ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Türkçe - Edebiyat


Türkçe Dil Beşiği


Türkçe Dil Beşiği

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Türkçe - Edebiyat Forumunda Bulunan Türkçe Dil Beşiği Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Türkçe Dil Beşiği Türkçe Dil Beşiği Akrabalık adları ve ruhsallık üzerine bir inceleme İnsan, ****olojik doğumdan sonra hayatta kalabilmek için ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 03 Ağustos 2015, 11:36   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Türkçe Dil Beşiği

Türkçe Dil Beşiği

Türkçe Dil Beşiği
Akrabalık adları ve ruhsallık üzerine bir inceleme


İnsan, ****olojik doğumdan sonra hayatta kalabilmek için ikinci bir doğuma gereksinim duyan belki de yegane türdür. Rahim-cennetten ayrılmanın, ‘dünyaya atılma'nın, doğum travmasının görece yumuşatıldığı yer ana kucağıdır, dil beşiğidir. Emzirilen çocuk, yalnızca sütle değil, annenin gözündeki ışıkla, kelimelerin sedasıyla, ninniyle, türküyle, şarkıyla, söylenceyle, kısaca dille de beslenir. Ruhsal doğumun mayasıdır dil. Çocukların, dilin binlerce yıllık dipakıntılarından süzülüp gelmiş sedası yerine televizyonun saldırganlığına, reklamların ortasına, yani tüketimin diline terkedilmişliğinin hoyratlığını bir de buradan düşünmeliyiz. Yine de, dipakıntılar piyasanın diliyle boy ölçüşebilecek bir olanağı hep taşımışlardır. Boşuna mı çocukların dile attıkları ilk kanca-sözcüklerin genelde “ana”, “baba”, “dede…” olması. Bu nedenle, insanların ruhsallıklarını anlamaya yönelmiş bilgi alanlarının, kişinin içine doğduğu dilin serüveniyle, yenidoğan'a ne türden olanakları miras olarak taşıdığıyla ilgilenmesi bir zorunluluktur.

Bu incelememizde, Türkçe'nin İç Asya'dan Anadolu'ya uzanan serüveninde akrabalık adlarının izini süreceğiz. Türkçe, çok geniş bir coğrafyada kendi tarihi gelişiminin evrelerini aynı zaman kesitinde yelpazelendirmiş, güncelle buluşturabilmiş ender dillerden biridir. Yeryüzünde geniş coğrafyalarda konuşulan İngilizce, İspanyolca gibi sömürge dillerinden temel farkı da budur. Sömürge dilleri, dünyanın dört bir yanına yayılırken, başka dilleri ve kültürleri kendi hükümranlık alanlarına hapsetmişler, zedelemişlerdir. İlginç olan bir nokta da, bu sürecin sonucu; dünyanın dört bir yanında konuşulan İngilizce'nin bizzat ucubeleşmiş olmasıdır. Türkçe'nin serüveni ise, bir zedelenmeyi göze alma, kendini sınama, kendi uygarlık dertlerine deva olabilecek değişimleri kabullenme serüvenidir... İç Asya'dan Anadolu'ya, Türkçe'nin bugünkü coğrafyası incelendiğinde, bu değişimin, Cemal Süreya'nın deyişiyle nice “acı dirlik”in imbiğinden süzüldüğünü izlemek güç değildir. Türkçe'nin arılığı, tam da bu acı dirlik'ten geçirilmiş olmasıyla ilgili olabilir. Mesela, Anadolu Beylikleri döneminde Türkçe'ye yeşil bir ağaca sarılır gibi muhabbet duyulması, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Arapça ve Farsça'nın merhametine bırakılmışlığı… Yada, genç Cumhuriyet'in “Öztürkçe” arayışı… Bunlar, dilbilimcilerin, dil felsefecilerinin heyecanlanacağını düşündüğüm noktalar.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
besigi, dil, turkce

Seçenekler
Stil


Saat: 20:03

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,