ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Kırgızlar 3


Kırgızlar 3

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Kırgızlar 3 Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kırgızlar 3 4-Çarlık-Rusyası Sırasında Kırgızlar 1425’de Ebu’l-Hayr Han tarafından bir Özbek birliği sağlanmış fakat Özbekler Mogol hücumları karşısında acze düşünce ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 27 Temmuz 2015, 11:49   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Kırgızlar 3

Kırgızlar 3

4-Çarlık-Rusyası Sırasında Kırgızlar


1425’de Ebu’l-Hayr Han tarafından bir Özbek birliği sağlanmış fakat Özbekler Mogol hücumları karşısında acze düşünce ondan ayrılan Kırgızlar Kazaklarla beraber yaşamaya başlamışlardı. Bu sıralarda Kırgız kabile birliği esasen iki büyük gruba ayrılıyordu. Bunlardan birine İçkilik diğerine Otuz-aul deniliyordu. Asya’da Mogol üstünlüğü sona erdikten sonra Çingiz istilasını andıran bir hızla Kalmukların Türkistan’a yayıldıklarını görmüştük. Kırgızlar Kalmukların hegomanyasını kabul etmişler; 18. yüzyılın başlarında da (1703) Yedi-Su ve Tanrı Dağlarının güney-batı taraflarına göç etmek zorunda kalmışlardı.

Kırgız Türkleri 1700 senesinde kurulan Hokand Hanlığının hakimiyetini gönüllü olarak kabul etmişlerdi. Kısa bir süre sonra çoğunluk durumunda bulundukları Hokand Hanlığının idaresi Kırgız Türklerinin eline geçti. Bilhassa hanlığın askeri gücünü Kırgızlar oluşturmuştur. 1741-1742 yıllarında Kalmuklar Issık-Köl Fergana ve Taşkent gibi yerleri ele geçirdi. 18. asrın ortalarına doğru 3-4 bin çadırlık bir Kırgız grubu da Yenisey havzasından kalkarak İli bölgesine geldi ve Türkistan’ın gittikçe güçlenmesini kendi geleceği için tehlikeli gören Çin 1757’de gönderdiği kuvvetli bir ordu ile önce Doğu Türkistan’ı sonra da Hokand Hanlığını mağlup etti.

19. yüzyılın başlarında Hokand hanı Ömer ( 1809-1822) ile Buhara emiri Haydar-şah arasında bir rekabet başlamış hatta bu sırada adı geçen hanlıklardan Osmanlı Devletine gelip-giden elçiler olmuştur. Osmanlı Devlet adamları bunların iyi geçinmeye çalışmalarını tavsiye etmekten başka birşey yapamadılar. Hatta Buhara emiri Haydar-şah gönderdiği elçi vasıtasıyla Osmanlı Devletine tabi olduğunu bildirmiş bunun üzerine Hokand hanı Ömer de elçisi Elhac Seyyid Kurban Efendi ile Osmanlı’ya biat ettiğini söylemişti. Ancak her iki hanın teklifi de olumlu karşılanmadı. Ömer Han ileriyi gören bir hükümdar hüviyetindeydi. Onun için Ruslara karşı Akmescid kalesini yaptırmış halkı tarafından çok sevildiği için de kendisine Emirü’l-Müminin unvanı verilmişti. Fakat bu arada Rusya gizliden gizliye Türkistan’ın içlerine doğru ilerliyordu. Çünkü kendisine karşı durması gereken Türkler küçük kabile birlikleri halinde toplanıyorlar ve birbirleriyle mücadele ediyorlardı.

Ömer Han’ın yerine geçen oğlu Muhammed Ali de (1822-1842) Osmanlıya bağlılığını devam ettirdi. Tahta çıktığı zaman 14 yaşında olduğu söylenen Muhammed (Madali) zamanında Hokand şehri ihtişamının en yüksek seviyesine çıkmıştır. Muhammed Ali Han’ın en büyük başarısı Doğu Türkistan Türklerine yardıma devam etmesi oldu. Özellikle Çin’in baskılarına karşı 1826-1840 arasında Doğu Türkistan’daki Hocalar hakimiyetini müdafaa etti.

Buhara’nın başına geçen Nasrullah Han dengesiz bir kimse idi. Kendisine dostça tavsiyelerde bulunmak üzere gelen iki İngiliz askeri temsilciyi Nasrullah’ın Osmanlı Devletinin ikazına rağmen öldürtmesi Türkistan hanlıklarını dış dünyaya karşı kötü göstermişti. Bu sırada (1837) Hokand’dan gelen elçi Zahid Hoca Osmanlı Devletinden ordunun eğitimi için bazı öğretmenler ile eğitim malzemesi rica etti. Ancak Osmanlı Devlet Arşivinde bu öğretmenlerin ve malzemelerin gönderildiğine dair herhangi bir belgeye şimdiye kadar rastlanılmamıştır. Nasrullah Han Muhammed Ali Han’ın ordusunun bir kısmının Doğu Türkistan ile ülkenin kuzeyinde bulunmasından faydalanarakharekete geçmiş ve 1842 nisanında Hokand’ı kuşatmıştır.

Muhammed Ali Han Nasrullah Han’a elçiler göndererek istediği şartlarda barış imzalamaya hazır olduğunu bildirdi fakat buna cevap verilmediği gibi Hokand Hanlığı Nasrullah’tan yediği darbe yüzünden Ruslar karşısında da zayıfladı. Muhammed Ali’den sonra tahta çıkan Şir Ali Han da (1842-1845) iyi bir hükümdar olmasına rağmenuğradığı bir suikaste kurban gitti. Onun yerine geçen kardeşi Hudayar Han (1846-1858) otoriteyi sağlar sağlamaz Hacı Ruzî Beg’i 1846 kasımında İstanbul’a göndererek Osmanlı sultanına bağlılığını ve başına gelen felaketi bildirdi. Osmanlı hükümeti de İstanbul Özbek Tekkesi şeyhi Elhac Mehmed Efendi’yi Buhara emirini ikaz etmek üzere Buhara’ya göndermiştir.

Ruslar bu sırada Sultan Kine-sarı’nın isyanını bastırmakla meşguldüler. Türkistan hanlıkları için durum müsait olduğu halde Türkler maalesef bunu değerlendirememişlerdir. Hatta Rusların mağlup edemediği Kine-sarı anlaşmazlığa düştüğü iki Kırgız reisinin ani baskını neticesinde öldürüldü. 1846 yılında Ruslar Hokandlıların Sır-derya’nın Aral’a döküldüğü yerde kurduğu Kazalinsk kalesini işgal ettiler. Fakat Türkler yaklaşmakta olan tehlikenin farkına halâ varamadılar. Çar bölgedeki komutanlarına verdiği emir ile Turgay ve Irgız nehirleri boyunca askeri kaleler inşa ettirdi. 1852’de Ruslar Akmescid’e saldırdılar. İleride Kaşgar Hanlığını kuracak olan Yakub Beg bu ilk saldırıyı kahramanca savuşturmuş ve Rusların geri çekilmesini sağlamıştır. Fakat kuvvetlerinin sayısını artıran Ruslar tekrar hücum etmişler ele geçirdikleri Akmescid halkını direndikleri için insafsızca katletmişlerdi. Bundan sonra da Rusların Türkistan şehirlerini ele geçirmeleri devam etti. Yukarıda zikredilen Rus komutanlar Hokand ve Hive sınırlarında sun’i ihtilaflar yaratarak bu toprakları ve kaleleri zorla işgal ettiler.

Kırgızlar ilk Rus istilası sırasında Kazak Türklerine benzediklerinden dolayı Kazak etnik adıyla isimlendirilmişlerdi. Fakat 1855 yıllarında Rus istilası Tanrı Dağlarına ulaşıncageçek Kırgızlar meydana çıkmış ve Ruslar bu Türk boyuna Kara-Kırgız adını vermişlerdir. 1858’de Hudayar Han’ın kardeşi Malla Beg’in halktan da sağladığı destek ile başa geçtiğini görmekteyiz. Bu arada Buhara’ya kaçan Hudayar tahtını geri alabilmek için Buharalılardan yardım istedi. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen Buhara hanı Hokand üzerine yürüdüyse de Hokand’ın başarılı komutanları Kanat-şah ile Alim-Kul’un karşısında varlık gösteremedi. Neticede Malla Han da bir suikaste kurban gitti. Yerine yeğeni Şah Murad geçti. Bu sırada Alim-Kul Malla Han’ın katilleriyle uğraştığından ülkenin savunmasız kaldığını gören Buhara emiri Muzaffereddin Taşkent’i ele geçirdikten sonraHokand’a girdi ve Hudayar’ı tekrar han ilan etti. Fakat Hudayar’ın bu saltanatı da uzun sürmedi. Halkın desteğini sağlayan Alim-Kul 1863’te onu devirerek Malla Han’ın onbeş yaşındaki oğlu Seyyid Sultan’ı tahta çıkarmıştır. Fakat bir süre sonra Alim-Kul Hokand’ın yönetimini eline aldı.

Rus-Çin hududunda keşif yapmak bahanesiyle Ruslar 1 Mayıs 1864 tarihinde Hokand’a ait Türkistan ve Evliya-ata kasabalarına iki sefer düzenlediler. Rusların ilerlemesi bütün çabalara rağmen durdurulamadı. Ruslarla anlaşmak da mümkün olmadı. 1864’te Rus orduları Çimkent üzerine yürüdüğünde Hokand kuvvetlerinin başında bulunan Alim-Kul Rusları mağlup etmiş ancak Buhara emirinin Hokand üzerine yürüdüğünü duyunca başkenti müdafaaya gitmek zorunda kalmıştı. Hokand hanı bu güç durumdan kurtulmak gayesiyle Osmanlı Devletinden yardım istedi. Ancak Osmanlı’dan da yardım gelmedi. Ruslar bu durumu değerlendirerek 22 Eylül 1864’te Çimkent’i işgal etmişlerdir.

Bu arada Rus hükümeti aldığı bir kararla işgal edilen yerleri “Türkistan Bölgesi” adı altında Orenburg’a bağlı bir askeri valilik haline getirdi. Nitekim Ruslar gibi Asya’da emperyalistçe hareket eden İngilizlerin baskısı üzerine Rus hükümeti Dışişleri bakanı Prens Gorçakov vasıtasıyla dünya kamu-oyuna işgallerinin sebebini açıklamak zorunda kaldı. Onlar: Rusya’nın Türkistan’da karşılaştığı durum hiçbir sosyal organizasyonu olmayan yarı vahşi ve göçebe halklar karşısındaki bütün medeni olan devletlerin problemleriyle aynıdır. Bu gibi durumlarda daha medeni olan devletler kendi sınırlarını ve menfaatlerini korumak zorunda kalmışlardır. Hudud bölgesinde huzursuzluğu yaratan gruplar cezalandırıldıktan sonra kuvvetlerimizi geri çekmek mümkün olmamıştır. Verilen ceza çabuk unutulmuş ve geri çekilmemiz bir nevi zayıflık olarak addedilmiştir. Çünkü Asyalılar görünür ve hissedilir kaba kuvvetin haricinde hiçbir şeye hürmet göstermemişlerdir. Onun içindir ki biz bu iki şıktan birini seçmek durumunda kaldık. Ya vereceğimiz bütün emekler elde ettiğimiz ticari menfaatler ve sınır boylarında kurduğumuz emniyet tertibatlarını unutup herşeyden vazgeçecektik veya bu vahşi Türkistan memleketlerinin derinliklerine yürüyecektik. Rusya bu ikinci şıkkı seçmek mecburiyetinde kaldı tıpkı Amerika Birleşik Devletlerinin Kuzey Amerika’da İngiltere’nin Hindistan’da Fransa’nın Cezayir’de ve Hollanda’nın kolonilerde yaptıkları gibi... diyorlardı.

Neticede Rus Dışişleri Bakanlığı ileri harekatın devam etmesini istedi ve 1865’te Orenburg Valiliğine gönderilen emirle Türkistan istikametinde yürünülmesini söyledi. Rusların Taşkent’e doğru yürüdüğünü duyan Alim-Kul Buhara kuvvetleriyle mücadeleyi bırakarak Taşkent’e yöneldi. Ancak üstün savaş araç ve gereçleriyle donatılmış olan Rus ordusu karşısında bir varlık gösteremedi kendisine isabet eden bir kurşunla yaralandı ve 23 Mayıs 1865 tarihinde o şehit oldu. Dört taraftan sarılan Taşkent uzun müddet savunmadan sonra düştü. Taşkentlilerin önemli bir kısmı katledilmek suretiyle cezalandırıldılar. Bu arada Buhara emiri Muzaffereddin Ora-Tepe Hocent ve başkent Hokand’ı işgal etti. 1865 nisanında ise Hokand elçisi Seyyid Yakub Han Töre Rusların Türkistan üzerindeki emellerini ve Buhara hanının tutumunu anlatmak üzere İstanbul’a gelmişti. Bir başka elçi de Hindistan’daki İngiliz Valiliğine gönderildi. Kırgız Türklerinin önderliğinde devam eden Hokand Hanlığı ne Osmanlı Devletinden ne de İngiltere’den yardım görmedi.

Rus Hükümeti önce bir deklarasyon yayınlayarak Rus kuvvetlerinin Taşkent’te müstakil bir hanlık kurulduktan ve ticari çıkarları kontrol altına alındıktan sonra buralardan çekileceklerini ilan ettiler. Bunun üzerine İngiltere Dışişleri Bakanı John Russel Rus Dışişleri Bakanı ile irtibata geçerek Türkistan’daki ülkeler aleyhine topraklarını genişletmeme anlaşması yapmayı teklif etti. Rusya bu teklifi güya kabul etmiş gibi göründü ve buralarda görevli kumandanları cezalandıracağını söylediyse de bunlar madalyalarla taltif edildiler. Ruslar Orenburg’dan sonra 1867’de Taşkent merkez olmak üzere valiliğine General Kaufman’ın getirildiği Türkistan Genel Valiliği’ni teşkil ettiler. Bu valiliğe Sır-derya Fergana Semerkand Yedi-Su Hazar-ötesi (Türkmenistan) oblastları dahil edildi. Bu bölgelere atanan Rus subayları Petersburg’un salonlarında gördükleri zevk ve sefa ile beraber alıştıkları içki bağımlılıklarını burada daha da ileri götürdüler. Halka zulmetmekten başka rüşvet illeti de aldı başını yürüdü.

Rusların bu kötü idaresine ilk baş kaldıranlardan biri Kırgız Türkleri olmuştur. Aynı zamanda 1873-1875 yılları arasında Hokand iktidar mücadelelerine maruz kaldı. Rusların Türkistan Genel Valisi Kaufman emrindeki birliklere Hokand üzerine yürüme emrini verdi. Hokand gönüllülerine kumanda eden Abdurrahman Atçabaşı ile Kaufman arasında 22 Ağustos 1875’te Mahram-Kala’da yapılan savaşta Türkler mağlup oldu. Rus kuvvetleri artırılarak tekrar geldiler. Margilan şehrine saldırdılar. Savaş günlerce sürdü. 22 Eylül 1875 tarihinde Hokand hanı Nasreddin’e bir andlaşma dikte ettirdiler. Bu andlaşmaya göre Namangan dahil olmak üzere Sır-derya’dan Narın Irmağına kadar olan bölgeler Rusya’ya terkedildi. Fakat Petersburg’dan emir alan Rus subayları andlaşmanın tatbikine fırsat vermeden Namangan’ı işgal ettiler. Bunun üzerine Hokand kuvvetleri de Andican’da Rusların üzerine yürüdüyse de başarılı olamadılar. Bu başarısızlık bir iç kargaşaya sebep oldu. Atçabaşı ile Polat Han Asaka’da Ruslara karşı yapılan savaşta yenildiler. Bir süre sonra Polat Han idam edildi. Atçabaşı da ailesiyle beraber Sibirya’ya sürüldü. 17 Şubat 1876’da Çar Hokand Hanlığının “Fergana Bölgesi” adı altında Türkistan Genel Valiliğine bağlandığını haber verdi. 1876 yılında Hokand tamamen Rusların eline geçti.

Hokand’ın işgalinden sonra 1885’te Oş şehrinde bir ayaklanma başladı. Bu isyanın başkanlığını Derviş Han Töre yapıyordu. Fakat ayaklananlar Rusların üstün ateş gücü karşısında fazla bir varlık gösteremediler ve binlerce insan katledildi. 1898’de Andican’da başlayan ayaklanma da Rusları epey uğraştırdı. Dükçi İşan’ın liderliğindeki bu ayaklanma bastırıldıktan sonra 380 kişi idam edilmiş Türkistan genel valisini diz çöküp selamlamayanlardan 208 kişi Sibirya’ya sürülmüştür.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kirgizlar

Seçenekler
Stil


Saat: 11:18

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,