ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Avrupa Hunları 5


Avrupa Hunları 5

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Avrupa Hunları 5 Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Avrupa Hunları 5 448'lerden itibaren iki yıl kadar süren Hun siyasî ve askerî hazırlığı tamamlanınca Attila ilk diplomatik taarruzunu Roma'ya ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 27 Temmuz 2015, 11:44   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Avrupa Hunları 5

Avrupa Hunları 5



448'lerden itibaren iki yıl kadar süren Hun siyasî ve askerî hazırlığı tamamlanınca Attila ilk diplomatik taarruzunu Roma'ya yöneltti. İmparator Valentinianus III'ün kızkardeşi olup vaktiyle evlenmek arzusu ile Attila'ya nişan yüzüğü gönderen ve 425'ten beri imparator hukukunu haiz olduğunu belirlemek üzere "Augusta" unvanı ile anılan delişmen tabiatlı Honoria'yı zevceliğe kabul ettiğini bildiren Attila çeyiz olarak imparatorluğun Honoria'nın hissesine düşen yarısını veya "Augusta"nın kocası sıfatı ile Roma imparatorluğunun idaresine iştirak hakkını istedi. Önce oyalama yolunu tutan Valentinianus ile Aetius'un teklifi nihayet açıkça reddetmeleri büyük Hun seferinimeşru duruma soktu. Ren kıyılarındaki Ripuar Frankları ve Vizigotlarla ilgili bir iki anlaşmazlık da savaş havasını olgunlaştırdı.

451 başlarında Orta Macaristan'dan batıya harekete geçen Hun kuvvetlerinin mevcudu 80-100 bini Türk bir o kadarı da yardımcı Germen ve İslav olmak üzere 200 bin kişi civarında idi. Hun orduları Mart ayı ortalarına doğru Ren nehrini üç noktadan aşarak Galya'ya girdiği sırada İtalya'dan yola çıktıktan sonra Hun düşmanı "barbar"ların sağladığı takviyelerle sayısı yine 200 bine yükselen Aetius kumandasındaki Roma ordusu Galya'da kuzeye doğru hızla ilerliyor; Hun orduları Mettis'i (Metz) (7 Nisan) ve Durocortorum'u (Rheims) zaptederek Paris yakınındaki Aurelianum (Orleans) şehrine ulaştığı zaman Aetius da oraya yetişmiş bulunuyordu. Fakat karşılaşma Attila'nın Türk taktiğine daha uygun gördüğü Katalaunum'da (veya Campus Mauriacus sahası Troyes şehrinin batısında Champagne ovasına doğru) oldu (20 Haziran 451). Batı dünyasının iki yarısının birbiri üzerine yüklendiği nihayet 24 saat süren ve iki tarafın çok ağır kayıplar verdiği (Jordanes'e göre 165 bin ölü) muhakkak olan bu büyük savaşta kimin galip geldiği hâlâ münakaşa edilmektedir. Avrupalı tarihçiler ta A. Thierry'den beri (1856) Attila'nın yenildiğini söylerler ve buna Roma kuvvetlerinin imha edilmeden Hunların çekildiğini delil gösterirler. Ancak son araştırmalar meseleye biraz daha ışık tutmuş görünmektedir: Anlaşılmıştır ki savaş gününün akşamı Roma ordusu dağılmışbirlikleri arasında irtibatı kaybeden başkumandan Aetius bile yanlışlıkla düştüğü Hun kıtaları arasından güçlükle kurtulmuş ertesi gün erken saatlerde Roma'ya bağlı Batı Got ordusu savaşta ölen kral Theodorikh'in oğlu Thorismund idaresinde muharebe meydanından uzaklaşmış ağır kayıplara uğrayan Frank kuvvetleri de onları takip etmişti. Ayrıca bu savaşta Attila'nın gayesine ulaştığı da aşikârdı. Batıyı hakimiyetine alabilmek için Roma İmparatorluğunun insan ve asker deposu durumunda olan Galya barbarlarını saf dışı etmek isteği ile önce Galya'ya yürümüş olan Attila Roma'nın bu tabiî müttefiklerinin savaş gücünü kırarak Roma'yı desteksiz bırakmağa muvaffak olmuştu. Ünlü Aetius'un Roma'da gözden düşmesi bunun neticesi idi. Ordularını Galya ortasından oldukça sağlam ve disiplin içinde 20 gün kadar bir zamanda kendi başkenti bölgesine getirebilen Attila kudret ve "korkunçluğunu" muhafaza ettiğine göre Campus Mauriakus'ta Batı İmparatorluğunun ne kazandığı o sırada Roma'da sık sık sorulan suallerdendi. Nitekim daha bir yıl geçmeden Attila İtalya seferine başladığı zaman Roma'nın Hunlara karşı çıkaracak kuvveti kalmamıştı. Hadiselere çağdaş Prosper Tiro'nun (Papa Leo I'in kâtibi) kaydettiğine göre Aetius mukavemet imkânsızlığı dolayısıyla İmparator Valentinianus'un İtalya'dan ayrılmasını tavsiye etmekte idi.

Attila 452 baharında çekirdeğini süvari kuvvetlerin teşkil ettiği 100 bin kişilik ordusunu Julia Alpleri'nden geçirerek bugünkü Venedik düzlüğüne indirdi. Oradaki meşhur Aquileia kalesini zaptettikten sonra Po ovasına girdi. Aemilia bölgesini işgale başlayıp Roma imparatorluğunun o zamanki başkenti Ravenna'yı tehdit etmesi meselenin nihayete erdirilmesine kâfi geldi. Roma sarayı endişeli; halk telaşlı; Senato ne olursa olsun barış yapmak kararında idi. Kilise de bu arzuya katıldı. Süratle bir heyet hazırlandı. Hitabeti ile meşhur Papa Leo 1 ("Büyük Leo") başkanlığında konsül G. Avianus ve eski "praefecture" Trygetius'dan kurulu bu heyet Mincio ırmağının Po nehrine döküldüğü düzlükte ordugâhını kurmuş olan Attila tarafından kabul edildi (452 Temmuz ortası). Papa imparator ve bütün Hıristiyan dünyası adına büyük Türk başbuğundanRoma'yı esirgemesini rica etti. Beş yıl kadar önce kahir bir kuvvetle Çekmece'ye kadar geldiği halde nasıl İstanbul'u tahrip etmekten kaçınmış ise Papa'nın ağzından Roma'nın teslim olduğunu öğrendikten sonra bu eski medeniyet merkezini korumayı da vazife sayan Attila muzaffer ordusu ile başkentine dönerken şüphesiz tıpkı Bizans gibi Batı Roma İmparatorluğunun da kendi iradesine bağlandığı kanaatinde idi. Priskos'un 448'de Hun başkentinde Batı Roma elçisi Romulus'dan duyarak belirttiği üzereşimdi sıra Ortadoğu'daki Sasanîlerde idi. Oranın da himayeye alınması ile "dünya hakimiyeti" gerçekleşecekti. Fakat bu Attila'ya nasip olmadı. İtalya seferinden dönüşterivayete göre zifaf gecesinde herhangi bir iç kanama neticesi ağzından burnundan kan boşanmak suretiyle öldü (453). Yaşı 60 civarında idi.

Attila milletlerin hafızalarında ölümsüzlüğe ulaşmış tarihin nadir simalarından biridir. Hatırası etrafında İtalya'da Galya'da Germen memleketlerinde Britanya'daİskandinavya'da ve bütün Orta Avrupa'da asırlarca ağızdan ağıza dolaşan efsaneler türemiş romancılara ressamlara heykeltıraşlara konu olmuş hakkında en çok kitap yazılan şahsiyetlerden biri durumuna yükselmiş tiyatro yazarlarına kompozitörlere ilham vermiş adına bir düzineye yakın opera bestelenmiştir. Son yarım asırda yapılan tarafsız tarih araştırmaları onun Hıristiyan Orta-çağının taassup kokulu uydurmaları ile ilgisi bulunmadığını; Nibelungen destanları başta olmak üzere çağdaşı kayıtlarınonu iyilik sever babacan çok yüksek vasıfta bir hükümdar olarak tanıdığını ortaya koymuştur.

Attila'nın ölümünden sonra hatunu Arıgkan'dan doğan üç oğlu; sırasıyla İlek Dengizik İrnek babalarının yerini tutamadılar. İmparator olan İlek ayaklanan Germen kavimleri ile yaptığı Nedao (Avusturya'da) savaşında hayatını kaybetti (454). Çok cesur fakat siyasî zekâdan mahrum Dengizik imparatorluk birliğini yeniden kurmak içinneticesiz mücadeleler içinde çırpına çırpına nihayet bir Bizanslı'nın kılıcı ile can verdi (469). İrnek ise büyük kardeşlerinin ölümünden sonra artık Orta Avrupa'da tutunmanın zorluğunu anlayarak savaşlarda yorgun düşen Hunların büyük kısmı ile Karadeniz'in batı kıyılarına döndü.

İrnek idaresindeki Hunların önce Güney Rusya düzlüklerinde görünen sonra Balkanlar'da ve Orta Avrupa'da birer devlet kuran Bulgarlar ile Macarların teşekkülünde büyük rol oynadığı anlaşılmaktadır. Tarihî kayıtlarda Bulgar-Türk devletinin hükümdar ailesi olan Dulo (Doulo) sülalesine mensup gösterilen İrnek Macar geleneklerinde Macar kabilelerini Tuna boyuna getirerek orada yerleştiren Arpad hanedanı tarafından ata tanınmaktadır. 4. asırda Hunlara Volga'dan batıya doğru rehberlik eden geyik motifli "Sihirli Geyik" efsanesinde de Hunlarla Macarlar (Hunor-Moger) kardeş gösterilmiştir. Nihayet Macaristan'da yaşamış olan Sekeller'in Hunların çocukları olduğu zannını uyandıran bir başbuğ Çaba Efsanesi vardır. Avrupa Hun kütlesi yalnız bu Türk devlet ve topluluklarının oluşumuna ve kültür yönünden Batı Avrasya'sına sağlam bir zemin vermekle kalmamış daha mühim olarak Asya kıtasında yer darlığı kıtlık yüzünden veya siyasî-askerî bir sebeple sıkıntıya düşen ve bu tedirginlikten kurtulmak için huzurlurahat hür yeni iklimler arayan Türk kütlelerine Batı yönünün açıcısı olmuştur. Aynı zamanda yol üzerindeki İndo-İranî ve Germen gruplarını (Alanlar Sarmatlar Gotlar vb.) ileriye uzaklara iterek veya kısmen kendi içinde eriterek temizlemek suretiyle bu yolu sonraki 900 yıl müddetle Türk göçlerinin hizmetine hazırlamıştır. Bu noktanın bilhassa belirtildiği batı araştırmalarında Hunlar üzerinde Avrupa'nın çeşitli kültürel tesirleri konusunda düşülen aşırılık da dikkatten kaçmamaktadır. Attila'nın sarayındayabancı kökenden görevlilerin bulunduğu bunların yüksek mevkiler işgal ettiği ve Türk Got Latin dillerinin aynı ölçülerde konuşulduğu doğrudur. Ancak halkı Germen ve Latin olan Avrupa kıtasında tabiî sayılması gereken bu durumun derin kültür tesirinden ziyade Hun-Türk İmparatorluğunun niteliğinden doğduğunu kabul etmek daha isabetli olur. Nitekim Hun topluluğu ne dil ne de hayat tarzı yönlerinden değişikliğe uğramış siyasî iktidar sona erince de oraları bırakıp Türk çevresine dönmek tercih edilmiştir. Buna karşılık Hun hakimiyeti çağının Avrupa'da şu derin etkileri olmuştur:

a. "Kavimler göçü" yolu ile bugünkü durumun temelini oluşturarak etnik ;

b. Savaşlar veya dostça münasebetler yolu ile edebî (Nibelungen Destanı efsaneler vb.);

c. Bozkır sanatı yolu ile estetik;

ç. Batı Roma İmparatorluğunun yıkılması (476; İtalya'nın ilk yabancı kralı Odovakar Attila'nın sadık adamlarından Edekon'un oğlu idi) ve büyük istila hareketlerinin başlaması üzerine çok mühim bir tarihî gelişme olarak Roma- Germen gruplaşma eğiliminin uyanması yolu ile siyasî;

d. Hatta köylünün ve güçsüzün korunmasına yönelik "şövalyelik" (dar manada atlı savaşçılık) hayatının ve Roma imparatorluk kavramına karşı millî duyguların ortaya çıkışı bakımından sosyal;

e. Avrupa ordularının Türk sistemine göre ıslahı hareketleri dolayısıyla askerî bakımlardan Türk kültür tesirleri Batı'da hemen bütün Orta-çağlar boyunca devam etmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
avrupa, hunlari

Seçenekler
Stil


Saat: 23:01

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,