ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Kırgızlar 4


Kırgızlar 4

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Kırgızlar 4 Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kırgızlar 4 Sovyet-Rusya Döneminde Kırgızlar 1905-1907 arasında ihtilalci fikirlerin Türkistan’a sıçraması üzerine Rus Hükümeti en büyük soruşturma komisyonunu Türkistan’a gönderdi. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 27 Temmuz 2015, 11:49   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Kırgızlar 4

Kırgızlar 4

Sovyet-Rusya Döneminde Kırgızlar


1905-1907 arasında ihtilalci fikirlerin Türkistan’a sıçraması üzerine Rus Hükümeti en büyük soruşturma komisyonunu Türkistan’a gönderdi. Bugün 19 cilt halinde bulunan bu raporlar o devir Türkistan tarihi için en önemli kaynaklardan biri olarak kabul edilmektedir. Rusya’nın işgaliyle birlikte zengin hasadı ve yumuşak bir iklimi olan Yedi-Su’nun bereketli toprakları Ukrayna’dan ve Rusya’dan gelen sömürgecileri petrol gibi cezbetti. Kazaklar arasında olduğu gibi Kırgızlar da mera topraklarının azalması sonucu hayvan besleyemediklerinden fakirleşmişlerdi.

1916 da 11 milyon Türkistanlının katıldığı büyük bir ayaklanma oldu. 6 Ağustos 1916’da Kırgızlar da Bişkek’te isyan hareketini başlattılar. İsyanın sebepleri olarak Rusların Türkistan’ı ağır askeri tedbirlerle idare etmeleri Rus memurların rüşvet almaları halkı soymaları hakir görmeleri Ruslara karşı olan milli düşmanlık dini hisler topraklarının ellerinden alınarak hayat haklarının kısıtlanması en önemli ürünlerinin harp yıllarında son derece düşük ücretlerle ellerinden alınması ve halkın açlık çekmesi yüksek vergiler ile mal müsaderesi olarak gösterilmektedir. İsyanın çıkmasında en etkin faktör çarın emriyle Rus genelkurmayının cephe gerisinde çalıştırmak için Türkleri kullanmak istemesi olmuştur. Kırgız isyanının teşkilatlanmamış olduğu göze çarpmaktadır. Hareketin başında son Kırgız Manap’ı yer almıştır. Diğer begler de onun hareketini desteklediler. Rus generaller emirleri altındaki askerlere “kurşunlara acımayın” talimatını verdiler. Türkistan’a iskan edilen bütün Rus göçmenler silahlandırılarak Kırgızlar üzerine saldırıldı. Bizzat Rus general Kuropatkin tarafından 347 kişinin kurşuna dizildiği söylenmektedir. Kırgız Türklerinin bu isyanda 673.000 şehit verdiği bilinmektedir. 200.000’e yakın Türk de Sibirya’ya sürüldü. Ayaklanmadan sonra Çin’e 300.000 Kırgız Türkü’nün kaçtığı resmi kayıtlarda mevcuttur. İsyan sırasında ele geçirilen ihtiyar Kırgız liderlerinden Kanat Rusları “kendisine ve halkına dayanacak bile yer bırakmamakla” suçlamış ve kendisi de başını hücresinin duvarlarına vura vura intihar etmiştir.

Ruslar 1916 isyanından bir yıl sonra 15-22 Kasım 1917’de bir kongre tertip ederek Türkistan Sovyet Komiserliğini kurdular. 1917 ihtilali zamanında Kırgızistan’da milliyetçi Kırgız komiteleri Şuray-ı İslamiye gibi kuruluşlar Kırgızistan’ın bağımsızlığı için mücadele ediyorlar; bu arada Başkurtistan ve Kazakistan gibi yerlerde milli cumhuriyetler kurulmaya çalışılıyordu. Böyle bir hükümetin Hokand’da da kurulmasından endişelenen Ruslar Taşkent’teki Sovyet Komiserliği vasıtasıyla Ermenilerle takviyeli bir orduyu Kırgızların üzerine yolladılar 11 şubattan 22 Şubat 1918’e kadar süren savaşı Hokandlılar kaybetti. 10.000 kişi katledildi. 1 Mayıs 1918 tarihinde ise Ruslar bütün Türkistan’ı Türkistan Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti şeklinde birleştirdiler.

Ruslar Türkistan’ı tam bir sömürge haline getirmek gayesiyle Türkistan Komünist Partisi’ni kurdurdular. Buhara’nın ve onunla birlikte Hive’nin tamamıyla istiklallerini kaybederek ortadan kaldırılmaları ve Sovyetler Birliği’ne ilhakı işi Türklerin yaşadığı Türkistan adının ve birliğinin ortadan kaldırılarak her kabile için birbirleriyle alakası olmayan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri kuruluşu şeklinde teşekkül etti. Türkistan’ın bir tarihten gelen devlet yapısı değiştirilerek oluşturulan Sovyetleri parçalama planı; Sultan Galiyev Hareketi adı altında tanınan ve Rusya boyunduruğundaki Türk ülkeleri komünistlerinin 1919 ve 1920 yılları arasındaki bazı toplantılarından sonra Sovyet Türkistan Cumhuriyeti’nin genişleterek Rusya idaresindeki bütün Türkleri birleştirmek için yapılan başarısız hareketti. Bu ittifaktan sonra ortaya çıkan cumhuriyetin adı Sovyet-Türk Cumhuriyeti olacaktı. 17 Ocak 1920’de Türkistan Komünist Partisi Merkez Komitesi ve Müslümanlar Bürosu Turar Rıskulov’un başkanlığında toplandı. Burada alınan karar ile Türkistan’da Türklerden meydana gelen bir Kızıl-Ordu Dışişleri Bakanlığı Demiryolu ve Posta İşleri İdaresi kurulucaktı. Ancak Rusya’nın adamı ve Türkistan Cephesi kumandanı olan W.Frunze bu tezin kabul edilemez olduğunu ilan etti. Görüleceği üzere bütün kötü şartları değerlendirmesini bilen Türk milliyetçileri Komünist Parti’ye bağlı Müslümanlar Bürosu vasıtasıyla halkın isteklerine ulaşmaya gayret ettiler. Daha sonra bu büro gelişti ve Komünist Parti’ye rakip oldu. Ancak Ruslar harekete geçmede çabuk davrandılar ve bütün Komünist Partilerinin merkeze bağlanmasını sağladılar.

1924’te Taşkent’te tertip edilen kongreyi Ruslar sabote ederek tam bir çıkmaza sokmuşlardı. Türkistan’da mutlaka birliğin tesis edilmesini isteyen Türkistan ileri gelenlerinden Sultan Hoca “Türkistan’ın ayrı cumhuriyetlere bölünmek istendiğini Türklerin Özbek Kırgız Kazak Türkmen diye bölündüğünü bunlara karşı dikkatli olunmak gerektiğini” söylemişse de etkili olmamıştır. Bu Türk boylarının hepsi Rusların telkiniyle ayrı cumhuriyetler halinde yaşamak istediklerini söylediler. 1924 yılında muhtar bir bölge olan Kırgızistan’a 1926’da Sovyet Sosyalist Birlik Cumhuriyeti statüsü tanındı.

Kırgızlar ülkelerine hizmet etmek için Komünist Partisi’nin idaresinde de olsa her zaman fırsatları değerlendirmişlerdir. Hatta 1925 yılında Kırgızistan Komünist Partisi başkanı Abdulkerim Sıddıkoğlu bu yüzden sürgüne gönderilmiş 1926’da ise K.Kudaykuloğlu ve D.Babakhanoğlu’nun önderliğini yaptığı komünistler yönetimden Kırgızların uzaklaştırılmasını tenkit ettikleri için hapsedilmişlerdir.

Rus kaynaklarına göre “Kırgızlar Rusya ile birleşmeden önce Hokand Hanlığının hakimiyetinde olup güçlerinin üzerinde bir vergiye bağlanmışlar ve bu yüzden de birçok kez ayaklanmışlardı. Bunun için de kuzeydeki Kırgızlar kölelikten kurtulmak arzusuyla gönüllü olarak Rusya ile birleşmişlerdir. Bu müsbet bir olaydır. Zira neticede Kırgızlar kölelikten kurtulmuşlar ve feodal kabile ihtilaflarına son verilmiştir. Rus propagandasına bakılırsa Kırgızların Rusya ile birleşmelerinin ileri bir sonucu da Rus aydınlarının önderlik yaptığı Rus kültürüne yaklaşmış olmalarıdır”. Ruslar bu propagandaları sadece Kırgız tarihi kitaplarında yapmamışlardır. İşgal ettikleri her Türk ülkesi ve topluluğu için aynı şeyleri söyledikleri bir gerçektir.

Kırgızistan’da baskılar ve kanlı savaşlar dönemi bittikten sonra ekonomi ve endüstri yönünden kalkındırmak gayesiyle yüzlerce Türk yerinden-yurdundan edilmiştir. 1927-1928’den itibaren Stalin devrinde kurulan toplama kampları ve kolhozlaştırma programlarına halk büyük bir tepki göstermiştir. Kollektivitize siyaseti Bolşeviklere beklenmedik bir insan gücü kaynağı daha kazandırmıştı. Şöyle ki; köy ağalarını ortadan kaldırmak bahanesiyle milyonlarca köylü tutuklanarak toplama kamplarına gönderilmişti. Sürülen bu köylüler kamplarda diğer mahkumlarla birlikte muazzam bir köle kitlesi teşkil etmiş ve sosyalist devlet tarafından kanal kazma ormanlarda ağaç kesme altın çıkarma vs. gibi en ağır işlerde çalışmaya zorlanmışlardı. Bu şekilde Rus baskısına dayanamayan Kırgız Türklerinin 1926’da başlatmış oldukları Narın isyanı bunlardan birisidir. Ellerinden malları-mülkleri alınmak istenen halkın bir kısmı bu faaliyetler sırasında öldürüldüğü gibi bir kısmı da Çin idaresindeki Doğu Türkistan’a kaçmayı tercih etmiştir. Buna kültürel asimilasyon politikası da eklenerek Kırgız Türkleri kendi benliklerinden uzaklaştırılıp yeni bir kimliğe büründürülmek istendi. Bağımsızlık için çalışmalar ise 1929 yılına kadar devam etti.

1960’ların başında Kırgızistan’da geçmişe karşı beslenen sevginin su yüzüne çıkması üzerine gazete ve dergilerde büyük bir karalama hareketi başlamış eski Kırgız büyüklerinin ve edebiyatçılarının bir kez daha burjuva milliyetçileri olduğu tekrar edilmiş hatta 1960 şubatındaki Kırgızistan Komünist Partisi’nin II. Kongresinde Birinci sekreter İ.R.Rezzakov burjuva milliyetçiliğinin belirtilerine karşı ne gibi tedbirlerin alınacağını dahi beyan etmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kirgizlar

Seçenekler
Stil


Saat: 11:39

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,