ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Kıpçaklar


Kıpçaklar

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Kıpçaklar Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kıpçaklar Kıpçaklar veya Kumanlar (Rusça: По́ловцы Polovtsı ya da Кума́ны Kuman Çince: 钦察 Qīnchá) eski Türk halklarından biridir. Kıpçaklardan ilk ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 27 Temmuz 2015, 11:52   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Kıpçaklar

Kıpçaklar

Kıpçaklar veya Kumanlar (Rusça: По́ловцы Polovtsı ya da Кума́ны Kuman Çince: 钦察 Qīnchá) eski Türk halklarından biridir. Kıpçaklardan ilk kez İÖ 1. binyılda Orta Asya kroniklerinde söz edilmiştir. Dilleri Kıpçak Türkçesi (Kıpçakça)dır.

En azından VIII. asırdan beri bilinen kıbçak/kıpçak adı dışında aynı Türk topluluğu için üçü yerli (Türkçe) ve dördü de yabancı olmak üzere toplam yedi ad tespit edilmiştir: 1. Diğer Türk kavimlerinin kullandığı İslamî tarih ve coğrafya edebiyatında görülen ve daha sonraları Moğol ve Çin kaynaklarında da rastlanan kıpçak; 2. Genellikle Bizans yazarları tarafından kullanılan ve nadiren Rus Şark ve Latin kaynaklarında da görülen kuman; 3. Daha çok Macarların benimsediği ve birkaç Arapça coğrafya kitabında da bulunan kun adları yerli sözler iken; 4. XI. Asırdan beri Rus metinlerinde bulunan polovets; 5. Bremenli Adam’ın XI. asra ait Latince eserinde zikrettiği palladi; 6. XIII. asır Orta Almanca ve Latince metinlerde görülen valwen; 7. Urfalı Matthaios’un XII. asırdan kalmış Ermenice kitabında zikrettiği xarteşk’n adları da komşuluk temaslarından sonra yapılmış birebir kelime tercümeleridir.

Türklerin Kıpçak kesimiyle ilgili genelde bir “sarışın”lık durumu söz konusudur. Bu durumun sebebinin; bazı bilim çevrelerince Kıpçakların hem tarihte hem de bugünde Türklerin daha açık renkli tene sahip sarı veya sarıya kaçan saçlı mavi veya açık renkli göze sahip bir kesimi vasfında olmalarıyla alakalı olduğu düşünülmektedir. Görüşlerden bazısıysa polovets adının Slav dillerinde hep sarı değil bazen mavi rengi de bildirdiğini belirtir. Kazakların ünlü bilginlerinden Olcas Süleyman bu adın pol “düzlük boş yer bozkır” sözünden mensubiyet ekiyle yapılmış bir sıfat olduğunu ve geniş anlamda Rusların komşuları olan bozkırlı kavimlere (Kıpçaklara) ad olarak verildiğini tespit eder. Ancak bilimin bu hususta varacağı sonuç ne olursa olsun Kıpçakların genel Türk Dünyası içinde fiziksel yönlerden (ten renginde açıklık göz renkliliği) farklı oldukları malumdur. Bu durumu günümüzde Rusya Federasyonu’nda Ukrayna gibi Karadeniz’in kuzeyindeki devletlerde yaşayan Türk boylarında ve Balkanlar’daki Türklerin de birçoğunda görmekteyiz. Balkanlar’da bu durumdan söz edilme sebebi ise tarih içinde Oğuzların Balkanlar’a özellikle Osmanlı devrindeki yoğun göçlerinden önce ve bu göçler esnasında bölgeye gelen Kıpçak Türk unsurlarıdır. Bu unsurların çoğu tarihî süreçte Oğuzlar ve diğer Balkan halklarıyla karışmışlardır.

Kıpçaklar tarih sahnesine IX.-XI. asırlar arasında İrtiş boylarında Kimeklerle iç içe çıkmışlardır. Bunlar daha VIII.-IX. asır civarında Orta Asya’dan Urallara geçmiş ve burada üstünlük kurmuşlardır. Sonra onları Siriderya boylarında Oğuzlarla yan yana ve Orta Asya’ya dağılmış hâlde görüyoruz. Kıpçaklar Moğol istilasından önce de Siriderya İdil ve Don arasında Kafkas ve Kırım dağlarında Hazar’ın kuzey düzlüğü ile bugünkü Kazakistan’ın orta ve kuzeybatı kısmında yaşayıp pek çok Türk kavmi ile karışmışlar ve İran Suriye Rusya Doğu Avrupa ve Bizans ile askerî ticarî ve iktisadî ilişkiler kurmuşlardır. Önceleri “Mafazat Al-guz” (Oğuz bozkırı) diye bilinen topraklar da artık XIII. asırda Deşt-i Kıpçak adıyla anılmağa başlanmıştır. Çin’den Don nehrine Ural’dan Karadeniz’e kadar olan alana yayılan Kıpçaklar bu devirden sonra da büyük bir hareketlilik içindedirler.

Daha ziyade Macar tarihçilerinin mesaisine borçlu olduğumuz yeni bilgilere göre 1020 civarında Batı Sibirya’da büyük bir Kimek-Kıpçak kavimler birliği vardır. Kuman (Macarca Kun) kavim yapısının Kunlar ve Sarıkların yanı sıra en önemli üçüncü halkı olan Kıpçaklar bu devirde birleşmişler ve kaynaşmışlardır; sonraları çok meşhur olan Kuman kavim adı da işte bu devirde ortaya çıkmıştır. Bu devirde görülen Kuman-Kıpçak kavimler birliğinden evvel Kuman halkı daha doğuda yaşarken Sarı Uygurları yenip ülkelerini işgal etmişler ve bu halkın bir kısmını kendilerine bağlamışlardır. İşte bu Kuman-Sarı Uygur birleşmesi X. asrın ikinci yarısında Kıtaylar ve komşuları Kayların sıkıştırmasıyla batıya Oğuzların ve Karlukların topraklarına yönelmişlerdir. Bu göçün devamıyla yukarıda zikredilen Oğuz bozkırı artık tarih kaynaklarında Kıpçak bozkırı olarak yer almaya başlayacaktır. Onların tarihte az görülen bu yürüyüşleri XI. asırda Rus beyliklerine karşı kazandıkları bir dizi galibiyetten sonra Karpatlar’a Balkanlar’a kadar sürecektir. Böyle gelişen Kıpçak-Kuman varlığı XIII. asrın sonlarına kadar bu bölgenin tayin edici bir gücü olagelmiştir.


Bilhassa XIII. asırda Moğol akınları önünde Avrasya bozkırlarında çok geniş bir alana yayılan Kıpçaklar dinamik bir güç olarak komşu devletlerin bazen korkulu düşmanı ve bazen de güvenilir müttefikleri olmuşlarsa da çok parçalanmışlar ve tarihte kendi adlarıyla anılan bir devlet bırakamamışlardır. Buna rağmen Altın Ordu ve onun devamı olan Kazan Kırım Kasım Astırhan Nogay Sibir hanlıkları gibi devletlerden Mısır Memlûklerine kadar Orta Çağda çok değişik bölgelerde görülen devletler içinde idarî ve sosyal bakımdan büyük rol oynayan bir güç olmuşlardır.[kaynak belirtilmeli] Macaristan Bulgaristan Romanya Rusya Gürcistan gibi ülkelerin halkları içinde erimişlerdir; Gürcistan'daki kuman kıpçaklarının bir kısmı Kubasar bey zamanında Artvin Erzurum Ardahan bölgelerine göçerek İslamı benimsemişlerdir.

Bölgeye Kumanlar’dan yadigar kalan bir isim de Kemençe’dir. Kemençe Kumanlar da şahıs ismi olarak ta kullanılmıştır. 1290 da Macar Kralı IV.Laszlo’yu öldüren Kumanlardan birinin adı Kemenche idi. Kemençe ismini Kumanların yayıldığı sahalarda da görmek mümkündür. Kırım yarımadasında Kemençe Küçük Kemençe Murzatar Kemençe isimli köyler bunlardan bazılarıdır. Gagauzlarda Kemençe kelimesinin anlamı Keman olup Kemençe çalıp oynanan oyunun adı da Horondur. Ayrıca Gagauzlardan derlenmiş dil ve masal bilmece vb gibi halk edebiyatına ait malzemelerin bir değerlendirmesi yapıldığı zaman Trabzon bölgesi ile çok büyük bir benzerlik olduğu görülür. Aynı şeyi Kumanlardan kalmış dil ve halk edebiyatı malzemesi için de söyleyebiliriz. Doğu Karadeniz Bölgesinde Samsun'da ( kumanos vadisi ) olmak üzere Artvin'e kadar Kumandoz Kumanit Kumanos Kumani Kumana Kumandere Kumanyayla Kumandağ gibi isimler halen mevcuttur. Bugün Artvin merkezli Doğu Karadeniz'deki bir çok aile soyu incelendiğinde Kıpçak Türkü oldukları ortaya çıkmıştır.

Kıpçakların bu tarihî mukadderatından ötürü Kıpçak Türkçesi de Avrasya’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir bölgede önemli bir edebiyat ve yazışma dili olmuştur.
Moğol istilası
1237’de Moğol İmparatorluğu'nun saldırısına uğramış ve 1239'da tamamen yenilgiye uğramıştırlar. Bu yenilginin ardından Kıpçakların bir kısmı bugünkü Rusya Ukrayna ve Kazakistan toprakları üzerinde kurulan Altın Orda'nın egemenlik sahasında kaldılar. Diğer kısımları ise Deşt-i Kıpçak topraklarından değişik bölgelere yayıldılar. Kubasar önderliğinde bir kısım boylar Doğu Karadenizi yurt edinmişlerdir. Bu durum aynı zamanda Osmanlı fethinden önceki ilk Türkleşme hareketlerindendir.
Mısır'da Memlûkler

Kıpçakların esas sahalarının dışında Mısır bölgesi onların savaşçı güç ve köle (Ar: memlûk) olarak geldikleri bir bölgedir. Zamanla bu bölgede hâkimiyeti ele geçirip Memlûk Devleti’ni kurmuşlardır. Böylece Mısır'da Bahriye Memlûkleri olarak bilinen hanedanı kurdular. Memlûkler'in en önemli hükümdarı olan Sultan Baybars Kırım yarımadasında doğmuştur.
Macaristan'da Kunlar


Yaklaşık 40.000 haneli bir grup ise bugünkü Macaristan'a gitmiş ve Kunlar denilen etnik grup oluşturmuştur.
Dini inanç


Kıpçaklar çoğunlukla paganlık ve animizmi benimsemişti. İnanç sistemleri diğer göçebe halkların inanç sistemleriyle hemen hemen aynı idi. Hayvanlara özellikle de kurda taparlardı. Kıpçak toplumunda kam adı verilen şamanların özel bir yeri vardı. Bu şamanlar falcılık ve hekimlikle uğraşırdı. Atalar kültü ve kahramanlık kültü gelişkindi.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kipcaklar

Seçenekler
Stil


Saat: 11:13

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,