ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Türkçe - Edebiyat


Vergilius ve Yunan Edebiyatına Katkıları


Vergilius ve Yunan Edebiyatına Katkıları

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Türkçe - Edebiyat Forumunda Bulunan Vergilius ve Yunan Edebiyatına Katkıları Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Vergilius ve Yunan Edebiyatına Katkıları Bir taşra ailesinin çocuğu olarak dün*yaya gelen ve çevresine çok bağlı bir kimse olan Publius ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 08 Aralık 2014, 18:58   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Vergilius ve Yunan Edebiyatına Katkıları

Vergilius ve Yunan Edebiyatına Katkıları

Bir taşra ailesinin çocuğu olarak dün*yaya gelen ve çevresine çok bağlı bir kimse olan Publius Vergilius Maro, Roma'nın en büyük ozanı olarak genç yaşta ün saldı. Maecenas tarafından korunan ve imparator Augustus'un (İ.Ö. 63-İ.S.14) hayranlığını kazanan Vergilius, Romalılara, kendilerine iliş*kin ideal bir tasarım sundu. Başyapı*tı Aeneis tamamlanmamıştır. Vergilius'un doğduğu sırada İtalya, tarihinin en kargaşalı dönemlerinden birini geçiriyordu ve iç savaş bitmek bilmiyordu. Vergilius öldüğü sıradaysa iç düzen sağlanmış ve büyük bir güçle dile getirip övdüğü altın çağ, ya*ni Augustus dönemi parlak bir biçim*de başlamıştı. Vergilius siyaset ve yönetim işlerinden uzak durmasma kar*şın, İtalya'yı ve yazgısını düşünmek*ten hiçbir zaman geri kalmamıştı. Ni*tekim ağıt türünden, öğretici ya da destansı türden olsun, bütün şiirleri her şeyden önce siyasal yapıtlardır.

BUCOLİCA

Yunanlı Theokritos'un idillerinde esin kaynağını bulan, İ.Ö. 37'de yayımla*nan ve Fransız klasik edebiyatı pas*torallerini derinlemesine etkileyen (XVII. ve XVIII. yy.) kırsal konulu on şiir (Bucolica) soyut bir yapıtya da bir kaçış edebiyatı örneği değildir; impa*ratorluk öncesi İtalya'nın tarihine ve toplumsal yaşamına dayanan şiirler*dir. Vergilius'un da kurbanlarından biri olduğu ve iç savaşa katılmış olanların yararına mülklere el konmasına yol açan haksızlık, bu şiirlerin arka planını oluşturur ve ozanın ilk olarak sıradan insanların sefaletini canlan*dırmasını sağlar. Bu canlandırmada dramatik bir yan yoktur. İyimser bir kimse olan Vergilius, dünyanın özü bakımından kötü olduğuna inanmaz ve o günkü anlaşmazlıkların ötesinde, yeniden bulunmuş uyumu dile getirir. Toplumsal bir şiir olan Bucolica, ge*lecek gerçekleri gören bir kimsenin verimidir.
Şiirde, yalınlık ve incelik dikkati çe*ker. Köylü törenlerinin sadeliği ve şi*irin gücü, bu şiirde aynı biçimde ele alınıp yüceltilmiştir. Çünkü Vergilius' un köylüleri, her şeyden önce ozandır; doğayla ve birbirleriyle, şarkının, şii*rin aracılığıyla uyum içinde yaşarlar; onun sayesinde doğayla birlik haline girerler. Vergilius kargaşaya yol aç*tığı için tutkuyu mahkûm eder. Ona göre, bir tek varlığa bağlanan âşık, doğadan ve insanlardan ayrılır; uyu*mu bozar. Vergilius'ta, şiir ve tutku, birbirlerine karşıt şeylerdir; ama çağ*daşı Horatius'da böyle değildir.

GEORGİCA

Romantizmden sonra, şiir, öznelliğin dile gelişiyle aynı şey sayılmaya baş*lamıştır. Oysa Eskiçağ yazarları öz*neldi şiiri, küçük şiir sınıfına sokarlar ve destana, trajediye, öğretici şiire büyük önem verirler. İ.Ö. 29'da ya*yımlanan Georgica bu sonuncu tür*dendir. Hesiodos'un Erga Kai Hemerai'si (İşler ve Günler) ile Lucretius' un Evrenin Yapısı'nı (De natura re*nim) anımsatır. Maecenas'm ısmarladığı bu şiir, siyasal bir kaygıyı dile ge*tirir. Bu, tarımın değerlendirilmesi ve kent ile kır arasında denge kurma kaygısıdır.

Georgica çalışan insanın şiiridir. Es*ki düşünürler, madde ile tin (ruh) ara*sında karşıtlık gördükleri ve insanın saygınlığının ancak tinde olduğunu düşündükleri için, kolla çalışmanın küçültücü bir şey olduğunu düşünü*yorlardı. Buna karşıt olarak Georgica'da çiftçi (yunancada georges) en soylu insanlığı temsil eder; dünyayı daha güzelleştirir ve yaşanır kılar; o olmasa, doğanın edinemeyeceği yet*kinliği doğaya kazandırır. Vergilius, köylü emeğinin yaratıcı yanına karşı duyarlıdır; çiftçiyi, "bir ırmağın akı*şına karşı ilerleyen sandalcı"ya ben*zetir ve doğayla savaşmadığını, ama geleneklere ve ataların tanrılarına saygı duyarak doğa için çalıştığını söyler. Ona göre çalışma, Lucretius' un düşündüğü gibi fiziksel düşüşümü*zün ve doğal çevrenin düşmanlığının bir göstergesi değildir; çalışmanın olumlu bir değeri vardır ve çalışma ilerlemenin aracıdır. Eskilerin düzenli ve kıpırtısız Kozmosuna karşıt olarak Vergilius, insanın örnek alması gere*ken yaratıcı, dinamik ve doğurgan bir doğa sunar bize. Böylece doğa, tanrı*lar ile insanın birlikte çalışmasının so*nucudur. Aynı çerçeve içinde yer al*malarına karşın, Bucolica'dan Georgica'ya doğru bir evrim gerçekleşmiş*tir: Uyum bir yandan şiirsel coşkuy*la, öte yandan doğa üstündeki sabırlı çalışmayla sağlanmıştır. Roma'nın bü*yük başarılarını Augustus'un başlat*tığı sırada, ulusal ozan Vergilius, ye*ni altın çağı dile getirir.

AENEİS
Vergilius'un İ.Ö. 19'da öldüğü sırada yayımlanan Aeneis'de, Augustus'un ve Roma'mn büyüklüğü anlatılır. La*tinler, Homeros'un destanlarına kar*şı ulusal bir destan çıkarma isteğini uzun zamandan beri duymuşlardı. Vergilius ise, bu on iki türküsünde Roma'ya, bir Odysseia (Truva'nın dü*şüşünden sonra İtalya'ya gelip yerleş*mesine kadar Aineias'm yaptığı yol*culuklar) ve bir İlyada (Truvalıların Romalılarla karşı karşıya gelmelerine yol açan ve Roma'mn doğmasım sağ*layan ittifakla sona eren mücadeleler) sunuyordu. Aineias (ya da Aeneas) hem kendisidir, hem de Augustus'tur ve Aineias'in başlattığı şeyi Augustus kesin olarak sona erdirmek üzere*dir. Aeneis, Roma'nın yazgısının ay*nasıdır ve içinde yaşanan zamanı ay*dınlatan masalsı geçmiştir Bu anlatının mitolojik ve masalsı yan*larının ardında, Vergilius'un tarihe ve insanlığın ilerlemesine duyduğu inanç dile gelir. Aeneis'de açıklanan tarihin anlamı, Roma'mn egemenliğini dünya üstünde kurma ve Roma'nın dünyayı düzene sokma görevidir. Olayların çalkantısı içinde, evrensel bir impa*ratorluk, barış ve tanrıların koruma*sı altında kurulacaktır. Vergilius, ta*rihin hareketini, ulaşacağı sonucu an*latmak için açıklar. Aeneis, bu ayrıcalıklı tarihsel an'a tanıklık eder ve onu haklı çıkarır. Bu, genel uzlaşma*nın şiiridir; tanrılarla insanların, tan*rıların kendilerinin ve insanların ken*dilerinin, Doğu ile Batı'nm uzlaşması*nın şiiridir. Vergilius'un yapıtlarında hep aynı tema vardır ve burada son durumuna ulaşır: Bu da, doğayla, in*sanlarla, tanrılarla, şiir, çalışma ve tarih aracılığıyla uyum kurmaya yö*nelmedir.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
edebiyatina, katkilari, vergilius, yunan

Seçenekler
Stil


Saat: 11:17

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,