ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Hazar Türkleri Neden museviliği seçti 7


Hazar Türkleri Neden museviliği seçti 7

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Hazar Türkleri Neden museviliği seçti 7 Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Hazar Türkleri Neden museviliği seçti 7 Devletin ortadan kalkmasından sonra Hazarların akıbeti Bu konuda bütün kaynaklar son derece zayıf. Buna ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 27 Temmuz 2015, 11:32   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Hazar Türkleri Neden museviliği seçti 7

Hazar Türkleri Neden museviliği seçti 7



Devletin ortadan kalkmasından sonra Hazarların akıbeti


Bu konuda bütün kaynaklar son derece zayıf. Buna rağmen elimizde birçok bilgi bulunuyor. Bazı kaynaklar ortaçağın sonuna doğru Kırım’a Litvanya’ya Ukrayna’yaPolonya’ya ve Macaristan’a göçeden Hazarlar’ın oralarda oluşturdukları yerleşim merkezlerini işaret ediyorlar. Bu bölük pörçük veriler yine de bize belli bir global tablo çizmek imkânını tanıyor. Kabileler halinde bir Hazar göçünün olduğu ve bunun da özellikle başta Polonya olmak üzere Rusya ve diğer Doğu Avrupa memleketlerine dağıldığını anlıyoruz. Polonya’da modern çağın başından beri Yahudilerin en yoğun şekilde yerleşik olduklarını gözönünde bulunduran birçok tarihçi Doğu Avrupa’daki Musevilerin önemli bir bölümünün bazılarına göre de ezici çoğunluğunun Samî kökenli olmayıp Hazar kökenli oldukları varsayımını savunuyorlar. Üstelik Hazar Yahudilerinin Polonya Yahudilerine dönüşmeleriyle ne bir kimlik kaybı söz konusu ne de geçmişle olan bağların kaybedilmesi. Polonya ve Litvanya’daki tipik taşra yerleşim merkezleri olan Shtetl’lar muhtemelen XIII. yüzyılda Hazar ülkesindeki pazar-kent (kasaba) yerleşimlerinden gelmektedir. Köylerle şehirler arasında bir basamak oluşturmaktadır. shtetl’den shtetl’e dolaşan hikaye anlatıcıları müzisyenler aynı şekilde eski Türk adetlerinden gelmektedir [Meddah ve aşık gibi ç.n.]. Polonya Yahudileri’nin en iyi at arabası yapanlar olmaları da eski göçebelikten kalan bir Hazar geleneği olmalı. Araba yapan ustaya İbranice “ba’al agalah” denir. Bu kelime de çaya “blagula” olarak geçmiştir. Aynı şekilde tahta deri kürk işleri ve bu malların ticareti değirmencilik hancılık için de durum aynıdır.

Ayrıca geleneksel kıyafetlerde de pek çok ipucu bulmak mümkün. Yiddishlerde giyilen ipek kaftan Tatarlarınkine benzer başa takılan takke “yarmolka” Özbeklerinki gibidirüstüne giyilen tilki veya samur kürkten “streimel” ise Kazak başlıklarına “Börk”lere benzer. XIX. yüzyıla kadar kadınların taktıkları sarık şeklindeki başlık da aynı Türkmen veya Kazak kadınların giydiği “Cauluk”un eşidir. Geleneksel bayram yemeği olan “Sazan dolması / gefillte fisch” de Hazar Denizi kıyılarından kalan eski bir adet değil mi?

Bir başka önyargı da Batı Avrupa’dan Doğu’ya sürülen Yahudiler’in sayısıdır. Tarihî kaynakları incelersek bunun hiçbir zaman yoğun bir göç dalgası oluşturmadığını görürüz. Ren nehrini aşarak Polonya’ya gelen Yahudiler’in sayısı Almanya’daki ortaçağdaki Yahudi cemaatlerinin boyutunu göz önüne alırsak son derece azdır. Doğu Avrupa’daki Yahudiler’in esas menşei büyük ölçüde Hazar ülkesidir. Bir başka argüman da Yidish dilinin kökenindeki Alman diyalektinin menşeidir ancak yapılan araştırmalar sonucunda hiçbir Yahudi yerleşimi olmamış olan Doğu Alman lehçelerden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Yidish dilini Almanya’dan gelen Yahudilerin Polonya’ya taşıdığı savı yanlıştır. Ancak Polonya’ya yoğun olarak XIV. yüzyılda yerleştirilen Alman kolonların sayesinde olmuştur.

Böyle bir varsayımın sonuçları çok ileriye gidebilir ve bu bize bazı tarihçilerin neden bu konulara son derece ihtiyatlı yaklaştıkları veya geçiştirip gözardı ettikleri hakkında bir fikir verebilir. Musevilik Ansiklopedisi’nin(20) 1973 yılındaki baskısında yukarıda alıntı yaptığımız Prof. Dunlop’un kaleme aldığı “Hazarlar” maddesinde yayın kurulunun sonradan yazdığı başka bir bölüm ise sadece krallığın yıkılmasından sonrasına değinir. Bunun sebebi de okuyucuyu fazla heyecandırıp “Tanrı tarafından seçilmiş ulus” dogmasına karşı içinde bir şüphe uyanmasına imkân vermemektir:

“Anadilleri Türkçe olan Kırım Polonya veya Litvanya’da yaşayan Karaylar soylarının Hazarlar’dan geldiğini iddia ediyorlar folklorik ve antropolojik bazı veriler de anadillerinde olduğu gibi bu iddiaları doğrular gözüküyor. Avrupa’da sürekli bir şekilde Hazarların soyundan gelinmesi konusunda son derece ciddi veriler olduğu sanılıyor.”

Yahudiler’in Hazar kökenliliğinin en radikal savunucularından biri olan Tel Aviv Üniversitesi Ortaçağ Yahudi Tarihi uzmanı Prof. A. N. Poliak birinci baskısı 1944’te ikincisi 1951’de yapılan “Khazaria” adlı eserinin giriş bölümünde şöyle diyor:

“Hazarların Yahudiliğiyle diğer Yahudi cemaatlerinin ilişkilerileri sorunundan ziyade bu Yahudiliğin (Hazar) Doğu Avrupa’daki büyük Musevî topluluklarının çekirdeğini oluşturduğu sorunu üzerine yeni bir anlayış içerisinde yaklaşmak gerekmektedir. Bu topluluğun torunları da gerek halâ oralarda yaşayanlar olsun gerek Amerika’ya veya başka ülkelere göçenler hattâ İsrail’e gidenler olsun günümüzde dünya üzerindeki Yahudiler’in en büyük çoğunluğunu oluşturmaktadırlar.”

Bu satırlar yazıldığı tarihlerde Nazilerin gerçekleştirdiği holocauste’un gerçek boyutları daha tam olarak bilinmiyordu. Ancak bu da o kadar önemli değildi zira hayatta kalan ve İsrail’i kuran Yahudiler’in çoğunluğunu Doğu Avrupa’dan gelenler yani Hazar kökenliler oluşturuyordu. Bu da bu Yahudiler’in atalarının Ürdün nehri kıyılarından değil de Volga kıyılarından Kenan ülkesinden değil de aynı zamanda Arî ırkın kökünün geldiği Kafkasya’dan geldiklerini genetik açıdan da Hunlarla Macarlar’la Uygurlar’la olan akrabalıklarının Hz. İbrahim Hz. İshak veya Hz. Yakup’tan daha yakın oldukları anlamına geliyordu. Böyle bir durumda da “antisemitizm”in bir anlamı kalmıyordu. Yavaş yavaş tarihin karanlıklarından gün ışığına çıkan Hazarlar’ın tarihi belki de gelmiş geçmiş en büyük en acımasız ve en trajik bir yanılgının ifadesiydi.

VE BİR ÖZLÜ SÖZ
Tarih; geçmişte yapılmış şu anda elimizde olan ve fakat istikbâli gösteren bir dürbündür.

Kaynak : Arthur KOESTLER *

* 1905’te Budapeşte’de doğdu. Daha sonra İngiliz vatandaşı oldu. 20. yüzyılın bu büyük yazarı 1983’te öldü.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
hazar, museviligi, neden, secti, turkleri

Seçenekler
Stil


Saat: 18:10

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,