık rekabete dönüşmüş 1485-1490 yılları boyunca Çukurova'da yapılan savaşlarda iki taraf da önemli kayıplar vermekle birlikte kesin sonuç alamamıştır.

Giderek gerginleşen ilişkiler 1516 yılında tarafların Mercidabık'da savaşa tutuşmalarına yol açmıştır. Memluk ordusunun yenildiği bu savaşın ardından Osmanlı son darbe olarak Ridaniye'de Memluk ordusunu ikinci kez yenilgiye uğratmıştır. Her ik savaş da savaş tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bir açıdan kitle halinde yönetilen disiplinli süvari birliklerinin Falanks düzeninde muharebe eden piyade birliklerince önlenebilirliğinin kanıtlandığı savaşlardır bunlar. Diğer açıdan ise dönemin ateşli silahları olan sahra toplarının etkinliğini vurgulamaktadır. Askeri tarihçiler Memluk ordusunun yenilgisini genellikle Osmanlı ordusunca etkili bir biçimde kullanılan sahra toplarına bağlamaktadırlar.

Bu iki zaferin ardından Osmanlı ordusu Kahire'ye girerek 267 yıllık Memluk devletini ortadan kaldırmıştır. Osmanlı açısından bu zaferlerin parlaklığı İslam dünyasının hem askeri-ekonomik hem de Halifeliğin Osmanlı Devleti'ne aktarılmasıyla politik hakimiyetinin Osmanlı Devletine geçmesinde yatar.


Aybek Dönemi
Devletin kurucusu olan Aybek Eyyubi devletinde yaşanan iç karışıklara son vermek amacıyla Mısıra gelmiş ve Eyyubi devletini yıkarak Memlük devletini kurmuştur. Bu dönemde Mısırda yaşanan Şii kökenli Arap isyanları bastırılmış ve Suriye Eyyubilerine son verilmiştir. Memlükler 1250 ile 1382’ye kadar Bahr-i Memlükler 1382’den 1517’ye kadar Burci Memlükler olarak adlandırılmışlardır.


Kutuz Dönemi
Kutuz döneminde Moğol tehlikesine karşı Türk ve İslam dünyasını savunmuşlardır. 1258’de Abbasilere son veren Moğolları 1260 Ayn-ı Calud Savaşı’nda yenilgiye uğratarak ilerlemelerini durdurmuşlardır. SuriyeHicaz ve Mısır Moğol istilasından kurtulmuştur


Baybars Dönemi
Baybars dönemi en güçlü dönemdir. Halifeliğin merkezi Mısır’a taşınmıştır. Baybars Bey din ve devlet işlerini birbirinden ayırmıştır. 1276’da Anadolu beyliklerine yardım etmeye gitmiştir. 1277 yılında Anadolu Türkleri safında savaşarak Elbistan’da Moğolları 2. kez yenmişlerdir. Fakat Anadolu beyliklerinin yardımı kesmesi sebebiyle savaş sonuçsuz kalmış; Moğol hakimiyeti devam etmiştir.

Ölümünden sonra yerine sırasıyla oğulları geçmiştir. Büyük oğlu Berke Han uygunsuz kararlar aldığı için kumandanların kararıyla kendini fesh etmiştir. Berke Han bu kararı kabul etmek zorunda kalmıştır. Berke Han'dan sonra devletin başına el-Adil Sülemiş geçmiştir. Sülemiş'in yedi yaşında olması diğer kumandanları harekete geçirmiştir. Bundan sonra devleti El-Mansur Seyfeddin Kalavun yönetmeye başlamıştır.(1279-1290). Kalavun Haçlılarla mücadeleye devam etmiş ve Suriye'deki son haçlı kalıntısına son vermiş Antakya'daki haçlıları da uzaklaştırmıştır.

1517 yılında Hicaz sürtüşmesi ve Dulkadirli beyliğinin kimin olacağına yönelik sürtüşmeler sonucu Osmanlı-Memlük savaşını Osmanlılar kazanmıştır. Memlük Osmanlılara katılmıştır

Memlük Ordusu
Memlük ordusunun büyük çoğunluğunu Orta Asya ve Karadeniz kuzeyinden gelen Kıpçak Türkleri oluşturuyordu. Askerler yetenekleri ölçüsünde yükselebilir sultan bile olabilirlerdi.Memlüklerin önemli bir donanması da mevcuttu.


Memlükler ve Türkçe
Resmi yazışmalar Arapça olsa da askeri dil Türkçeydi. Türkçe bilmeyen bir kişinin devlet yönetimine yükselmesi mümkün değildi. Sultanlar adına pek çok Türkçe eser yazılmıştır. Son Memlük sultanı Kansu Gavri Türkçe yazdığı şiirleri ile tanınır. Bu zat Firdevsi'nin Şehnamesi'ni Türkçeye çevirtmiştir.


Memlük Medeniyeti
Memlükler büyük bir medeniyet kurmuşlar pek çok konuda Osmanlılar’ın önüne geçmişler ve onlara öncü olmuşlardır.

Memlükler Moğol istilası sebebiyle Orta Asya’dan kaçan bilim adamlarını kabul etmişlerdir. Kahire Halep ve Şamda büyük medreseler kurmuşlardır. Memlükler ile birlikte Arabistana ve Mısıra Türk etkisi her alanda damgasını vurmuştur. Mısır ve Suriye’de Türk usulü eser olarak Sultan Kalavun Camisi Sultan Hasan Cami ve Medresesi Sultan Berkuk Türbesi Kahire Kalesi Halep Kalesi örnek verilebilir. Memlük mimarisinde çok renkli görünüm ve mineli cam örneği ön plandadır.




ÇERKEZ(=BURCÎ) MEMLÜK DEVLETİ(1382-1517):
Berkuk tarafından kurulmuştur. Sultanlarının çoğu Çerkez’dir. Moğol tehlikesinin bu dönemde geçmiş olması ve Timur Devleti ile iyi ilişkiler kurulması nedeniyle 135 yıl Suriye-Filistin ve çevresine egemen olmuşlardır.

8 Devletin en geniş sınırları: Kuzeyde Toros dağlarından güneyde Yemen’ebatıda Bingazi’den doğuda Fırat nehrine kadar uzanıyordu.

8 Devletin zayıflamasının ve yıkılmasının sebepleri:

1. 1498’de Ümit Burnu’nun bulunması sonucunda Baharat ve İpek Yolu’nun eski önemini yitirmesi

2. Osmanlı Devleti olan mücadele

KÜLTÜR VE UYGARLIK
DEVLET YÖNETİMİ:Selçuklulardan ve Moğolardan etkilenilerekOsmanlı hariçTürk tarihindeki en güçlü devlet teşkilatını kurmuşlardır. Devlet teşkilatının güçlü olmasındasultanların(Kalavun dönemine kadar) asker kökenli olması ve veraset sisteminin olmaması etkiliydi. Hükümdarlar “Sultan” ünvanını kullanıyorlardı. Sultanlar “Kalatü’l Cebel Sarayı”nda oturuyordu. Bu sarayda 12 kışla ve 12.000 asker de bulunuyordu.

Sultan merkezdeki devlet işlerini yüksek dereceli emirlerden meydana gelen “Erbab-ı Seyf(=kılıç sahipleri)”[3] ile “Erbab-ı kalem”[4] denilen sivil memurlar ile birlikte yürütürdü. Eyaletler ise“Naib-i sultan”sancak ve kazalar ise “Naip” adı verilen kimseler tarafından idare edilirdi.

ORDU: Ordu şu kısımlardan oluşurdu:

1. Muhafız Birliği(=Saray köleleri):Sarayın korunmasından sorumlu olupKıpçak ve Çerkezlerden oluşuyordu.

2. Tımarlı askerler

3. Emirlerin askerleri

4. Yardımcı kuvvetler

Savaş kararı sultanın başkanlığını yaptığı Şura(=kurul) tarafından verilirdi. Orduya bizzat sultan ya da emirlerden biri komuta ederdi. Ordu tamamen atlı birliklerden meydana geliyordu. Memlükler sefer sırasında 150-250 bin civarında atlı askerlerden meydana gelen bir ordu oluşturabiliyordu.



TOPRAK YÖNETİMİ: Toprak şu bölümlere ayrılıyordu:

1. Miri(=Dirlik) Arazi: Mülkiyetin devlete ait olduğu bu topraklar “sahib-i arz” adı verilen kişilere verilirdi. Bu kişiler de toprakları işleterek halktan vergi toplarlardı

2. Mülk arazi:Her türlü tasarrufu sahibine ait olan arazi.

3. Vakıf Arazi:Hayır amacıyla işlenen arazi.

4. Metrûk arazi:Çölbataklık ve tarıma elverişli olmayan arazi.



DİL: Resmî dil(=yazışma dili) Arapça idi. Sarayda ve orduda ise Türkçe konuşuluyordu. Bu dönemde Suriye ve Filistin’de Türkçe yaygın bir dil haline geldi.



BİLİM-SANAT: Mimari alanda Mısır ve Suriye’de daha önce İran etkisi var iken bundan sonra bu bölgede Türk etkisi görülecektir. En önemli sanat eserleri şunlardır:


Kalatü’l Cebel Sarayı

Baybars Camii

Kalavun Camii

Sultan Hasan Camii

Halep Camii

Şam Camii

Trablusşam Camii

Kayıtbay Camii

Berkuk Türbesi

Kayıtbay Türbesi
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
memlukluler

Seçenekler
Stil


Saat: 20:15

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,