ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Türk Tarihi


Yıkanmayı Türkler Öğretti


Yıkanmayı Türkler Öğretti

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Türk Tarihi Forumunda Bulunan Yıkanmayı Türkler Öğretti Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Yıkanmayı Türkler Öğretti Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 27 Temmuz 2015, 16:30   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yıkanmayı Türkler Öğretti

Yıkanmayı Türkler Öğretti



Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro'nun kaleme aldığı "Kânunî Devrinde İstanbul" isimli kitaptan alınma…

"… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası kirli oluşumuzdur. İspanya'da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır."



İnanılmaz değil mi?.. Ama inanın bunlar doğru…
Bu garip durum İspanya'ya has bir şey de değil üstelik o dönem Avrupa'sında yaşanan sıradan bir vaka. Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki daha doğrusu baskıların bir sonucu.

Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı. "Günlük Sağlık Bakımı" isimli kitabın yazarı olan doktor John; "Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz." diyordu. Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. "Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su her türlü derdin kaynağıdır." görüşünü savunuyordu.

Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti: "Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir."

XVI. yüzyılda Aziz Benedik dindarlara ve özellikle gençlere; "Banyo ancak bazı durumlarda izne tâbidir." diye seslenirken


Aziz Francis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir." şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel hayat boyu sadece 2 defa biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.
İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan hatta silinip temizlenmeyen insanlar üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı.

Haçlı Seferleri sırasında Müslümanların hamamlarını tanıyan Hıristiyanlar ülkelerine döndüklerinde bu fikri Avrupa'da canlandırmaya çalıştılar.
Nihayet bu karanlık dönem Pasteur'un sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde temizlikle ilgili önemli adımlar atıldı Avrupa'da. 1860'ta Londra'da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evlerinin sayısı artırıldı. Bu hareket Amerika'ya da yayıldı.





Avrupa'da bütün bunlar olurken Osmanlı İmparatorluğunun en ihtişamlı zamanında şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları çeşmelerikubbeli mermer odalarıyla haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu. Evliyâ Çelebi'nin aktardığına göre 17. yüzyılda İstanbul'da 4 536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Bu durum yabancı seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki; yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değindiler. M. de Thevenot 1665 yılında Paris'te yayınladığı "


Relation d'un voyage fait an Levant" isimli eserinde "Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbirini bilmezler. Öyle zannediyorum ki Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler Hıristiyanlar gibi karma karışık şeyler yemezler içki âlemleri yapmazlar ve daima idman yaparlar." der. Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis 1883 yılında Paris'te yayınladığı "Constantinople" isimli eserinde temizlikle ilgili olarak Türkler hakkında şunları yazar: "… Yüzler eller ayaklar tertemiz yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok…"
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ogretti, turkler, yikanmayi

Seçenekler
Stil


Saat: 19:56

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,